"Muvazaalı" borç ikrarının (ve icra takibinin) iptâli için tasarrufun iptali davası açılabileceği - Alacaklının (davacının), kendisi tarafından yapılan icra takibini etkisiz bırakmak amacıyla borçlu-davalının danışıklı olarak senet düzenleyip aleyhine yaptırdığı icra takibinin iptali için açtığı tasarrufun iptali davasının mahkemece "hukuki yarar yokluğu" nedeniyle reddine karar verilemeyeceği-
Davalı tarafa (ve davacı tarafa) duruşma günü tebliğ edilmeden yokluğunda yargılama yapılıp karar verilemeyeceği (HUMK. 73, şimdi; HMK. 27)–
Davacı tarafın, dava konusu taşınmaz üzerinde tasarruf sırasında haczinin bulunuyor olması halinde, ayrıca tasarrufun iptali davası açmakta hukuki yararı bulunmayacağından, açılmış olan davanın “hukuki yarar yokluğu” nedeniyle reddine karar verilmesi gerekeceği-
Tasarrufun iptali davalarının borçlu ve borçlu ile hukuki muamelede bulunan veya borçlu tarafından kendilerine ödeme yapılan kimseler ile bunların mirasçıları aley­hine ve kötü niyet sahibi üçüncü şahıslar aleyhine de açılabileceği-
Tasarrufun iptali davalarının "borçlu", "borçlu ile hukuki işlemde bulunan veya borçlunun ödeme yaptığı kişiler" ile "bunların mirasçıları"na ve "kötüniyetli dördüncü kişiler"e karşı açılabileceği– İptal davalarında borçlu ile üçüncü kişi arasında zorunlu dava arkadaşlığı olduğu, üçüncü kişiden satın alan dördüncü ve beşinci kişiler arasında zorunlu dava arkadaşlığı bulunmadığı- Bunlar arasındaki ilişki ihtiyari dava arkadaşlığı niteliğinde olması nedeniyle sadece beşinci kişi konumundaki davalının yetki itirazında bulunması halinde bu davalı yönünden dosyanın tefrik edilerek yetkili mahkemeye gönderilmesi gerekeceği-
Tasarrufun iptali davasında, davalı kefil yönünden borcun doğum tarihinin ortağı ve kefili olduğu şirketin borçlandığı tarih olarak kabulü gerektiği- İİK. 277 vd.na göre tasarrufun iptalinin istenebilmesi için 'borcun tasarruf tarihinden önce doğmuş olması', 'alacaklının, borçluda gerçek bir alacağının bulunması', 'borçlu hakkındaki icra takibinin kesinleşmiş olması' ve 'borçlu hakkında alınmış aciz belgesinin bulunması' gerektiği-
Tasarrufun iptali davasında, davalı kefil yönünden borcun doğum tarihinin ortağı ve kefili olduğu şirketin borçlandığı tarih olarak kabulü gerektiği-