Zenginleşen, kendisinden iade talep edilmeden önce temerrüde düşmüş sayılmasının olanaklı olmadığı, sebepsiz zenginleşmede gecikme faizi yürümesi için borçlunun yani haksız mal edinenin ya bir ihtar ile ya da aleyhine bir dava açılmak suretiyle temerrüde düşürülmesi gerekeceği-
Davalının dava tarihinden önce temerrüde düşürüldüğü ispatlanamadığından dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesi gerekirken dava konusu paranın gönderildiği tarihten itibaren yasal faize hükmedilmesinin isabetsiz olduğu-
Ankara 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 22.09.2011 tarih 2010/292 esas ve 2011/313 karar sayılı dosyası ile hüküm altına alınan 50.000 TL asıl alacağın fer’i niteliğindeki faiz alacağının tahsili istemi-
Kural olarak, muaccel bir borcun borçlusu alacaklının ihtarı ile mütemerrit olacağı, temerrüt ya bir ihtar ile ya da dava açılması suretiyle gerçekleşeceği, iade talebinde bulunulmadan temerrüt faizinin işlemeyeceği-Sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre, borçludan faiz talep edilebilmesi için zenginleşenin bir ihtar ile ya da aleyhine bir takip ya da dava açılmak suretiyle temerrüde düşürülmesi gerekeceği-Borçlunun temerrüdü, borçluya gönderilen ihtarnamenin tebliğinden veya ihtarnamede ödeme için süre verilmişse bu sürenin bitiminden itibaren oluşacağı, iade talebinde bulunulmadan temerrüt faizinin işlemeyeceği-
Sebepsiz zenginleşmeden doğan bir alacağa faiz yürütülebilmesi için borçlunun bir ihtar ya da dava açılmak suretiyle temerrüde düşürülmesinin zorunlu olduğu-
Muaccel bir borcun borçlusunun, alacaklının ihtarı ile temerrüde düşeceği- Herhangi bir miktar belirtilmeden yapılan yazılı başvuru ile davalının temerrüde düştüğünden söz edilemeyeceği ve dava dilekçesinde belirtilen miktar yönünden dava tarihinden, ıslah ile arttırılan kısım yönünden ise ıslah harcının yatırıldığı tarihiten itibaren faiz yürütülmesi gerektiği-
Davalıdan istenen aidat miktarı genel kurul kararları ile belirlendiğinden ve genel kurul kararları da sözleşme niteliğinde olduğundan davalı ortaktan aidat borcunu geç ödemesinden dolayı istenebilecek azami faiz oranının TBK. mad.120/2 'de düzenlenmiş yıllık temerrüt faiz oranı olduğu, davacı kooperatifin genel kurullarında kabul edilmiş temerrüt faiz oranının, faiz borcunun doğduğu tarihte yürürlükte olan mevzuata yani 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun'un 2/1. maddesine göre belirlenen yasal faiz oranının yüzde yüz fazlasını aşamayacağı-
Taraflar arasında düzenlenen ve bilahare feshedilen arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi uyarınca yapılan imalat ve işlem masraflarının tahsiline ilişkin davada, mahkemece alınan ve hükme esas kabul edilen bilirkişi raporunda, taraflarca bu yönde yapılmış bir kararlaştırma olmadığı halde, serbest piyasa fiyatları yerine, Bayındırlık Birim Fiyatları ile hesaplama yapılmasının hatalı olduğu- Davacı yanca sunulan arsa vergileri, taşınmazdaki belediye payının satın alınmasına ilişkin bedelleri gösteren makbuzlar, otopark ücretleri, mimarlar odasına ödenen proje vize ücretine ilişkin belgeler, proje ve TUS hizmet bedeli ödendiğine dair serbest meslek makbuzları üzerinde durulmaması ve talep edilen alacak kalemleri hakkında inceleme yapılmadan hükme varılmasının isabetsiz olduğu- Daha önceden temerrüd oluştuğu kanıtlanamaz ise, dava tarihinden faiz başlatılması gerekeceği-