İlâmlı takibe dayanak mahkeme kararında müdahalenin men'ine karar verildiğine göre bu kararın infaz edilmesi sonucunda taşınmazın boşaltılması sağlanacağından infaz aşamasını ilgilendiren tahliye yönünden bir hüküm kurulmamış olmasının ilâmın icrasının İİK'nın 24 ve 26. maddelerine göre gerçekleştirilemeyeceği anlamına gelmeyeceği- İlâmın infazının taşınmazın tahliyesi ve teslimiyle mümkün olduğundan İİK'nın 24 ve 26. maddelerine göre borçluya örnek (2) No.lu icra emrinin gönderilmesi usul ve yasaya uygun olduğu- "Takibe dayanak ilâmda tahliye ve teslime hükmedilmediğinden İİK'nın 26. maddesine göre icra emri düzenlenemeyeceği" görüşünün HGK çoğunluğu tarafından benimsenmediği- Alacaklı vekili tarafından borçlu aleyhine başlatılan ilâmlı icra takibine dayanak ialmda ecrimisil alacağına hükmedildiği, alacaklı vekilinin takip talebinde ilâmda hükmedilen asıl alacak, ilâm vekâlet ücreti, yargılama giderleri ve işlemiş faizden oluşan toplam alacağın tahsilde tekerrür olmamak şartıyla işleyecek faiziyle tahsili ve borçlunun taşınmaza müdahalesinin men'i ile taşınmazdan tahliyesi talebinde bulunduğu- İlâmda hükmedilen para alacağının tahsili için aynı takip dosyasında düzenlenerek borçlunun vekiline gönderilen icra emirlerinde tahsilde tekerrür olmamak şartıyla tahsili talep edilmiş olup mükerrer talep bulunmadığının kabulü gerektiği- Şikâyete konu icra emirleri aynı takip dosyasından düzenlenmiş olup hakkın kötüye kullanılması söz konusu olmadığı gibi bu husus usul ekonomisine de aykırılık oluşmadığı- "İlâmda hükmedilen toplam 1.286.359,98 TL ecrimisil alacağının tahsilinin örnek (4-5) No.lu icra emriyle talep edilmesine rağmen örnek (2) No.lu icra emrinde de bu alacağın tahsilinin talep edilmesiyle mükerrer talepte bulunulduğu" görüşü ile "örnek (2) No.lu icra emrinde para alacağının tahsili talep edilemeyeceğinden icra emrinin bu kısmının iptaliyle yetinilmesi gerektiği" görüşünün HGK çoğunluğu tarafından benimsenmediği-
Müdahalenin men’ine kararının infazı yönünden somut olaya uygulanması gereken İİK'nın 26. maddesi olup, anılan maddenin 1. fıkrasının göndermesi ile İİK'nın 24. maddesi gereğince, borçluya icra müdürlüğünce, örnek no: 2 icra emri gönderilmesi gerekeceği- İcra takibine dayanak ilam, takip talebi ve icra emirleri birlikte değerlendirildiğinde; her ne kadar örnek no:2 icra emrinde ecri misil alacağının işleyecek faizi ile birlikte tahsili talep edilmiş ise de, örnek no: 4-5 icra emrinde alacak kalemlerinin tahsilde tekerrür olmamak kaydı ile tahsilinin talep edildiği görülmekle mükerrer talep bulunduğundan söz edilemeyeceği- Müdahalenin önlenmesine hükmedilen ilam, tahliyeyi ve teslimi de kapsadığından taşınır teslimine veya taşınmaz tahliye veya teslimine ilişkin örnek no:2 icra emrinin ilama aykırı düzenlendiğinden söz edilemeyeceği-
Müdahalenin men’ine kararının infazı yönünden somut olaya uygulanması gereken İİK'nın 26. maddesi olup, anılan maddenin 1. fıkrasının göndermesi ile İİK'nın 24. maddesi gereğince, borçluya İcra Müdürlüğünce, örnek no:2 icra emri gönderilmesi gerekeceği- İcra takibine dayanak ilam, takip talebi ve icra emirleri birlikte değerlendirildiğinde; her ne kadar örnek no:2 icra emrinde ecri misil alacağının işleyecek faizi ile birlikte tahsili talep edilmiş ise de, örnek no: 4-5 icra emrinde alacak kalemlerinin tahsilde tekerrür olmamak kaydı ile tahsilinin talep edildiği görülmekle mükerrer talep bulunduğundan söz edilemeyeceği- Müdahalenin önlenmesine hükmedilen ilam, tahliyeyi ve teslimi de kapsadığından taşınır teslimine veya taşınmaz tahliye veya teslimine ilişkin örnek no:2 icra emrinin ilama aykırı düzenlendiğinden söz edilemeyeceği-
