Davalı-davacı koca beyanında ziynetlerin bozdurulduğunu kabul etmiş yalnız bir kısımıyla kadının borçlarının ödendiği, bir kısmı ile de kredi kartı borçları ve düğün masraflarının ödendiğini beyan etmiş olduğu, mahkemece yapılacak işin; bozdurulan ziynetlerin ne kadarının kadının borçlarına, ne kadarının kocanın kredi kartlarına ve düğün masraflarına harcandığının tespit edilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekeceği-
İspat yükü kendisine düşen ve davasını diğer delillerle kanıtlayamayan davacı kadına ziynet ve çeyiz eşyalarına ilişkin talebi konusunda yemin teklif etme hakkı hatırlatılıp, Hukuk Muhakemeleri Kanununun 225 ve devamı maddelerindeki yeminle ilgili usul işlemleri yerine getirilip, gerçekleşecek sonucuna göre karar verilmesi gerekeceği-
Evlilik sırasında kadına takılan ziynet eşyalarının kim tarafın­dan alınmış olursa olsun ona bağışlanmış sayılacağı, ancak ziynet eşyalarının iade edilmemek üzere kocaya verildiğini, kadının is­teği ve onayı ile bozdurulup ihtiyaçlar için harcandığının davalı yanca kanıtlanması halinde kocanın ziynet eşyalarını iadeden kurtu­lacağı-
Normal koşullarda ziynet eşyalarının kadının üzerinde olduğunun kabulünün gerekeceği, hayat deneyimlerine göre olağan olan bu çeşit eşyanın kadının üzerinde olmasının ya da evde saklanmasının, muhafaza edilmesinin olduğu, bunların davalı tarafın zilyetlik ve korumasına terk edilmesinin olağan durumla bağdaşmayacağı, bu bağlamda davacının, dava konusu ziynet eşyasının varlığını, evlilik birliği içinde elinden alınıp bozdurulduğunu veya bunların zorla elinden alındığını ispat yükü altında olduğu-
TMK.nun 203. maddesine göre, "mal rejimi sözleşmesinin, evlenmeden önce veya sonra yapılabileceği; tarafların istedikleri mal rejimini, ancak kanunda yazılı sınırlar içinde seçebileceği, kaldırılabileceği veya değiştirilebileceği-
Ziynet eşya bedelinin tahsili istemi nedeniyle açılan davada TMK. 6’ye göre kanunda aksine hüküm bulunmadıkça taraflardan her birinin hakkını dayandırdığı olguları kanıtlamakla yükümlü olacağı; mahkemece öncelikle takıların cins ve sayıları yönünden bilirkişi raporları arasında çelişki giderilip, ziynet eşyalarının sayı ve niteliği tereddüde yer bırakmayacak şekilde saptandıktan sonra bozdurma iddiasıyla ilgili olarak davacı tarafından davalıya yemin teklif etme hakkı hatırlatılıp, sonucuna göre bir karar verilmesi gerekeceği-
Hakimin tarafların iddia savunma ve istekleri ile bağlı olup ondan fazlasına ya da başka bir şeye hükmedemeyeceği-
Aksine bir anlaşma bulunmadıkça düğünde takılan ziynet eşyalarının kadına ait olduğunun karine olduğu ve bu sebeple kolaylıkla taşınabilir nitelikte olan ziynet eşyalarının ortak konuttan ayrıldığı sırada kadın tarafından yanında götürülmüş olacağı-
Dava dilekçesiyle birlikte alınan başvurma harcının bu dilekçede yer alan bütün istemleri kapsayacağı, davacı kadının boşanma davasının fer’isi niteliğinde olmayan ziynet eşyalarının aynen iadesi, bunun mümkün olmaması halinde ise bedelinin ödenmesine ilişkin talebi (davası) yönünden; davacıdan, dava değeri konusunda, hakimin davayı aydınlatma ödevi (HMK md.31) çerçevesinde açıklama istenip, açıklamaya göre nispi peşin harç tamamlattırılarak (Harçlar Kanunu md. 30-32) gösterilen deliller değerlendirilip gerçekleşecek sonucu uyarınca bir karar verilmesinin gerekeceği-
Davalı-davacı kadının açmış olduğu ziynet alacağına yönelik dava reddedildiği halde, davacı-davalı koca yararına nisbi vekalet ücreti takdir edilmemiş olmasının doğru olmadığı-