Nam-ı müstear niteliğindeki işlem iptalinin istenebileceği- 12.02.2006- 14.11.2012 tarihleri arasındaki kıdem tazminatı ve işçilik alacağına ilişkin ilama dayanan alacağın 12.02.2006 tarihinde doğduğunun kabulü gerektiği- Dava konusu taşınmazın davalı-borçlu şirket malvarlığı ile bir ilgisi olmadığı kabul edilmişse de, taşınmazın borçlu şirket yetkilisinin eşi adına tescil ettirildiği ileri sürüldüğünden, asıl borçlu şirketin %95 hissedarının davalı üçüncü kişinin eşi, %5 hissedarının ise davalı üçüncü kişinin babası olduğu gözetilerek, üçüncü kişinin, dava konusu taşınmazları satın alabilecek ekonomik gücü olup olmadığı, taşınmazların aslında eşi veya babası tarafından, davalı üçüncü kişi adına alınıp alınmadığının araştırılarak, sonucuna göre davalı üçüncü kişi, elinden çıkarmış olduğundan, davacıdan İİK. mad. 282 gereği satın alan şahsı davaya dahil edip etmeyeceği, yoksa davasını bedele dönüştürüp dönüştürmeyeceği sorularak oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerektiği-
Mahkemece, davanın işçilik alacağının tahsiline yönelik BK'nun 19.maddesine dayalı olarak açılan muvazaalı işlemin iptali istemine ilişkin olduğu ve böylece davacının bu davayı açmakta hukuki yararı bulunduğunun kabulü ile davanın esasına girilerek öncelikle davacının işçilik alacağının kesinleşip kesinleşmediği veya takibe konulup konulmadığı tespit edilerek, alacağın varlığının tespiti halinde ise muvazaa koşullarının bulunup bulunmadığı araştırılarak oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekeceği-
Davalı borçlu ile üçüncü kişi arasında, satıştan önce ticari ilişki olduğundan, bu hali ile davalı üçüncü kişinin, borçlunun içinde bulunduğu mali durumu ve amacını bilebilecek kişilerden olduğu- Dava konusu taşınmazın, "davalı üçüncü kişinin borcundan dolayı" bir başka icra dosyasından yapılan ihale sonucu dava dışı alıcıya satıldığı anlaşıldığından, davanın kabulü ile ihale bedelinin davacının takip konusu alacak ve fer'ileri ile sınırlı olarak davalı üçüncü kişiden tahsiline karar verilmesi gerektiği-
Davalı üçüncü kişi ile borçlu borcun doğduğu tarihte ve taşınmazın satın alındığı tarihte bacanak olup, İİK'nun 280.maddesi gereğince davalı üçüncü kişi borçlunun içinde bulunduğu mali durumu bilen veya bilmesi gereken kişilerden olduğundan, anılan davalı yönünden davanın kabulü ile İİK'nun 283.maddesi gereğince davanın bedele dönüştüğünün kabulü ile bilirkişinin belirlediği, ................ tarihi itibari ile taşınmazın 1/2 hissesinin değerinin davalı üçüncü kişiden tahsiline karar verilmesi gerekeceği-
Muvazaaya dayalı davalarda davacının icra takibine geçmesi ve aciz belgesi almasına gerek olmadığı- İİK 277 ve izleyen maddelerinde düzenlenen iptal davası açma hakkı davacının genel hükümlere,muvazaaya dayanarak dava açmasına engel olmadığı, davacının iddiasını kanıtlaması halinde iddianın taşınmazın aynına ilişkin olmadığı, alacağın tahsiline yönelik bulunduğu da gözetilerek İİK mad. 283/1,2 maddesinin kıyasen uygulanarak iptal ve tescile gerek olmaksızın davacının taşınmazların haciz ve satışını isteyebileceği-
Borçlunun borcun doğumundan sonra adına bir aracı kızkardeşinin kocasına, diğer aracını da önceki ortaklarından olduğu ve tasarruftan kısa süre öncesine kadar diğer davalı borçlunun kızkardeşinin ortağı olduğu davalı şirketine devrettiği ve araçların daha sonra dördüncü kişilere devredildiği anlaşıldığından, İİK. mad. 283/2 uyarınca davalı üçüncü kişilerin dava konusu araçları ellerinden çıkardıkları tarih itibariyle değerleri nazara alınarak hesaplanan tazminatın, takip konusu icra takip dosyasındaki alacak ve fer'ileri ile sınırlı olmak üzere davalılardan alınarak davacıya verilmesine karar verilmesi gerektiği- İcra dosyasına atıf yapılmamasının infazda karışıklığa ve tahsilde tekerrüre neden olabileceği-
Bedeli tahsil edilen dava konusu parselle ilgili davaya dahil edilen davalının aktif dava ehliyeti kalmadığından, lehine maktu vekalet ücreti hükmedilmesinin isabetli olduğu- Yargılama sırasında dava dışı bir kişiye satılan taşınmaz bedelinin davalı üçüncü kişi borçlunun kardeşinden tahsiline karar verilmesi gerektiği- Yapılan ihale sonucunda satışı yapılan davalı davalı üçüncü kişi borçlunun kardeşine ihale edilenle ilgili olarak, davanın konusunun kalıp kalmadığının ayrıca değerlendirilmesi; dava dışı bir başka kişiye ihale edilen parselle ilgili olarak konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiği-
Tasarrufun iptali davasının kabulü ile muvazaalı temlikin iptaline ve icra dosyasında kesinleşmiş borç miktarın davalıdan alınarak davacıya verilmesine dair verilen kararın isabetli olduğu-
Borçlunun, eniştesine yaptığı satışın davacının icra takip dosyasındaki asıl alacak ve ferileri ile sınırlı olarak iptali ile davacı vekiline haciz ve cebri satış yetkisi verilmesine karar verilmesinin isabetli olduğu-
Devredilen taşınmazın 1/2 hisse bedelinin davalı üçüncü kişiden tahsiline karar verilmesi gerekirken tüm hisse bedeline hükmedilmesinin hatalı olduğu-