İcra emrinde, ayrıca ''taşınmazın teslimi'' de istenilmiş ise de; 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun 20. maddesinde "bu kanun uyarınca lehine kamulaştırma yapılan idare adına tapu dairesince tescil edilen taşınmaz malın boşaltılması idarece icra memurundan istenir" düzenlemesine yer verildiği, bu durumda, ayrıca, icra müdürlüğünden kamulaştırılan taşınmazın tahliyesi ve tesliminin istenmesi mümkün olup icra emri gönderilmek suretiyle takip yapılmasının doğru olmadığı, tahliye ve teslim, kamulaştırmanın doğal sonucu olup, tahliyenin gerçekleştirilmesinin takip yapılmasına bağlı olmadığı-
Dayanak ilamda İİK'nun 26. maddesi anlamında taşınmaz tahliye ve teslimine ilişkin bir hüküm olmadığından, bu ilama dayalı ilamlı icra takibi yapılmasının ve örnek 2 no'lu icra emri çıkarılmasının mümkün olmadığı, takibe konu ilam, taşınmazın tapu kaydının iptali ile davacı adına tesciline, otel işletmesinin tedbiren davacıya verilmesine ilişkin olup, hükmün, otel işletmesinin tedbiren davacıya verilmesine ilişkin kısmının, HMK'nun 393. maddesi uyarınca; tedbiri veren mahkeme tarafından uygulanacağı, HMK'nun 394. maddesi ve bunu izleyen maddeler uyarınca mahkemece verilen ihtiyati tedbir kararlarının esasına ve infazına yönelik şikayetlerin tedbir kararını veren mahkemece inceleneceği-
Taşınmazda oturduğunu beyan eden 3. kişinin, borçlunun ve şikayetçi alacaklının müşterek kızları olması sebebi ile İİK mad. 26 ve İİK mad. 41 hükümlerinin yollaması ile şikayete konu işleme uygulanması gereken İİK 276. maddesindeki korumadan yararlanamayacağı, ayrıca 3. kişinin zilyetliği İİK 27. maddede sayılan bir belgeye dayalı da olmadığından, şikayetin kabulüne karar verilmesi gerektiği-
İcra müdürünün taşınmazda bulunan eşyayı, öncelikle borçlu veya maddede yazılı kimselere teslim ve tevdi etme, tahliye sırasında kimse bulunmaması halinde ise İİK'nun 26/4. maddesinde yazılı usule göre eşyaları yediemine veya alacaklıya teslim etme görev ve yükümlülüğü bulunduğu- İİK'nın 273/2 yollaması ile uygulanması gereken aynı Kanun'un 26. maddesinin 4. fıkrası uyarınca; icra müdürlüğünce takibin bütün borçlularına muhtıra çıkarılarak, bu muhtıraya uyulmaması halinde İİK'nun 26/4. maddesi gereğince işlem yapılması gerekirken, açıklanan bu hususlar tamamlanmadan sadece bir borçlunun tahliye ve teslimden kaçınması nedeni ile yazılı şekilde talimat yazılmasının doğru olmadığı-
Takibin yapıldığı gün ve saat itibariyle, mecurun tahliye edildiği alacaklıya henüz bildirilmediğinden, alacaklının takip yapmakta haklı olduğundan takip masraflarından borçlunun sorumlu olacağı-
Sıra cetveline ilişkin şikayetin kendisine pay ayrılan ve şikayet sonucundan etkilenecek olan alacaklılara yöneltilmesi gerektiği- İhtiyati veya kesin haciz, tasarruf yetkisini kısıtlayan bir cebri icra müessesesi olduğudan, haczedilmiş paranın temliki, haciz alacaklısına karşı ileri sürülemeyeceği- Şikayet olunanın, hak ediş alacağının bir kısmını şikayetçi vergi dairesi ve diğer şikayet olunanların haczinden önce temlik aldığı, bu temlik nedeniyle temlik edilen miktar üzerinde diğer alacaklıların tasarruf yetkisinin kalmadığı görüldüğünden, bu miktar üzerine haciz koyduramayacakları, şikayetçinin hakediş alacağının bu kısmı yönünden geçerli bir haciz işleminin bulunmadığı, bu kısım yönünden de sıra cetvelinin iptalini istemekte hukuki yararının bulunmadığı gerekçesiyle, şikayet olunan yönünden şikayetin HMK'nın 114/1-h ve 115/2. maddeleri uyarınca usulden reddine karar verilmesi gerekeceği-
