Tebligat K. mad. 21 ve buna bağlı yönetmeliğin 30. maddesi gereği, muhatap veya muhatap adına tebliğ yapılabilecek olanlardan hiçbiri gösterilen adreste sürekli olarak bulunmazsa, tebliğ memurunun, adreste bulunmama sebebini bilmesi muhtemel komşu, yönetici, kapıcı, muhtar, ihtiyar heyeti veya meclisi üyeleri, kolluk amir ve memurlarından araştırarak beyanlarını tebliğ mazbatasına yazıp imzalatması, imzadan çekinmeleri halinde bu durumu yazarak imzalaması gerektiği- Dava dilekçesi geçerli şekilde davalıya tebliğ edilmeden yargılama yapılarak hüküm verilmesinin davalının savunma hakkının kısıtlayacağı-
Borçluya farklı tarihlerde çıkarılan her üç ödeme emri tebligatının da usul ve yasaya aykırı olarak TK 21/2'ye göre yapılmaya çalışıldığının görüldüğü, diğer bir deyişle, borçluya yapılan üç adet tebliğ işleminden de anlaşılacağı üzere, borçluya sadece mernis adresine tek bir kez ve sadece mernis adresi olmak üzere tebligat yapılmadığı, o halde mahkemece, usulsüz tebligat şikayetinin kabulü ile 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 32. maddesi uyarınca borçlunun bildirdiği 23/04/2016 öğrenme tarihinin tebliğ tarihi olarak düzeltilmesine karar verilmesi gerekeceği-
Davacının mernis adresine Tebligat Kanunu 21. madde hükümlerine göre yapılan duruşma günü davetiyesi içeren tebligatta haber verilen komşu ismi yazılmadığı gibi imzanın da olmadığı anlaşıldığından, davacıya Tebligat Kanunu hükümlerine göre usulüne uygun tebligat yapılmaksızın savunma hakkı kısıtlanarak, delilleri toplanmadan hüküm tesis edilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu-
Mahkemenin direnmeye konu hükmünün yeni hüküm niteliğinde olması halinde, bu yeni hükme yönelik temyiz itirazlarının inceleme merciinin Özel Daire olacağı- Tebligat parçasının kaybolması durumunda tebligatın usulüne uygun yapıldığının ispatı tebligatı çıkaran tarafa ait olacağı- "Muhatabın adreste bulunmadığı, işte olduğu" hususunun isim ve imzadan imtina eden komşu beyanı ile tesbit edilmesi halinde, tebliğ işleminin usulsüz olacağı- Borçluya önceden usulüne uygun hiçbir tebligat çıkarılmadan ve yasal şartları oluşmadan doğrudan doğruya mernis adresine tebligat çıkartılan tebligatın usule aykırı bir tebligat olduğu- 3. kişiye yapılan tebliğ işlemleri usulsüz olduğundan şikayetin kabulü ile ikinci ve üçüncü haciz ihbarnamelerinin iptaline, birinci haciz ihbarnamesinin tebliğ tarihinin düzeltilmesine ve hacizlerin kaldırılmasına karar verilmesi gerektiği-
Tebligat Kanunu uyarınca, muhatabın sadece adres kayıt sistemindeki yerleşim yeri adresinin bilinen adres olarak bildirilmesi halinde, ilk tebliğin 21/2'ye göre yapılacağına imkan tanınmamış olduğu; aksine bildirilen adres, adres kayıt sistemindeki adres olsa da tebligatın 10/1 ve 21/1 maddelere göre yapılacağı, bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, ikinci tebliğin 21/2'ye göre yapılabileceği- İlk defa bildirilen adres, adres kayıt sistemindeki adres olsa da, tebliğ evrakının Kanunun 10. maddesine göre normal bir şekilde çıkarılması ve muhatap lehine olan araştırmalar yapılarak tebligatın kendisine ulaşması ve bilgilendirme işlemlerinin yerine getirilmesi gerektiği- Gerekçeli karar tebligatlarının, davalılar adına önceden hiçbir tebligat çıkarılmadan ve yasal şartları oluşmadan doğrudan doğruya TK'nun 21/2. maddesine göre yapılmasının usulsüz olduğu- Bir kişinin (kapıcının) birden fazla adreste, birden fazla kişinin (muhatabın) nerede olduğunu bilmesinin hayatın olağan akışına uygun olmadığı-
Doğrudan adres kayıt sistemindeki adresine yapılan dava dilekçesine ilişkin tebligatın davalının savunma hakkını sınırlandıracağı ve geçersiz olduğu-
Muhataba önceden hiçbir tebligat çıkarılmadan ve yasal şartları oluşmadan doğrudan doğruya Teb. K. mad. 21/2 uyarınca tebligat yapılamayacağı-
Tebligat Kanunu 16 ve 17. maddelerine göre yapılan tebligatın geçerli olabilmesi için, muhatabın "adreste bulunmama sebebinin tespiti" ve muhatap ile muhatap adına tebligatın yapılacağı kimsenin aynı konutta birlikte oturan kişi veya hizmetçi/daimi çalışan olması gerektiği-
Takibin iptaline yönelik şikayetin 5 günlük sürede yapılması gerektiği- Borçluya "ödeme emri tebliğ edilemese" bile, alacaklının anlaşmazlığı ve takibi sürdürme iradesi mevcut bulunduğu sürece, borçluya ödeme emrinin tebliğ edilmemesinin şikayet ve itirazda bulunmasına engel teşkil etmeyeceği-
Tebligat Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 16/2 ve 79. maddelerinde, Kanunun 21/2. maddesine göre çıkarılacak tebligatların "açık mavi renkli" zarflarla yapılacağının belirtildiği- Davalılara yapılan gerekçeli karar tebliğlerinin, TK. mad.10/2 gözardı edilmek suretiyle, doğrudan doğruya TK. mad. 21/2 'e göre yapıldığı ve usulsüz olduğu-