Borçlunun hacizli taşınırlarını daha önce «borçlu»dan ya da «üçüncü kişi»den satın aldığını ileri süren kimsenin -gelir ve kazancının bulunmaması, ev kadını olması, bir işte çalışmaması vb. nedenlerle- bunları alabilecek ekonomik güçte olduğunu kanıtlayamaması halinde, İİK. 97/a’da öngörülen ve borçlu yararına olan «mülkiyet karinesi»nin aksini kanıtlamamış sayılacağı ve mülkiyetin alıcıya geçmemiş olacağı–
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 20/d maddesine uygun şekilde noterde düzenlenen sözleşme ile, iyiniyetle aracı satın almış olan kişinin mülkiyeti kazanacağı, mülkiyetin alıcıya geçmesi için trafik sicilinde aracın alıcı adına tescilinin -tescil işlemi «açıklayıcı» bir işlem olup, satışın geçerliliğini etkileyici nitelikte «kurucu» bir işlem olmadığından- zorunlu olmadığı–
Takipten sonra, haciz tarihinden kısa bir süre önce veya haciz tarihinde yahut haciz tarihinden sonraki tarihte düzenlenmiş olan faturaların -tek başına- HUMK. 299/I uyarınca alacaklının haklarını etkilemeyeceği ve İİK. 97/a’da öngörülen mülkiyet karinesinin aksini isbata elverişli kanıt olarak kabul edilemeyeceği-
Açık arttırmada taşınır malın satın alınmasıyla BK. 231 (şimdi; TBK. mad. 279) uyarınca satın alınan malın mülkiyeti satın alana ihale tarihinde geçerse de, açık arttırmanın temelinde muvazaa olduğunun ileri sürülebileceği ve hacizli malları ihalede satın almış olan kişinin -gelir ve kazancının bulunmaması, ev kadını olması, bir işte çalışmaması vb. nedenlerle- ihale bedelini ödeyebilecek ekonomik güce sahip olduğunun kanıtlanmaması halinde, İİK. 97/a’da öngörülen ve borçlu yararına olan «mülkiyet karinesi»nin aksini kanıtlamamış sayılacağı ve ihalede satın alınan malların mülkiyetinin alıcıya geçmemiş olacağı–
İbraz edilen fatura, irsaliye, ariyet belgesi, cari hesap ekstreleri ve teşvik belgesi vd. belgelerde yazılı taşınırların dava konusu hacizli taşınırları kapsayıp kapsamadığı konusunda, uzman maliye ve muhasebeden anlar bilirkişiler aracılığıyla ticari defterler, muhasebe ve envanter kayıtları üzerinde inceleme yaptırılması gerekeceği–
Davacı eş ile davalı diğer eşi karı koca iken boşanmış olmalarına rağmen aynı evde birlikte oturmaya devam etmelerinin, boşanmanın «muvazaalı» (alacaklılardan mal kaçırma amacına yönelik) olduğunu göstereceği, muvazaalı boşanmanın alacaklının takip hukukundan kaynaklanan haklarını etkilemeyeceği, bu durumunda İİK. 97/a uyarınca «mülkiyet karinesi» borçlu yararına olacağından, haciz yapılan yerde bulunan taşınırların borçluya ait sayılacağı–
«Hayatın Olağan Akışına Aykırı İddialar»
Kural olarak, yükleniciye ait şantiye sahasında haczedilen malların mülkiyetinin yükleniciye ait sayılacağı, bu malların mülkiyetinin borçlu iş sahibine geçmesi için, hak ediş kapsamına giriş bedelinin iş sahibince yükleniciye ödenmiş olması gerekeceği, bunu da ispat yükünün davalı alacaklıya düşeceği, hacizli malların davacı ile borçlu arasında düzenlenen hak ediş kapsamına girip girmediği, girmişse davacıya yapılan ödemelerin hacizli malları kapsayıp kapsamadığının hak edişler ve kooperatif defter kayıtları üzerinde bilirkişi aracılığıyla inceleme yapılarak araştırılması gerekeceği–
Satışın Cif satış olup olmadığı ve satışa konu yurt dışından getirilen taşınırların (makine ve yedek parçaların) mülkiyetinin hangi anda alıcıya geçtiği konusunda -taşımacılık hukuku alanında uzman bir hukukçu, gümrük ve ihracat işlerinden anlayan bir ihracatçı ve bir de bankacının dahil edileceği uzman bilirkişi oluşturularak- bilirkişi incelemesi yaptırılması gerekeceği–