Sürekli iş göremezlik oranı tespit edilirken uygulamada yeksenaklığın oluşturulabilmesi amacıyla 4. Hukuk Dairesinin istikrar kazanmış kararlarında; kaza tarihine göre 11.10.2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 ilâ 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013 ilâ 01.06.2015 tarihleri arasında Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015 ilâ 20.02.2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik ve 20.02.2019 tarihinden sonra ise Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik uyarınca sağlık kurulu raporu düzenlenmesinin gerekli olduğu-
Önemli ölçüde tehlike arz eden elektrik dağıtım tesislerinin faaliyetinden dolayı gerçekleşen yaralanma nedeniyle uğranılan zararın tazmini istemi- Davalı şirket, trafo bakım işini dava dışı alt yükleniciye vermesi nedeniyle tazminattan sorumlu olmadığını savunmuş ise de alt yüklenici ile olan sözleşmesel ilişkinin davacıyı bağlamayacağı, davacının maluliyet oranı ile ilgili raporlar örtüştüğünden itirazın yersiz olduğu, davacının trafoya kapı çerçevelerini kırarak girdiğine ilişkin kesinleşen ceza mahkemesi kararında bir hüküm bulunmadığı, dosya içerisinde mevcut Başsavcılık tarafından aldırılan bilirkişi raporunda davacının elektrik akımına çarpılarak yaralanması olayında davalı işletme müdürünün asli kusurlu, davacının tali kusurlu olduğu yönünde görüş belirtilmekle hukuk ve ceza raporlarının birbirini teyit ettiği, takdir olunan 30.000,00 TL manevi tazminatın da dosya kapsamına ve hakkaniyete uygun olduğu-
Tahkime İlişkin Yönetmelik ve AAÜT bir bütün olarak yorumlandığında tarafların avukat ile temsil edildiği hâllerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücretinin, her iki taraf için de AAÜT’de yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biri olarak hükmolunması gerektiği-
Maddi ve manevi tazminat miktarları üzerinden davacı yararına ayrı ayrı vekalet ücreti hesaplanması gerekirken toplam tazminat miktarı üzerinden vekalet ücreti hesaplanmasının isabetli görülmediği ve davalıların tazminattan müşterek müteselsilen sorumlu olması gerektiği-
Facebook" isimli sosyal paylaşım sitesinde "...." isimli kullanıcının sayfasında davacı hakkında "Polisleri tutuklayan hakimin skandal facebook mesajları" "Başbakanı seviyorsam ne olmuş" şeklinde yapılan hukuka aykırı paylaşımlar nedeniyle davacının kişilik haklarının saldırıya uğradığı iddiası ile manevi tazminat istemi- Adalet Bakanlığı Uluslararası Hukuk ve Dış İlişkiler Genel Müdürlüğüne müzekkere yazılarak, www.facebook.com/o... isimli sayfanın içerik sağlayıcısının kim ya da kimler olduğunun araştırılmasının talep edildiği bu doğrultuda müzekkere düzenlenerek davacı tarafa tercümesi ve diğer eksiklikler için kesin süre verildiği ancak kesin süreye rağmen davacı tarafça müzekkerenin tercümesinin yaptırılmadığı ve diğer eksikliklerin giderilmediği, bu hali ile “facebook.com/...” isimli sayfanın içerik sağlayıcısının kim ya da kimler olduğunun ispatlanamadığı-
Gazze'ye insani yardım götürmek amacıyla yardım gönüllülerini taşıyan Mavi Marmara isimli gemide yolcu olarak bulunan davacının İsrail Devleti silahlı güçleri tarafından uygulanan saldırı nedeniyle yaralandığı, kötü muameleye ve psikolojik işkenceye maruz kaldığı iddiası ile maddi ve manevi tazminat talebi-
İstinaf dilekçesinin reddi başlıklı 6100 sayılı Kanun'un 346 ncı maddesi'nde, miktar yönünden kesin karara istinaf dilekçesinin reddi kararının İlk Derece Mahkemesinin görevli ve yetkili olduğu düzenlendiğinden, Bölge Adliye Mahkemesince davalı vekilinin maddi tazminata ilişkin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanun'un 341 inci maddesi uyarınca usulden reddi kararının doğru olmadığı- Davada marka hakkına tecavüzün tespiti, önlenmesi ile maddi ve manevi tazminat talep edildiğinden, aleyhine karar verilen davalının tazminata ilişkin istinaf isteminin değerlendirilmesi bakımından, tecavüzün tespiti ile maddi tazminat