Borçluların, faiz, komisyon ve usulsüz tebligata yönelik talepleri de incelenerek, oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, bu konuda olumlu olumsuz bir karar verilmemesinin isabetsiz olduğu-
Tebligat Kanunu'nun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 16/2. maddesine göre; Tebligat Kanunu'nun 2l/2. maddesi gereğince tebligat yapılabilmesi için, tebliği çıkaran mercice; "Tebligat çıkarılan adres muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi olduğundan, tebliğ imkansızlığı durumunda tebligatın TK'nun 21/2. maddesine göre bu adrese yapılması"na dair tebliğ evrakı üzerine kayıt düşülmesi zorunlu olup; tebligatı çıkaran mercii tarafından anılan şekilde şerh verilmeden, salt "mernis adresi" ibaresine dayanılarak, dağıtıcı tarafından 21/2. maddeye göre tebliğ işleminin yapılamayacağı- Taşınmaz satışlarında, borçluya satış ilanının tebliğ edilmemiş olması veya usulsüz tebliğ edilmesinin başlı başına ihalenin feshi sebebi olduğu-
Şikayet tarihinde henüz şikayete konu taşınmazın ihalesi yapılmadığına göre, mahkemece, şikayet tarihi itibariyle ihalenin feshi isteminin konusu olmadığından istemin reddi gerekeceği-
Mahkemece ihalenin feshi istemi, husumet, süre veya hukuki yarar yokluğu nedenlerinden biriyle değil, işin esası incelenerek reddedilmiş olup, istemi esastan reddedilen davacının para cezasına mahkum edilmesi gerekeceği-
Yurt içinde adres gösterme koşulunun, ihalenin feshini isteyen üçüncü kişiler için olduğu kabul edilmekte olup, takip dosyasında adresi mevcut olan alacaklı ve borçlu için anılan şartın aranmadığı-
İhalenin feshi talebinin reddine karar verilmesi halinde mahkemenin davacıyı feshi istenilen ihale bedelinin yüzde onu oranında para cezasına mahkum edeceği, Yasa'nın bu hükmünün emredici nitelikte olup kamu düzenine ilişkin bulunduğundan mahkemece re’sen uygulanması gerekeceği-
İhalenin feshine ilişkin şikayet, görevsiz veya yetkisiz icra mahkemesi veya mahkemeye yapılırsa, mahkemece evrak üzerinde inceleme ile başvuru tarihinden itibaren en geç on gün içinde görevsizlik veya yetkisizlik kararı verileceği, bu kararların kesin olduğu-
Tebligatta, muhatabın adresten geçici olarak ayrılıp ayrılmadığı, tevziat saatinden sonra adrese dönüp dönmeyeceği, bilgi alınan komşunun imzadan imtina edip etmediği belirtilmeden ve haber verilen komşunun ismi alınmadan tebliğ işlemi yapıldığından yasa ve yönetmelik hükümleri uyarınca tebligatın usulsüz olduğunun kabulü gerekeceği-
Her ne kadar şikayetçi borçlu tarafından kıymet takdirine itiraz edilmiş ve icra mahkemesince aldırılan bilirkişi raporunda parsel uygulaması sonucu taşınmazın iki ayrı parsele ayrıldığı tespit edilmiş ve satış ilanında yer almışsa da, kıymet takdirine itiraz üzerine verilen kararlar kesin olmakla birlikte kıymet takdirine ilişkin ileri sürülen hususların ihalenin feshi talebinde değerlendirilmesinin mümkün olduğu-
Yapılan parsel uygulaması sonucu oluşan taşınmazların ayrı ayrı ekonomik değerleri belirlenip, birlikte satışlarına engel bulunup bulunmadığı değerlendirilerek satışın yapılması gerekirken, gerçekte mevcut olmayan eski 897 parsel numarası ve bu parsele ilişkin yapılan kıymet takdiri esas alınarak satış yapılmasının doğru olmadığı-
Mahkemece, 7 günlük yasal süre içerisinde ihalenin feshi talebinin yapılmış olması nedeniyle işin esasına girilerek oluşacak sonuca göre olumlu veya olumsuz bir karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile istemin süreden reddinin isabetsiz olduğu-