Aynı icra takip dosyasına ilişkin aynı taraflar arasında ve aynı nedene dayalı olarak verilen ve kesinleşen icra mahkemesi kararlarının sonraki itiraz ya da şikayet açısından kesin hüküm teşkil edeceği-
Takip dayanağı senedin kambiyo senedi vasfında olmadığına yönelik şikayetin taraflar gelmese de mahkemece inceleneceği-
Mahkemece; şikayetin mahiyeti gereği duruşma açılarak, taraflara delilleri sunma imkanı verilerek, araçların fiilen kamu hizmetinde kullanılıp kullanılmadığı hususunu, gerektiğinde, keşif ve bilirkişi incelemesi de yaptırılmak suretiyle belirlenmesi gerekirken, kamuya tahsis kararı alındığı gerekçesiyle duruşma açılmasına gerek görülmeden evrak üzerinde eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisinin isabetsiz olacağı-
İcra mahkemesi kararları, maddi anlamda kesin hüküm teşkil etmezler ise de, kesinleşmesi koşulu ile birbirlerine karşı kesin hüküm teşkil ettiği-
Borçlu tarafından şikayete konu edilen ve bilirkişi incelemesine gerek bulunmayan ödeme emrinin iptali talebinin içeriği incelenmeden bu hususta olumlu-olumsuz bir karar verilmemesinin HMK’nun 297 maddesine aykırılık oluşturduğu-
Duruşma açılarak borçlunun ödeme iddiasına ve belgelerine karşı alacaklının beyanları alınıp gerektiğinde bilirkişi incelemesi yaptırılarak borçlunun ödeme iddiası yönünden oluşacak sonuca göre bir karar verilmesinin gerekeceği-
İcra Mahkemesi'nin ilamsız takibin kesinleştiği yönündeki gerekçesinde bir isabetsizlik yok ise de, bu alacağın takas mahsuba konu edilebileceği yönündeki kabulü, dosya alacağının alacaklılara ödenmesi anlamını taşıyacağından, anılan tedbir kararına aykırılık oluşturacağı; bu durumda Mahkemece takas mahsup isteminin reddine karar verilmesi gerekeceği-
Ancak hukukun cevaz verdiği “ihtiyati tedbir, ihtiyati haciz vb. gibi” veya İİK'nun 17-18. maddelerinde öngörülen şikayet davalarında olduğu gibi kanunun duruşma açılmadan dosya üzerinden karar verilmesinde hakime takdir hakkı tanıdığı hallerde dosya üzerinden karar verilebileceği-
Hem şikayet hem de istihkak iddiası şeklindeki istem karşısında, mahkemece usulüne uygun duruşma açılarak alacaklıya tebligat yapılarak şikayet istemi hakkında bir karar verilmesi gerektiği- Borçlu veya alacaklının hasım olarak gösterilip gösterilmemesinin şikayetçinin istemi hakkında karar verilmesine engel teşkil etmeyeceği-
İİK'nun 18. maddesi gereğince, icra mahkemesine arzedilen hususların ivedi işlerden sayılacağı ve bu işlerde basit yargılama usulünün uygulanacağı- İK'nun 16. maddesi gereği açılan haciz uygulamasına yönelik memur işleminin şikayeti ve İİK'nun 96. maddesi gereği açılan istihkak davasının kabulü istemine ilişkin davada, mahkemece, öncelikle şikayet istemi hakkında prosedür uygulanarak şikayet istemi hakkında bir karar verilerek şikayet isteminin sonuca bağlanması, şikayet kabul edilmediği takdirde terditli açılan davada istihkak istemi hakkında bir karar verilmesi gerektiği, hem şikayet istemini hem de istihkak istemini kapsayacak şekilde "dava şartı eksikliği" nedeni ile HMK'nun 119. maddesi gereği davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesinin hatalı olduğu-