Boşanma veya ayrılık davası açılınca hakim, davanın devamı süresince gerekli olan, özellikle eşlerin barınmasına, geçimine, mallarının yönetimine ve çocukların bakım ve korunmasına ilişkin geçici önlemleri, bu konuda istek olup olmadığına bakılmaksızın res'en almak mecburiyetinde olduğu-
Boşanma, velayet, nafaka, tazminat ve katkı payına ilişkin davada; tarafların gerçekleşen sosyal ve ekonomik durumlarına, nafakanın niteliğine, günün ekonomik koşullarına göre müşterek çocuk için takdir edilen tedbir ve iştirak nafakasının çok olduğu-
Boşanma davası açılmakla davalı kadının ayrı yaşama hakkı kazanacağı, toplanan delillerden davacı kocanın emekli astsubay olup 1540 TL emekli aylığının olduğunun, başka bir gelirinin ise olmadığının anlaşıldığı, davalı kadın yararına miktar da gösterilerek daha uygun bir tedbir nafakasına hükmedilmesinin gerekeceği-
Tarafların ekonomik ve sosyal durumları da gözetilerek dava tarihinden geçerli olmak üzere davacı kadın ve müşterek çocuk yararına uygun miktarda tedbir nafakasına hükmedilmesi gerekeceği-
Boşanma veya ayrılık davası açılınca hakim, davanın devamı süresince, gerekli olan, özellikle eşlerin barınmasına, geçimine, malların yönetimine ve çocukların bakım ve korunmasına ilişkin geçici önlemleri re'sen almak zorunda olduğundan; tarafların ekonomik ve sosyal durumları da gözetilerek dava tarihinden geçerli olmak üzere davacı kadın yararına uygun miktarda tedbir nafakasına hükmedilmesi gerektiği- 
Boşanma davası açılmakla, ayrı yaşama hakkı kazanan ve yeterli geliri olmayan davalı kadın yararına uygun tedbir nafakasına hükmedilmesinin gerekeceği-
Tarafların ekonomik ve sosyal durumları da gözetilerek dava tarihinden geçerli olmak üzere davalı kadın yararına uygun miktarda tedbir nafakasına hükmedilmesi gerektiği-
Velayeti anneye verilen 15 yaşındaki idrak çağında olan çocuk dinlenilmeksizin velayetin düzenlenmesinin ve kadının iştirak nafakalarının daha sonraki yıllarda kendiliğinden arttırılması yönünde bir talebi bulunmadığı halde, mahkemece ÜFE oranında artırımına karar verilmesinin hatalı olduğu- 
Davalının kusuru ve evlilik birliğinin temelinden sarsıldığı hususu kanıtlanamamış olup, terk hukuksal nedenine ( TMK. mad. 164 ) dayalı olarak açılmış bir dava da bulunmadığından davanın reddi gerektiği- Boşanmaya sebep olan olaylarda davalı kadının daha ağır kusurlu olmadığı, her hangi bir geliri ve malvarlığının bulunmadığı, boşanma yüzünden yoksulluğa düşeceği bilindiğinden davalı kadın yararına geçimi için uygun miktarda yoksulluk nafakası takdiri gerektiği-