Başka alacaklılar tarafından yapılan haciz nedeniyle açılan istihkak davası sonunda alınan ilâmın, daha sonra ayni eşyaların başka alacaklılar tarafından haczedilmesi üzerine açılan yeni istihkak davasında —taraflar aynı olmadığından— «kesin hüküm» (HMK. m. 303) teşkil etmezse de, «güçlü bir delil» sayılacağı—
Teslim şartlı taşınır rehninin doğabilmesi için, rehin konusu taşınır malların zilyetliğinin -alacaklı ya da üçüncü kişiye- devri gerekeceği– .
İşyerini borçlu oğlundan devralan babasının iyiniyet iddiasında bulunamayacağı (işyeri devrinin muvazaalı sayılacağı)–
«İptal davaları»na ilişkin -İİK. mad. 278, 279 ve 280’de öngörülen- karinenin, «istihkak davaları»nda uygulanamayacağı–
Davacının mahcuz malları alacak derecede bir gelirinin bulunduğu iddia ve isbat edilememiş olduğu-
Şirket tarafından, işyerinde haczedilen mallar hakkında açılan istihkak davasında dayanılan faturaların şirketin defterlerine kaydedilmiş olup olmadığı ve hacizli malların şirket envanterinde kayıtlı olup olmadığı konusunda bilirkişi incelemesi yaptırılması gerekeceği–
Haczedilmiş olan malların sigorta poliçelerinin davacı - üçüncü kişi adına düzenlenmiş olmasının, onun malik olduğunu göstermeyeceği–
Üzerine haciz konulan müşterek mirasbırakandan kalan mallar hakkında, mirasçılar tarafından istihkak iddiasında bulunulabileceği–
İstihkak davasına karşı alacaklı tarafından açılan iptal davasında, «borçlu tarafından üçüncü kişiye yapılan satışın muvazaalı olduğunun» alacaklı tarafından isbat edilmesi gerekeceği–
