Borçludan hem mal alan hem de ona mal satan davacı-alacaklının, tasarruf tarihinden önceki dönemde alacaklı konumuna geçtiği tespit edilemediğinden, borcun tasarruf tarihinden önce doğduğunun ispat edilmemiş olacağı ve bu durumda, tasarrufun iptaline ilişkin davanın "ön koşul yokluğu"ndan reddine karar verilmesi gerekeceği-
Dava konusu ev önce borçlunun yakın arkadaşı ve daha sonra borçlunun kardeşine satılmış olduğundan ve her iki davalının da borçlunun mali durumunun bozuk olduğunu bildiği açık ikrarları ile sabit olduğundan tasarrufun iptali davasının kabulüne karar verilmesi gerektiği (.6183 s. K. mad. 30)- 6183 s. Yasanın uygulanmasından doğan her türlü davalar için avukatlık ücreti tutarının maktu olarak belirleneceği-
Dava konusu taşınmaz hakkında davacı tarafından açılan ve mahkemenin ...... Esas sayılı dosyasında yargılaması devam eden tapu iptali ve tescil davası bulunduğundan, bu davanın sonucu görülmekte olan davanın sonucunu etkileyeceğinden, belirtilen davanın sonucunun bekletici mesele yapılarak davacının haklılığının tesbiti halinde bu davanın değerlendirilmesinin yapılması gerekeceği-
Takibe konu senetlerin tanzim tarihleri gözetildiğinde,  iptali istenen tasarrufun borcun doğumundan önce yapıldığı anlaşıldığından, tasarrufun iptali davasının önkoşul yokluğu nedeniyle reddine, kendisini vekille temsil ettiren davalılar yararına maktu vekalet ücreti takdirine karar verilmesi gerektiği-
İİK. mad. 277 vd.na dayalı olarak açılan tasarrufun iptali davalarının, ticari dava niteliğinde olmayıp genel mahkemelerde görülmesi gerektiği-
İlk önce reddedilse de, daha sonra talep kabul edilerek ihtiyati haciz kararı verildiğinden, davacının önceki kararı temyizinde hukuki yararının bulunmadığı-
Tasarrufun iptali istemine ilişkin davanın genel mahkemelerde görüleceği ve ticaret mahkemesinin görev alanına girmediği- 1.7.2012 tarihinde yürürlüğe giren yeni TTK ile, asliye hukuk mahkemeleri ile ticaret mahkemeleri arasındaki ilişkinin görev ilişkisi haline getirildiği- Davaya asliye hukuk mahkemesince bakılması gerektiğinden ''mahkemenin görevsizliği nedeniyle davanın usulden reddine, karar kesinleştiğinde ve süresi içinde talep halinde dosyanın görevli nöbetçi asliye hukuk mahkemesine gönderilmesine'' karar verilmesi gerektiği-
Tasarrufun iptali davalarının, İİK’nun 281.maddesi gereğince basit yargılama usulüne tabi davalardan olup HMK’nun 2. maddesinde de belirtildiği üzere genel mahkemelerde görülmesi gereken davalardan olduğu- Basit yargılama usulüne tabi tasarrufun iptali davasına karşı açılan menfi tespit davasının yazılı yargılama usulüne tabi olması, tasarrufun iptali davasının temyiz inceleme yeri ile menfi tespit davasının temyiz inceleme yerinin farklı olması nedeniyle karşı dava olarak açılan menfi tespit davasının tasarrufun iptali davasından tefrik edilerek ayrı bir esasa kaydedilmesi yargılamaya ayrı esas üzerinden devam edilip taraf delillerinin toplanması ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken her iki davanın birlikte görülmesinin isabetli olmadığı- Mahkemece, menfi tesbit davasının tefrik edildikten ve ayrı esasa kaydı yapıldıktan sonra, tasarrufun iptali davasının diğer ön koşullarının gerçekleşmiş olduğunun anlaşılması halinde koşullarının bu davanın tasarrufun iptali davasının ön koşulu olan gerçek bir borç ilişkisinin varlığını etkileyeceğinden bekletici mesele yapılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekeceği-
Borçlunun aciz halinde olduğunun anlaşılması, iptali istenen tasarrufların dava konusu takip dosyasındaki senetle doğan borçtan sonra yapılmış olması ve davalı 3. kişinin borçlunun durumunu ve amacının bilebilecek kişilerden olması nedeniyle dava konusu tasarrufların İİK’nun 280/1 madde gereğince iptale tabi olduğu- Borcun doğumunun, iptali istenen tasarruflardan sonra olması halinde, tasarrufun iptali davasının, "dava şartı yokluğu" nedeniyle reddine karar verilmesi gerekeceği- Davalı borçlunun itirazı üzerine icra takibinin durması ve davacı tarafından itirazın iptali davası açılması halinde, davanın  davacı lehine sonuçlanmış ve kesinleşmiş olması halinde, tasarrufların iptaline, aksi takdirde kesinleşmemiş ise kesinleşmesinin beklenmesi, davalı borçlu lehine sonuçlanmış ve kesinleşmiş ise anılan takip dosyası yönünden davanın önkoşul yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi gerekeceği-
TBK. mad. 19 gereğince açılan muvazaa nedenine dayalı tasarrfun iptaline davasının asliye hukuk mahkemesinde görüleceği-