Davacı şirketin işlettiği hastanede Türkiye'de oturma izni ve çalışma izni olmayan hekimin çalıştırılarak bazı hastaların gıyaplarında reçete düzenlediği, diğer hekimlerin kaşelerini bilgileri dışında bu reçetelere bastığı ve kendisinin imzalayarak sahte fatura oluşturduğu, bu şekilde düzenlenen reçetelerin davalı Kuruma fatura edildiği ve bedellerinin Kurum tarafından eczanelere ödendiği dosya kapsamı ile sabit olup söz konusu usulsüz reçeteler ile kurum zararına sebebiyet verildiği,sahte şekilde oluşturulan bu reçetelerin hastalar tarafından alındığından bahisle Kurum zararının oluşmadığı sonucuna varmanın mümkün olmadığı, çalışma izni olmayan yabancı uyruklu doktorun eylemleri sonucu oluşan Kurum zararından da davacı sağlık kuruluşunun sorumluluğunun bulunduğu- Davalı kurumun yazıları ile eczanelere ödenen sahte reçete karşılığının faizi ile birlikte davacı sağlık kuruluşundan mahsubuna yönelik işleminde hukuka aykırılık bulunmadığından, davanın reddine karar verilmesi gerektiği-
4. HD. 06.02.2024 T. E: 2022/6777, K: 1130
Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik ve AAÜT bir bütün olarak yorumlandığında tarafların avukat ile temsil edildiği hâllerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücretinin, her iki taraf için de AAÜT’de yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biri olarak hükmolunması gerektiği- Hakem heyetince İstanbul Teknik Üniversitesi Trafik Kürsüsü veya Karayolları Genel Müdürlüğü Trafik Fen Heyeti gibi kurumlardan oluşturulacak heyetten kusur oranları arasında oluşabilecek çelişkiyi de giderecek mahiyette, uzlaştırıcı, denetime açık, ayrıntılı ve kusur oranlarının belirtildiği rapor aldırılarak sonucuna göre karar vermek gerektiği-
İtiraz Hakem Heyetince dava konusu trafik kazasına ilişkin varsa ceza soruşturma dosyası da dosya arasına alınarak tüm deliller değerlendirilmek suretiyle tarafların olaydaki kusur oranlarının tespiti için uzman bilirkişilerden denetime elverişli, ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınıp sonucuna göre karar verilmesi gerektiği- Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik ve AAÜT bir bütün olarak yorumlandığında tarafların avukat ile temsil edildiği hâllerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücretinin, her iki taraf için de AAÜT’de yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biri olarak hükmolunması gerektiği- Haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının doğru biçimde belirlenmesinin gerekli olduğu; belirlemenin ise, haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan yönetmelik hükümleri dikkate alınarak yapılması gerektiği-
Uyuşmazlık, davalılar tarafından ZMSS poliçesi ile teminat altına alınan araçların sebebiyet verdiği trafik kazası sonucunda yaya olan davacının yaralanmasından kaynaklanan sürekli iş göremezlik tazminatı ve bakıcı gideri istemine ilişkindir...
Dava şartları, davanın açılabilmesi için değil, yargılamanın devamı için gerekli hususlardan olduğundan bir kısım dava şartlarının tamamlanabilir nitelikte olduğu, tamamlanabilir dava şartları söz konusu olduğunda eksikliğin giderilmesi için davacı tarafa kesin süre verilip sonucuna göre karar verilmesi gerektiği- Zorunlu mali sorumluk sigortasından faydalanmak isteyen hak sahiplerinin dava yoluna gitmeden önce sigortacıya yazılı başvuru yapması gerektiği düzenlenmiş olmakla birlikte başvurunun yapıldığı ancak eksik ya da usule uygun olmayan belge ile başvurulduğu hâllerde bu eksikliğin tamamlanabileceği- Davacıda oluşan yara nedbesinin (skar) keloid veya hipertrofik skar niteliğinde olup olmadığı ve vücut yüzeyinin yüzde birinden fazla alanı kaplayıp kaplamadığı hususlarına dikkat edilerek davacının kazaya ilişkin tüm tedavi evrakı eklenip (eksik varsa temini ile) dosyada bulunan sağlık kurulu raporları da irdelenmek ve bizzat muayene edilmek suretiyle kaza tarihinde yürürlükte bulunan ilgili yönetmelik hükümlerine uygun olarak ve plastik cerrahi uzmanının da bulunduğu yetkili sağlık kurulundan rapor alınıp (kararın davacı tarafından temyiz edilmediği göz önüne alındığında davalının usuli kazanılmış hakları da gözetilerek) sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulmasının bozmayı gerektirdiği-
Davacı lehine takdir olunan manevi tazminatın bir miktar çok olduğu görülmüş ve hakkaniyete uygun bir manevi tazminata hükmedilmesi gerektiği- Manevi tazminatın kaza tarihinden (17.02.2012) işleyecek faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmiş ise de, davacı tarafça 11.05.2012 tarihinde davalıya ihtarname gönderilerek 3 iş günü içerisinde (atıfet mehili) manevi tazminat ödenmesinin istenmesi karşısında ihtarnamenin tebliği tarihinden hesaplanacak 3 iş günü sonrası davalının temerrüde düştüğünün kabulüyle o tarihten itibaren faize hükmedilmesi gerektiği-
Alkollü olarak motosiklet kullanması ile zararın doğmasında ve artmasında müterafik kusurlu olması nedeniyle %20 oranında tazminattan indirim yapıldığı- Aktüer raporundaki hesaplamanın, TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant yöntemi uygulanmak suretiyle yapılacağı-
Uyuşmazlık, taraflar arasında geçerli ortaklık ilişkisi kurulmadığının tespiti ve verilen paranın iadesi istemine ilişkindir...
Uyuşmazlık, maddi ve manevi tazminat talebi istemine ilişkindir...