istemi arasında bağlılık ilişkisi bulunduğu gözetilerek davalının tüm istinaf isteminin incelenmesi gerekeceği, dolayısıyla 6100 sayılı Kanun'un 346 ncı maddesi uyarınca dosyanın tekrar İlk Derece Mahkemesine gönderilmesi sonuca etkili olmayıp usul ekonomisine de aykırı olduğu ve zaten İlk Derce Mahkemesince istinaf incelemesi için gönderilmiş olduğundan davalının maddi tazminat istemi yönünden de istinaf yoluna başvuruda bulunabileceğine göre Bölge Adliye Mahkemesince davalı vekilinin maddi tazminata ilişkin istinaf başvurusunun da incelenmesi için dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesi gerekeceği-
Bozma kararı kapsamında kesinleşmiş yönlere ilişkin olup kesinleşen yönlere dair yeniden bir karar verilmesi mümkün olmadığı-
İzinsiz çıkartılan maden bedelinin tahsili istemi-
Davalı şirket hakkında düzenlenen Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) raporlarında, hisse senetlerinin izinsiz halka arz edildiği, sermaye artırım kararı verilmesine ilişkin genel kurul toplantısından önce halka arz işlemine başlandığının, .......... Grubu şirketleri tarafından yasal kayıtlara aktarılması zorunlu hususların yerine getirilmediğinin, muhasebe kayıtlarında gerçeğe aykırı kayıtlar bulunduğunun, kâr ve zarar kalemlerinin gerçeği yansıtmaktan uzak olduğunun, hisse devir sözleşmelerinde bazı kişilerin ortaklık pay defterinde gözükmediğinin, kanun dışı yollardan para toplandığının belirtildiği, bu kapsamda içinde davalı şirket yöneticisinin de bulunduğu sanıklar hakkında ............ Asliye Ceza Mahkemesinin ............ E. sayılı davasında ihraç edilecek hisse senetlerinin SPK'ya kaydettirilmesi aşaması tamamlanmadan halka arz işlemine başlandığı, pay bedellerinin usulsüz tahsil edildiği belirlenerek mahkumiyet kararı verildiği, ............ Ceza Dairesinin .............. tarihli ilamı ile onandığı, ............... Asliye Ceza Mahkemesinin ................. E. sayılı dosyasında SPK'dan izin alınmadan hisse senetleriyle ilgili aracılık faaliyetinde bulunulduğu iddiasıyla dava açıldığı, sanıklar hakkında verilen mahkumiyet kararlarının ............. Ceza Dairesinin ilamı ile zamanaşımı nedeniyle ortadan kaldırıldığı, ayrıca usulüne uygun olarak defterlerin tutulmaması nedeniyle davalı şirket yöneticisi hakkında mahkumiyet kararı verildiğinin anlaşıldığı, ................ Asliye Ceza Mahkemesinin ............ sayılı dosyasında ise davalı şirket yöneticileri hakkında hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan İsviçre Federal Soruşturma Hakimliğince yapılan ihbar üzerine kamu davası açıldığı, mahkemece yapılan yargılama sonucunda davalı şirket yöneticilerinin İsviçre'de bulunan ................ Group A.G.'ye ait paraları davalı şirkete ve .............. Grubu şirketlerine aktardıklarından bahisle hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan netice itibarıyla 5 yıl hapis ve 2.500,00 TL adli para cezası verildiği, kararın temyiz edildiği, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının .............. tarihli tebliğnamesine göre hükmün onanmasının talep edildiği ancak Yargıtay ............ Ceza Dairesinin sayılı bozma ilamı ile tüm sanıklar hakkındaki davanın zamanaşımı nedeniyle düşmesine karar verildiği ve kararın bu şekilde kesinleştiği anlaşıldığından, davalıların eyleminin haksız fiil niteliğinde olduğu, süresi içerisinde zamanaşımı definde bulunulduğu, işbu davada zamanaşımı yönünden davacı lehine usuli kazanılmış hak bulunmadığı, cezanın üst sınırına göre ceza zamanaşımı süresinin 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 102 nci maddesinin dördüncü fıkrası ile 104 üncü maddesinin ikinci fıkraları uyarınca 5 yıl, uzamış zamanaşımı süresinin ise 7,5 yıl olduğu, davacının 2000 yılında şirkete para yatırdığı buna karşın eldeki davanın 2013 yılında 7,5 yıllık zamanaşımı süresinden sonra açıldığı gözetilerek mahkemece davanın zamanaşımı sebebiyle reddine karar verilmesi gerekeceği-