Poliçede belirtildiği şekilde sigorta tazminat alacağının tahsili talebine ilişkin bir hal söz konusu olmayıp taraflar arasında sigorta tazminatının tahsili için davacı tarafından başlatılan icra takibine konu meblağın bir kısmının, tazminat alacağı dava konusu hâline geldikten sonra bizzat icra dosya numarası belirtilmek sureti ile temlik alan kişilere devredildiği, bu durumda maddi hukuka ilişkin bir devirden söz edilemeyeceği, bu işlemin 6100 sayılı Kanun'un 125 inci maddesi kapsamında değerlendirilmesi gereken tipik bir “dava konusunun/müddeabihin” devrinden ibaret olduğu, bu temlikle temlik alan kişilerin sigortalı değil, davacı sıfatını kazandığı, bu nedenle temlik alan alacaklılar yönünden davanın aktif husumet ehliyetinin yokluğu sebebiyle reddine karar verilmesinin doğru olmadığı- Dairemiz bozma ilamında, dava dışı firmanın düzenlediği proforma fatura, teslim notu ve davacının düzenlediği faturalar ile davacının ticari defterleri incelenerek, malların dava dışı firma tarafından davacıya satılarak devredilip devredilmediğinin, davacının sırf satış ilişkisini sigorta güvencesine kavuşturmak amacıyla fatura düzenleyip düzenlemediğinin açıklığa kavuşturulmasının ve sonucuna göre karar verilmesi gerektiğinin belirtildiği, mahkemece bozma ilamına uyulması üzerine yapılan bilirkişi incelemesinde davacının ticari defterleri incelenmiş ve defterlerin usulüne uygun olmadığı tespit edildiğinden, sigortalı davacının, zararın gerçekleştiğini usulüne uygun delillerle ispatlayamadığı gözetilerek davanın reddine karar verilmesi gerekeceği-

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun es ...