İhaleye katılmak isteyenlerin tehdit edilmesinin ihaleye fesat karıştırılması niteliğinde olduğu-
Taraflar duruşmaya çağrılmadan, bir başka deyişle taraf teşkili sağlanmadan hüküm verilememesinin "iddia ve savunma hakkının kullanmasına imkan tanınması ilkesi"nin doğal bir sonucu olduğu- Taraf teşkilinin dava şartı olup, davanın her aşamasında mahkemece kendiliğinden dikkate alınması gerektiği- Açık artırma ilanının usulüne uygun olarak tebliğ edilmediğini belirterek ihalenin feshine ilişkin davada; şikayet dilekçesinde ileri sürüldüğü üzere satış ilanının borçluya usulüne uygun olarak tebliğ edilip edilmediği değerlendirilerek oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerektiği-
"ihalenin feshine karar verilmesi" konusundaki talebin kabul edilebilmesi için, şikayet yoluyla ihalenin feshini isteyen kişinin "yolsuzluk neticesinde kendi menfaatinin ihlal edilmiş olduğunu" isbat etmesi gerekeceği; yerleşik Yargıtay uygulamasına göre "satış bedelinin muhammen bedelin üstünde olması halinde, 'zarar unsuru'nun oluşmadığı" kabul edildiğinden, bu gibi durumlarda "ihalenin feshi talebinin reddine" karar verilmesi gerekeceği-
İhalenin feshi talebinin reddine karar verilmesi halinde mahkemenin, davacıyı feshi istenilen ihale bedelinin yüzde onu oranında para cezasına mahkum edeceği-
İhalenin feshi davasının işin esasına girildikten sonra reddi halinde, her davacı için ayrı ayrı değil ihale bedeli üzerinden tek para cezasına hükmedilmesinin gerekeceği-
Takibe konu alacak ‘konut finansmanından’ kaynaklandığından, mahkemece ihalenin feshi istemi reddedilen davacı aleyhine %20 para cezasına hükmedilmesinin gerekeceği-
Şikayetçi borçlu tarafından ileri sürülen fesih sebepleri tek tek tartışılarak sonucuna göre karar verilmesinin gerekeceği-
12. HD. 17.09.2013 T. E: 20356, K: 28803-