İmar ve Gecekondu Mevzuatına Aykırı Yapılara Uygulanacak Bazı İşlemler ve 6785 sayılı İmar Kanunu’nun Bir Maddesinin Değiştirilmesi Hakkında Kanun kapsamına giren yapılarla ilgili olarak yargı mercilerinde açılmış davaların yürütülemeyeceği, haklarında daha önce yıkım kararı alınmış ve kesinleşmiş olan yıkım işlemlerinin de bu kanuna göre işleme tabi tutulacağı ve söz konusu yasal düzenlemede taşınmazın belediye imar sınırlarında olup olmaması yönünden bir ayrıcalık getirmediği–
Komşuya zarar verecek boyutta ısı, görüntü ve gürültü kirliliğinin giderilmesine karar verilirken, komşunun yaptığı iş bakımından faaliyetini ortadan kaldıracak yaptırımların uygulanmaması gerekeceği–
«Mülkiyet hakkına dayalı tapulu taşınmaza elatmanın önlenmesi ve ecrimisil bedelinin tahsili» isteğine ilişkin davada görevin «taşınmazın değeri ile istenilen ecrimisil bedelinin davanın açıldığı tarihteki toplamına göre» belirleneceği–
Arsa vasfıyla kiraya verilen taşınmazın boşaltılmasına ilişkin istemlerin Borçlar Kanunu’nda öngörülen yöntemle gerçekleştirilmesi gerekeceği–
E.li orman olan taşınmaz üzerinde yayla, mera ve benzeri iddiaların dinlenmeyeceği–
El atmanın önlenmesi davasına konu taşınmazın dava tarihindeki değeri re’sen araştırılmadan ve öncelikle mahkemenin görevli olup olmadığı belirlenmeden esasa girilip karar verilemeyeceği–
Hakka dayalı meni müdahale davasında görevli mahkemenin dava konusunun değerine göre belirleneceği–
Ortak kullandıkları taşınmazdan davacının faydalanmasına engel olan davalı hakkında verilen elatmanın önlenmesi kararının doğru olduğu, öteki paydaşların da davaya dahil edilmelerine gerek bulunmadığı–
Taşınmazın tarafların ortak miras bırakanlarından kaldığının ve paylaşılmadığının saptanması halinde davacının miras payı oranında elatmanın önlenmesine karar verilmesi gerekeceği–
Ölen kişi aleyhine dava açılamayacağı ve açılan davanın mirasçılara tebligat yapılarak veya ıslah edilerek sonuçlandırılamayacağı– Not: 6100 sayılı yeni HMK’ nun 124/4 maddesindeki “dava dilekçesinde tarafın yanlış veya eksik gösterilmesi kabul edilebilir bir yanılgıya dayanıyorsa, hakim karşı tarafın rızasını aramaksızın taraf değişikliği talebini kabul edebilir.” şeklindeki yeni düzenleme nedeniyle, aşağıdaki karar (konuya ilişkin önceki 04.05.1978 T. ve 475 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararını hükümsüz hale getirdiğinden) önemini yitirmiştir...