3. HD. 09.10.2018 T. E: 3448, K: 9710-
Hükme esas alınan bilirkişi raporunda, dosyada bulunan beyanların dikkate alınarak tespit yapıldığının, boşanma dava dosyası içinde bulunan cd ve fotoğrafların iş bu dava dosyası içerisine alınmadan bilirkişi incelemesi yaptırıldığının anlaşıldığı, mahkemece, davacının delil olarak bildirdiği ve tefrik edilen boşanma dava dosyası içerisinde bulunan cd ve fotoğrafların, dosya arasına alındıktan sonra, yaptırılacak olan bilirkişi incelemesi ile, öncelikle takılan altınların sayı ve niteliğinin belirlenerek tüm deliller birlikte değerlendirilmek suretiyle karar verilmesi gerekeceği-
Taraflar arasında yerel mahkemede görülen boşanma davasında tanık olarak dinlenen davalının babasının ........... tarihli beyanında; "...oğlum evde uyurken davalı valizini toplamış gitmiş, o günden sonra bir araya gelmediler..davalı bir daha eve dönmedi" beyanında bulunduğu, bu durumda davacının, tanık beyanları ile tespit mahallinde bulunan çeyiz eşyalarını almadığını ispat ettiği, o halde mahkemece; yerel mahkemece mahallinde bulunan çeyiz eşyalarının dava tarihi itibariyle değerinin uzman bilirkişi aracılığıyla belirlenmesi, bu kısım yönünden davanın kısmen kabulüne karar verilmesi gerekirken, davacının talep ettiği tüm çeyiz eşyaları yönünden davanın reddine karar verilmesinin doğru olmadığı-
Kişisel malların iadesi Türk Medeni Kanunu'nun 226. maddesinde düzenlenmiş olup, davanın bu madde hükümlerine göre çözümlenmesi gerekeceği, bu nedenle, müstakil Aile Mahkemesi bulunan yerlerde müstakil Aile Mahkemesinde, müstakil Aile Mahkemesi bulunmayan yerlerde ise Hakim ve Savcılar Yüksek Kurulunca belirlenen Asliye Hukuk Mahkemesinde davanın Aile Mahkemesi sıfatıyla görülüp karara bağlanmasının gerekeceği, görevle ilgili düzenlemelerin kamu düzenine ilişkin olup, taraflar ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında re'sen gözetileceği-
Ziynet eşyalarının aynen iadesine karar verilmişse, hüküm fıkrasının açık olması, duraksama yaratmaması, hükümde aynen iadesine karar verilen ziynetlerin gram ve ayarlarının açık olarak yazılması gerekeceği-
Davacı kadının gece yarısı davalı ile yaşadıkları tartışma sonucu evden ayrıldığının açık olduğu, davacı kadının evden ayrılış şekli göz önüne alındığında, davacının yanında günlük kullanımında olan ve o an üzerinde takılı bulunan iki adet bileziğin (bilekliğin) bulunmasının, davacı kadının dava konusu ettiği diğer takıları da yanında götürdüğü anlamına gelmeyeceği, kaldı ki davacının bu iki adet bileziği dava konusu da etmediği, o halde davacının, ziynet eşyalarının davalı yedinde kaldığını iddiasını ispatlamış olduğunun kabulü gerekeceği-
Dosya kapsamından ve yargılamada tanık olarak dinlenen davalının annesinin beyanı ile de sabit olduğu üzere gerdanlığın kiralandığı, bu durum karşısında kiralanmış olsa bile davacıya iadesinin gerektiği, ayrıca davalının cevap dilekçesinde davacının ailesi tarafından takılan bazı takıların kendilerine iade edildiği, geri kalan altın vs. düğün hediyelerinin de düğün için yapılan borçların kapatılması için taraflarca anlaşılarak harcandığı yönündeki beyanı gözönüne alınmak suretiyle mahkemece, düğünde takıldığı sabit olan gerdanlık ve 2 adet burma bilezik yönünden davanın kabulüne karar verilmesi gerekeceği-
3. HD. 01.10.2018 T. E: 2016/21308, K: 9313-
Dava dilekçesinde talep edilmeyen bir alacağın, ıslah dilekçesiyle istenilmesinin mümkün olmadığı, mahkemece, davacının talebi dışına çıkılmak suretiyle bilirkişi raporunda belirlenen "iki adet on dört ayar altın bileklik, bir adet tam cumhuriyet altını ve bir adet ucunda kolye bulunan on dört ayar altın zincir" bedeline hükmedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu-
Dosya kapsamında toplanan delillerden; dava konusu mehir senedindeki ev eşyalarının davacı kadına teslim ediliği ve davacı ile davalının yaşadığı müşterek konuta yerleştirildiği, davalı kayınpederin sorumluluğunun bu eşyaları davacıya teslim etmekle birlikte sona erdiği, davacının bu eşyaların müşterek konuttan, davalı koca ve davalı kayınpeder tarafından birlikte alınıp götürdüğü yönündeki iddiasını ispat edemediği; buna göre ev eşyalarının davalı koca ile birlikte davalı kayınpederin de yedinde bulunduğu hususunun kabul edilemeyeceği, o halde mahkemece, dava konusu ev eşyalarından davalı kayınpederin sorumlu tutulamayacağı göz önüne alınarak, bu davalı bakımından ev eşyaları bedeli isteminin reddine karar verilmesi gerekeceği-
