Her ne kadar ödeme emri borçlu şirkete Tebligat Kanunu'nun 21. maddesine aykırı olarak tebliğ edilmişse de; alacaklı tarafından dosyaya sunulan ............ Tarihli protokolün 3. ve 7. sayfalarında İcra dosya numarası ve dosya alacaklısının açıkça belirtildiği, şikayetçi borçlu şirketin de protokolün taraflarından biri olduğu ve protokol altındaki imzasını inkar etmediği, bu nedenle ............... tarihli ödeme emri tebligatı usulsüz olsa da alacaklı tarafından sunulan protokol doğrultusunda borçlu şirketin ............ tarihinde takipten haberdar olduğu, eldeki davanın ise ................... tarihinde açıldığı ve şikayetin öğrenme tarihinden itibaren 7 günlük sürede yapılmadığı anlaşıldığından, şikayetin yasal süre aşımından reddine karar verilmesi gerekeceği-
İptal davası süresinin başlaması için, Kooperatifçe verilen ihraç kararının ortağa usulüne uygun bir şekilde tebliğ edilmesinin zorunlu olduğu- Tebliğ memurunca, tebliğ evrakına yazılan “muhatabın çarşıda” olduğu yönündeki beyanın kime ait olduğu tebliğ belgesine yazılarak beyanda bulananın imzasının alınması, beyanda bulunanın imzadan çekinmesi halinde de bu cihetin tebliğ memuru tarafından şerh ve imzası ile tasdik edildikten sonra; tebliğ evrakının imza karşılığı muhtara teslimi ile 2 nolu fişin kapıya yapıştırılması işlemlerini tamamlaması gerektiği- Muhatabın gösterilen adreste geçici ve kısa süreli bulunmama sebebinin kimden soruşturulduğu konusunda bir belirleme bulunmadığından yapılan tebliğin usulsüz olduğu-
Şikayete konu tebligatta haber verilen komşunun ismi yazılmadığından bu hali ile tebliğ işleminin şeklen Tebligat Kanunu'nun 21/1. maddesine aykırı ve dolayısıyla usulsüz olduğu-
Tebliğ tutanağında; beyanına başvurulmuş olup da isim ve imzadan imtina etmiş komşunun ad ve soyadının belirtilmemesi hâlinde tebliğ işlemi usulsüz olacağından, muhatabın beyan ettiği tarihe göre temyiz isteminin süresinde olduğu- Görevsizlik kararından sonra, görevli mahkemede davaya devam edilebilmesi için öncelikle görevsizlik kararının kesinleşmesi gerektiği- Davanın taraflarının, görevsizlik kararı kesinleşmeden (iki haftalık başvurma süresi işlemeye başlamadan) önce, görevsiz mahkemeye (dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesi için) başvurmuş ise bu başvurmanın da geçerli olduğu-
Vekile yapılan satış ilanı tebliğine ilişkin tebligat parçası incelenmesinde, komşuya haber verildiği belirtilmiş ise de tebliğ evrakı incelendiğinde haber bırakılan komşunun isminin yazılmadığı açıkça görüldüğünden, yapılan tebligatın usulsüz olduğu-
6. HD. 31.01.2022 T. E: 2021/1263, K: 378-
Borçlu şirkete ödeme emrinin ticaret sicil adresine 7201 Sayılı TK'nın 21/1 maddesi gereğince "Adreste kimse bulunmaması, adresin kapalı olması nedeniyle en yakın komşundan soruldu, verilen sözlü beyanda muhatabın nerede olduğunun bilinmediğinin beyan edilmesi üzerine tebliğ imkansızlığı sebebiyle ..." şeklinde devam eden şerh ile tebliğ olunduğu, buna göre, şikayete konu tebligatta haber verilen komşunun isminin ve kim olduğunun anlaşılamadığından bu hali ile tebliğ işleminin şeklen Tebligat Kanunu'nun 21/1. maddesine aykırı ve dolayısıyla usulsüz olduğu, o halde, Bölge Adliye Mahkemesince; alacaklının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekeceği-
Borçlu adına çıkan ödeme emrine ilişkin tebligatın; "Adreste kimse bulunamaması üzerine .........'tan soruldu. Muhatabın işte olduğunu sözlü beyan etti. Beyana imza istendi imtina etti, evrak ......... Muhtarlığına teslim edildi. 2 nolu haber kağıdı muhatabın kapısına yapıştırıldı. Muhataba haber vermek üzere .........'a bilgi verildi." şerhi ile yapıldığının görüldüğü, her ne kadar beyanı alınan kişinin sıfatı açık bir şekilde belirlenmeden tebliğ işlemi tamamlanmışsa da; borçlunun şikayet dilekçesinde beyanı alınan adı geçen kişiyi tanımadığını iddia etmediğinin, aksine istinaf dilekçesinde bu kişinin ikamet ettiği apartmanın kapıcısı olduğunu beyan ettiğinin görüldüğü, buna göre tebligat yapılırken muhatap hakkında bilgi veren kişinin Tebligat Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 30/1. maddesinde sayılan kişilerden olduğu, o halde şikayete konu tebligat usulüne uygun olmakla, Bölge Adliye Mahkemesince borçlunun istinaf talebinin esastan reddine karar verilmesi gerekeceği-
Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması halinde, uygun bir meşruhatda bulunularak TK'nın maddesine göre tebliğ işlemlerini tamamlandıktan sonra muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi bilinen en son adres olarak kabul edilerek TK'nın 21/2. maddesine göre tebligatın buraya yapılması gerektiği- Usulsüz tebligat yapılması halinde savunma hakkının kısıtlanmış olacağı-
Borçlu şirkete ödeme emri tebliğinin 7201 sayılı TK'nın 21/1. maddesi gereğince ‘" muhatap adresi kapalı olması sebebiyle en yakın komşu/kapıcı/yönetici A. beyden sorulmuş, muhatabın kapalı gittiği beyan edilmiş, imzadan imtina edilmiştir. Tebligat ... Mahalle muhtarı imzasına teslim edilmiş, olup 2 nolu haber kağıdı muhatabın kapısına yapıştırılmıştır. Ayrıca en yakın komşu/kapıcı/yöneticiye haber verilmiştir." şeklinde şerh verilerek .......... tarihinde tebliğ edildiği, bu hali ile tebligatın TK'nun 21/1. maddesine aykırı olduğu, her ne kadar şirketin kapalı olması durumunda adreste bulunmama nedeninin araştırılması gerekmemekte ise de, komşuya haber verme yükümlülüğünün devam ettiği, Dairemiz uygulamalarında TK.nun 21/1. maddesinin tüm koşullarının sıkı bir şekilde uygulanmayacağı belirtilmiş olmakla beraber bunun haber verme yükümlülüğünü ortadan kaldırmayacağının, haber verilen komşunun isminin usulüne uygun bir şekilde tutanağa geçirilmesi gerektiğinin anlaşıldığı, buna göre haber verilen kişinin isminin usulüne uygun bir şekilde tutanağa geçirilmemesi sebebiyle anılan tebligatın 7201 Sayılı Tebligat Kanunu'nun 21/1. maddesine açıkça aykırı ve dolayısıyla usulsüz olduğunun anlaşıldığı-
