Talep dışında bir başka icra takip dosyası yönünden de iptale karar verilmiş olmasının hatalı olduğu (HMK. mad. 26)- Davacı taraf, "şirket kuruluşunda 1/2 pay sahibi olan borçlu davalının eşinin, sahip olduğu bu hissenin aslında borçlu davalıya ait olduğunu, diğer şirketin ise aslında diğer borçlu davalıya ait olduğunu" öne sürerek bu şirketlerin pay devirlerinin iptali ile kendilerine cebri icra yetkisi verilmesini talep etmiş ve her iki şirketin de borcun doğumundan sonra kurulmuş olup, borçlu davalılar ile bir ilişkisinin bulunmadığı görünmekte ise de, davacı tarafın iddiası doğrultusunda şirketlerin kurucu ortaklarının kuruluş tarihindeki mal varlıkları ile bu şirketleri kurup kuramayacakları, yine kuruluş tarihinden borçlu davalılar ile her hangi bir para ilişkisi olup olmadığı yönünde bir inceleme yapılmamış olduğundan, mahkemece her iki şirketin kurucu ortaklarının kuruluş tarihindeki mal varlıklarının araştırılması, mal varlıklarının şirket kuruluşu için yeterli olup olmayacağının irdelenmesi, borçlu davalılar ile şirket kurucu ortakları arasında para akışı olup olmadığının soruşturulması ve hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerektiği-
Hakimin tarafların talebi ile bağlı olup talepten fazlaya veya başka bir şeye hükmedemeyeceği-
HMK'nun 26/1. maddesinde "Hakim, tarafların talep sonuçlarıyla bağlıdır; ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremeyez. Duruma göre, talep sonucundan daha azına karar verebilir". hükmünün yer alıdı; mahkemece, bu madde hükmüne aykırı olarak talebin aşılması suretiyle yazılı şekilde hüküm tesisinin usul ve yasaya aykırı olduğu-
Tasfiye anı (tarihi) olarak kabul edilen 2013 Temmuz ayı itibariyle tasfiyeye tabi aracın sürüm değeri konusunda mahkemece uygun bilirkişiden rapor alınıp, katılma hesabının buna göre yapılması talep edilen faize de bu tarihten geçerli olacak şekilde hükmedilmek suretiyle karar verilmesi gerekeceği- Hakimin tarafların talep sonuçları ile bağlı olup kararında bunlardan her birisi hakkında verilen hükmü göstermek zorunda olduğu-
Takip talepnamesinde, sosyal yardım alacağı için talep edilen işlemiş faiz oranının, bilirkişi raporunun "hesaplanan" bölümünde yer alan faiz miktarı esas alınarak aşılamayacağı-
Davacının mahrum kaldığı yaşlılık aylığı talebine rağmen, davacının belediyedeki işinden ayrılmış olması nedeniyle belediyedeki çalışmalarından dolayı alamadığı aylıklar yönünden hüküm kurulmuş olmasının usul ve yasaya aykırı olup bozma sebebi olacağı-
HMK'nun 26/1. maddesinde "Hakim, tarafların talep sonuçlarıyla bağlıdır; ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremeyez. Duruma göre, talep sonucundan daha azına karar verebilir". hükmünün yer alıdı; mahkemece, bu madde hükmüne aykırı olarak davacının talebine uygun olarak sadece asıl alacak yönünden karar verilmesi gerekirken talebi aşılarak faize de hükmedilmiş olmasının usul ve yasaya aykırı olduğu-
HMK 26.maddesinde; "Hakim tarafların talep sonuçları ile bağlıdır, ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez" düzenlemesi yeraldığı; mahkemece, taleple bağlılık kuralına aykırı olarak yazılı şekilde hüküm kurulmasının doğru görülemeyeceği-
Davanın, belirsiz alacak davası olarak açıldığı ve sonradan belirli hale gelen alacağın davalıdan tahsiline karar verilmesi talebinde bulunulduğu halde davanın HMK m.26/1 hükmüne aykırı olarak davanın alacak davası olarak kabul edilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu-
21.12.2007 tarihinde meydana gelen trafik kazası sonucu yaşamını yitiren sigortalının hak sahiplerine bağlanan ölüm aylığının ilk peşin değeri gelirler nedeniyle uğranılan Kurum zararının davalılardan teselsül hükümleri gereğince rücuan tahsili istemi-