Davacı-davalı (kadın) vekili, ziynetlerle ilgili talebi bakımından "yemin" deliline de dayanmış olduğundan davacı-davalı (kadın) vekiline, diğer tarafa yemin teklif etme hakkı olduğu hatırlatılarak, ziynetler hakkında sonucuna göre karar verilmesi gerekeceği-
Davacı-karşı davalı, çeyrek altın olarak yirmi adet talep ettiği halde, yirmi üç adet çeyrek altına hükmedilmesi suretiyle talebin aşılmasının usul ve yasaya aykırı olduğu-
Yargıtay'ın yerleşmiş uygulamalarına ve hayat deneylerine göre olağan olanın ziynet eşyalarının kadının üzerinde olması ya da evde saklanması, muhafaza edilmesi olduğu-
Davacı kadının, babasının düğünde kendisine hediye ettiği ve mülkiyeti babasına ait olan aracın evlilik birliğinin devamı sırasında koca tarafından satıldığını ileri sürerek, bu sebeple maddi tazminat talep etmesinin, Türk Medeni Kanununun ikinci kitabından kaynaklanmayıp Borçlar Kanununda yer alan genel hükümlere tabi olduğu ve aile mahkemelerinin görevi dışında olduğu-
Dava açılırken yatırılmış olan başvurma harcının, dava dilekçesinde yer alan biri diğerinin fer'isi niteliğinde bulunmayan tüm talepleri kapsayacağı; ziynetler karşılığı talep edilen miktar üzerinden nispi peşin harç noksanlığını tamamlaması için davacıya Harçlar Kanununun 30'ncu maddesi gereğince süre verilip sonucuna göre işlem yapılması gerekeceği-
Davacı-davalı kadın ziynet eşyalarının davalı-davacı tarafından araç almak için alındığını, geri verilmediğini ileri sürmüş, davacı-davalı koca ise ziynet eşyalarının eşi tarafından götürüldüğünü, eşinin zilyedliğinde olduğunu savunmuş olup; davacı-davalı kadının ziynet eşyasının koca tarafından alınarak bozdurulup araç alındığını ispat yükü altında olduğu-
Dava dilekçesi, bilirkişi raporu gibi herhangi bir belgeye atıf yapılarak hüküm kurulamayacağı-
Kadın; dilekçesinde ziynet eşyalarını saymış ve toplam değerini belirtmiş, ancak eksik nispi harç yatırmış; yine eşya alacağı ile ilgili eşyaları saymış, ancak bu eşyaların değerini belirtip bu değer üzenden nispi harcı yatırmamış olduğundan; bu taleplerle ilgili nispi peşin harcın davacıya tamamlattırılmasının gerekeceği-
Kadın birleştirilen boşanma davasına ilişkin dava dilekçesinde açıkça "ziynetlerinin kayın babası tarafından kocası askerde iken ödünç olarak alındığını, geri verilmediğini"ileri sürmüş olup; ödünç alanın, ödünç verilen misli eşyayı davacı-davalı (koca)'nın nam ve hesabına teslim aldığı iddia ve ispat edilmediğine göre, bunların geri verilmesinden ödünç alanın sorumlu olacağı; kadının bunları ancak ödünç verdiği kişiden talep edebileceği-
Ziynet alacağı davalarında aynen iade olmadığı takdirde bedele ilişkin istem varsa aynen iade istemi o ziynetlerin gerçek bedelini de içerdiğinden dava dilekçesinde açıklanan değerden az olsa bile bilirkişi raporu ile belirlenen fazla değere hükmedilebileceğinden aynen iade isteminin varlığı sebebiyle istek aşılmış sayılmayacağı gibi bu istek alacağın tamamının dava edildiğini gösterdiğinden fazlaya ilişkin hakların saklı tutulması şeklindeki ifadenin de bir sonuç doğurmayacağı-
