Tanıkların -kural olarak- doğruyu söylediklerinin kabul edilmesi gerektiği–
Borçlunun bankada kiraladığı özel kasa içindeki ziynet eşyalarının haczedilmesi halinde, mülkiyet karinesinin borçlu yararına sayılacağı, bunun aksinin davacı üçüncü kişi tarafından yeterli ve inandırıcı biçimde isbat edilmesi gerekeceği–
Taşınır alım satımlarında, satıcının semen alacağından dolayı, satılan şey üzerinde hapis hakkına sahip bulunmadığı–
Fiilen haczedilip, borçluya yediemin olarak bırakılan -ancak; kaydına haciz şerhi işlenmemiş olan- aracı borçludan satın alan üçüncü kişinin -borçlunun yakın akrabası, iş ortağı vb. olması nedeniyle- «arabanın hacizli olduğunu bilebilecek durumda olması» halinde, iyiniyet iddiasında bulunamayacağı–
Yapılan açık arttırmada satın aldığı -ancak; fiilen teslim olmadığı- marangozlukla ilgili eşyaların, borçlunun başka alacaklıları tarafından haczedilmesi üzerine, alıcının açtığı istihkak davasının kabulü gerekeceği–
Cebri icra satışının muvazaalı olduğu -inandırıcı delillerle- kanıtlanmadıkça, «yapılan açık arttırmanın muvazaalı olduğu»nun kabul edilemeyeceği–
İşyerini borçlu kardeşinden devralan kişinin iyiniyet iddiasında bulunamayacağı (işyeri devrinin muvazaalı sayılacağı)–
Haciz sırasında borçlular «mevcut tütünlerinin kendilerine ait olmadığını» beyan etmişlerse, mevcut tütünlerin kime ait olduğunun Tekel İdaresinden araştırılması gerekeceği–
Borçlu - kocanın satışa çıkarılan eşyalarının açık arttırmada karısının babası tarafından satın alınıp, tekrar borçluya ve karısına teslim edilmesiyle, kadının eşyalarının yeni maliki olacağı ve onun tarafından açılan istihkak davasının kabulü gerekeceği–
Borçlunun piyasaya borçlu olduğunun, işyerini kapattığının, basiretli bir tacirden beklenilmeyecek tasarruflarla malvarlığını eksilttiğinin davacı-üçüncü kişi tarafından bilinmesi gerektiğinin anlaşılması halinde, davacının iyiniyet iddiasında bulunamayacağı–
