Taşınmazın miras payı oranında tapu kayıtlarının iptali ile adına tescili istemine ilişkin davada, inançlı işlem yazılı olarak ispatlanamadığından davanın reddi gerekeceği-
Dava, ehliyetsizlik ve muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve tescil olmadığı takdirden tenkis isteğine ilişkin olup, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu (T.M.K) 15. maddesinde de ifade edildiği üzere, ayırtım gücü bulunmayan kimsenin geçerli bir iradesinin bulunmaması nedeniyle, kanunda gösterilen ayrık durumlar saklı kalmak üzere, yapacağı işlemlere sonuç bağlanamayacağından karşı tarafın iyiniyetli olması o işlemi geçerli kılmayacağı-
1086 sayılı HUMK döneminde açılan derdest davalar yönünden 6100 sayılı HMK'nın 120/2. maddesi uyarınca eksik gider avansı istenemeyeceği; davanın açılması ile ilgili tüm işlemlerin tamamlandığı kabul edilmesi gerekeceği-
Tapu iptali davasında, kesin hüküm halini almamış ve kazanılmış hakkın istisnasını teşkil eden, Anayasa'nın 153. maddesine göre Anayasa Mahkemesi'nin iptal kararları geriye yürümese de ve 5841 sayılı Yasa hükümleri uyarınca davanın reddine ilişkin hüküm verildiği tarih itibariyle doğru ise de; iptal kararının kesin şekilde çözüme bağlanmış uyuşmazlıkları etkilemeyeceği, ancak henüz devam eden uyuşmazlıkların iptal kapsamında bulunacağı-
Vekil ile sözleşme yapan kişinin, Türk Medeni Kanunu (TMK) 3. maddesi anlamında iyi niyetli ise yani vekilin vekalet görevini kötüye kullandığını bilmiyor veya kendisinden beklenen özeni göstermesine rağmen bilmesine olanak yoksa, vekil ile yaptığı sözleşmenin geçerli ve vekil edeni bağlayacağı, vekil vekalet görevini kötüye kullansa dahi bu hususun vekil ile vekalet eden arasında bir iç sorun olarak kalacağı, vekil ile sözleşme yapan kişinin kazandığı haklara etkili olamayacağı; üçüncü kişi vekil ile çıkar ve işbirliği içerisinde ise veya kötü niyetli olup vekilin vekalet görevini kötüye kullandığını biliyor veya bilmesi gerekiyorsa vekil edenin sözleşme ile bağlı sayılmamasının, TMK'nin 2. maddesinde yazılı dürüstlük kuralının doğal bir sonucu olduğu-
Tapu iptal ve tescil istemiyle ilgili keşifte, keşfe katılacak fen bilirkişisinden yapılacak keşif ve uygulamaları izleyip denetlemeye olanak verir dayanılan senetlerin kapsamını gösterir ayrıntılı rapor alınması gerekeceği-
Uyuşmazlığa konu tescil davasının 1086 sayılı HUMK'nun zamanında açılmış bulunması, dilekçelerin teati aşamasının geçip, tahkikat aşamasına geçilmiş bulunduğu gözetilerek, bu aşamada sadece HMK'nun 324. maddesi uyarınca delil avansı istenebileceği-
Tapu iptali ve tescil davasında, davacı tarafın satın aldığı ve kullandıkları yer bakımından düzenleme ortaklık payı düşüldükten sonra kalan kısımla ilgili taleplerinin karşılanması gerekeceği-
Taraflar arasında görülen tapu iptali ve tescil davasına kısmen kabul kısmen red kararı verilmesi halinde, kendisini vekille temsil ettiren davalılar lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'ne göre vekalet ücretine karar verilmesi gerekeceği-
Kamu malı niteliğindeki yerlerde (deniz kumluğu, kıyı kenar çizgisinin deniz, göl ve ırmak yönünde kalan yerler ile mera, yaylak ve kışlak gibi taşınmazlar ve genel yol gibi yerlerde herkesin yararlanma hakkı bulunduğu, davalıya ait taşınmazın fen bilirkişisi tarafından düzenlenen rapor ve ekindeki krokide mavi renkli taralı 15,33 m2'lik kısımla ilgili davanın kabul edilmesi ve bu yerin kıyı kenar çizgisinin deniz yönünde kaldığı ve kamunun yararlanmasına elverişli alanlardan olduğu anlaşıldığından bu niteliğiyle tescil harici bırakılmasına karar verilmesi gerekeceği-