Tasarrufun iptali davaları basit yargılama usulüne tabi olup yetki itirazının en geç dava dilekçesinin tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık cevap süresi içerisinde yapılması gerektiği- Yetki itirazının iki haftalık cevap süresinden sonra yapıldığından mahkemece dikkate alınmaması ve yetki itirazlarının reddi gerektiği-
İİK 277 vd. uyarınca iptal davası açma hakkının, davacının muvazaaya dayanarak dava açmasına engel olmadığı- TBK 19'a dayalı olarak açılan muvazaalı işlemin iptali istemine ilişkin davanın kabulü halinde, iddianın alacağın tahsiline yönelik bulunduğu da gözetilerek İİK mad. 283/1, 2 maddesinin kıyasen uygulanması ve davacıya haciz ve satış isteme yetkisin verilmesi gerektiği- Ancak bu durumun üçüncü kişinin tazminatla sorumlu olacağı anlamına gelmediği- "Borçlu ile davalı alacaklının davalı borçlu hakkındaki başlattığı icra takibine konu alacağın davacı alacaklı açısından geçersiz sayılması, davacıya, dava konusu icra dosyasında başlatılan muvazaalı takip ve maaş haczi üzerinde icra takibe konu asıl alacak ve ferileriyle sınırlı olacak şekilde cebri icra işlemi yapabilme yetkisi tanınması" talebiyle adına açılan davada, "muvazaalı olduğu ileri sürülen icra dosyasında takip dosyasında davalı alacaklı tarafından alınan bedel var ise bunların mahkemece belirlenip tahsili yapılmış bedelin davalı alacaklıdan alınarak davacıya verilmesine, henüz tahsil edilmemiş diğer alacak miktarı için de davacı alacaklıya icra dosyasında maaş haczi yetkisi verilmesine" şekilde karar verilmesi gerektiği- "Davalı borçlunun maaşı üzerinde davacı alacaklının alacaklı olduğu icra dosyalarındaki alacağı nispetinde cebri icra işlemi yapabilme yetkisi verilmesine" şeklinde karar verilemeyeceği-
Tasarrufun iptali davasına konu taşınmazın ihalede satılarak kalmayan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi durumunda mahkemece yargılamaya devam edilerek toplanan ve toplanacak deliller birlikte değerlendirilerek vekalet ücreti ve yargılama giderleri yönünden tarafların haklılık ve haksızlık durumlarının tespiti yapılarak sonucuna göre vekalet ücreti ve yargılama giderlerine hükmedilmesi gerektiği-
Tasarrufun iptali davalarında 3. kişinin borçludan satın aldığı malı elinden çıkarması ve satın alan dördüncü kişinin davaya dahil edilmemesi ya da davaya dahil edilmekle birlikte iyi niyetli olduğunun anlaşılması halinde İİK. mad. 283/2 uyarınca bedele dönüşen davada üçüncü kişinin dava konusu malı elinden çıkardığı tarihteki gerçek değeri oranında bedelle sorumlu tutulması gerektiği- Taşınmazın el değiştirdiği düşünülerek bedele hükmedilmişse de; dosyadaki bilgi ve belgelere göre taşınmazın el değiştirmediği anlaşıldığından, bu taşınmaz yönünden davacının alacak ve ferilerini geçmeyecek şekilde tasarrufun iptaline ve davacıya bu taşınmaz üzerinde haciz ve satış yetkisi verilmesine karar verilmesi gerektiği-Tasarrufun iptali davalarında vekalet ücreti takip konusu alacak miktarı ile iptali istenen tasarrufun tasarruf tarihindeki değeri karşılaştırılarak düşük olan değer üzerinden nispi olarak hesaplanması gerektiği-
İİK. mad. 283/II uyarınca, borçlunun kayın biraderi olan davalı 3. kişinin, davalı 4. kişiye tasarrufa konu malı elinden çıkardığı tarihteki gerçek değeri oranında ve takibe konu alacak ve ferileriyle ile sınırlı olarak tazminata mahkum etmesi gerektiği-
TBK'nin 19. maddesine dayalı tasarrufun iptali davalarında, davanın kabulü ile yapılan tasarrufların iptali doğru olmakla birlikte dava konusu taşınmaz yönünden davacılara 'Erzurum Asliye Hukuk Mahkemesi’nin ... sayılı ilamından kaynaklanan alacak ve fer'ileriyle sınırlı olarak cebri icra yetkisi tanınmasına' karar verilmesi gerekirken, taşınmazın tapu kaydının iptali ile davalı K4 adına tapuya tesciline karar verilmesinin doğru olmadığı-
-Sanığın elinde geçen satış bedeli ile ödeme yaptığı dosyalar ve taşınmaz satış senedi celp edilerek incelenmek suretiyle sonucuna göre karar verilmesinin gerektiği- Tasarrufun iptali davası sonucunun beklenilerek sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerektiği-
Tasarrufun iptali davalarında üçüncü kişinin borçludan satın aldığı malı elinden çıkarması ve satın alan dördüncü kişinin davaya dahil edilmemesi ya da davaya dahil edilmekle birlikte iyi niyetli olduğunun anlaşılması halinde İİK. mad. 283/2 uyarınca bedele dönüşen davada üçüncü kişinin dava konusu malı elinden çıkardığı tarihteki gerçek değeri oranında bedelle sorumlu tutulması gerektiği- Dava koşullarından olan taraf teşekkülünün yargılamanın her aşamasında res'en dikkate alınması gerektiği- Dava konusu parselin ifraz gördüğü ve ikiye ayrılan parselden birinin malik üçüncü kişi tarafından dava dışı bir AŞ.'ne ayni sermaye olarak devredildiği ve kat mülkiyetine çevrilerek tedavül gördüğü, diğer parselin ise bu A.Ş tarafından yine dava dışı bir başka A.Ş.'ne devredildiği anlaşıldığından, mahkemece davacıdan, her iki parselin davalı üçüncü kişilerden ve onların devrettiği kişilerden satın alan bu şahıslara davayı yöneltip yöneltmeyeceği ya da bedele dönüştürüp dönüştürmeyeceğinin sorulması gerektiği-
TBK. mad. 19 uyarınca muvazaalı işemin iptaline ilişkin açılan davada, davacının açtığı katkı payı alacağı davasının kesinleşen sonucunun beklenmesi gerektiği- TBK mad. 19 uyarınca açılan davanın kabulü halinde İİK mad. 283 hükmü kıyasen uygulanarak tapunun iptali ve tesciline gerek olmadan davacıya alacak ve ferileri ile sınırlı olarak satış isteme yetkisi verilmesi gerektiği-
Tasarrufun iptali davasının birden fazla alacaklı tarafından açılması ve davaların kabulü halinde dava açan alacaklılara hacze iştirak koşulları gözetilerek ödeme yapılmalısı gerekeceği- Hacze iştirak koşullarının belirlenmesinde İİK.nun 100. ve 268.maddesi hükümlerinin gözetilmesi gerekeceği-