Haksız eylem nedeniyle maddi tazminat talebi-
Destekten yoksun kalma tazminatına ilişkin davada, trafik kazası sonucu davacıların desteğinin ölümü ile zararın meydana gelmiş olduğu- Olay anında zararın ve tazminat yükümlüsünün öğrenildiği, ölüme bağlı meydana gelen zararın sonradan artmasının veya değişmesinin mümkün olmadığı- Olay tarihinden itibaren ıslahın yapıldığı tarihe kadar davaya konu olay bakımından uygulanması gereken (BK m. 60) bir yıllık, (KTK m. 109) iki yıllık ve (TCK m. 102) beş yıllık ceza zamanaşımı sürelerinin dolduğu ve davalının süresinde zamanaşımı def'ini ileri sürdüğü gözetilerek, bu davalı yönünden asıl davada ıslah edilen kısım için davacı talebinin reddine karar verilmesi gerektiği- "Hukuk mahkemesince kusur araştırılması yapılmadığı, ceza dosyasında yapılan kusur araştırmalarının ise kusur oranını kesin olarak sonuca bağlamadığı, bu bağlamda davacılar tarafından ıslah tarihinin yapıldığı tarihte bile henüz tazminat yükümlüsünün öğrenilmediği, ıslah edilen miktarın zamanaşımına uğramadığı" şeklindeki görüşün HGK çoğunluğunca benimsenmediği-
Davacı Kuruma ait araç ile davalıların sürücüsü ve işleteni oldukları aracın karıştığı trafik kazasında davacının aracının hasar görmesi nedeniyle maddi tazminat istemi-
Önceki kararın davalılar yönünden kesinleştiği gözetilerek, bozma kapsamında sadece davalı yönünden inceleme yapılıp hüküm tesis edilmesi ve davalılar şirketler yönünden önceki hükümdeki maddi ve manevi tazminatlara ilişkin bölümün kesinleştiği-
Davalı sigorta şirketi tarafından ZMSS poliçesi ile teminat altına alınan aracın davacı yayaya çarpması sonucu yaralanan davacının sürekli iş göremezlik tazminatı talebi-
Uyuşmazlık, davalı sigorta şirketi tarafından İMMS poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu davacının aracında meydana gelen hasara ilişkin onarım bedelinin tahsili talebine ilişkindir...
Uyuşmazlık; asıl davada, komşuluk hukukuna aykırılık nedeniyle eski hale getirme bedeli ve kazanç kaybına ilişkin tazminat, birleşen davada ise kazanç kaybı nedeniyle tazminat istemlerine ilişkindir...
Alacak hakkının hukuki ilişkinin kurulduğu veya hukuki olayın meydana geldiği anda, talep hakkının ise borcun muaccel olduğu anda doğacağı- Tasarrufun iptali davalarında borcun tasarruf tarihinden önce muaccel olmasının değil, tasarruf tarihinden önce doğmuş olmasının arandığı- Alacağın dayanağını kötü niyet tazminatının, kötü niyetli takip sebebiyle ortaya çıkan yasadan kaynaklı zarara ilişkin olduğu ve borcun doğum tarihinin tarihi takip tarihi olduğu- Kavramlar karıştırılarak kararın kesinleşme tarihinden sonra yapılan tasarrufun iptal edilemeyeceğine ilişkin yorumun hatalı olduğu, davanın esasına girilmesi gerektiği-
Bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı- Davalı şirketin adına tescili gereken taşınmaz payını dava dışı 3. kişilerle yapılan kat karşılığı inşaat sözleşmesi uyarınca davalı şirket adına tescil edilmesi gerekirken şirket adına tescil edilmeksizin doğrudan şirket ortağı tarafından davalı üçüncü kişiye (şirket ortağının oğluna) devredildiği, davalı üçüncü kişinin taşınmazı devrettiği dördüncü kişinin davalılarca el ve işbirliği içerisinde hareket ettiği hususunun kanıtlanmadığı- Muvazaanın, muvazaanın tarafı olmayan üçüncü kişiler (davacı-alacaklı) bakımından haksız fiil niteliğinde olduğu, buna göre borçlu ile muvazaalı hukuki ilişki içine giren kişinin (üçüncü kişinin) muvazaalı işlemden zarar gören üçüncü kişinin (alacaklı) zararından sorumlu olduğu (TBK 49 vd)- "Muvazaa nedeniyle iptali istenen taşınmazın dördüncü kişi tarafından dava dışı kişilere satılarak elden çıkarıldığı bu kişilerin davaya dahil edilmediği gibi dördüncü kişinin el ve işbirliği içinde hareket etmediğinin tespit edilmesi ve bu kişiye karşı davanın reddine karar verilmesine ve muvazaalı tasarrufun iptalinin mümkün olmaması, TBK m. 19'a dayalı tasarrufun iptali davalarında İİK 283/2. maddesinin uygulanmasını öngören hiçbir yasal bir düzenlemenin olmaması karşısında borçlu ve üçüncü kişi aleyhine alacağın tazminata çevrilerek verilen hükmün bozulması gerektiği" görüşünün kabul görmediği-
Davalı şirketin taşıma esnasında kullandığı güzergah ve yolun ne kadarlık kısmını kullandığı hususu belirlenmek suretiyle, yolun bozulmasına etken olan diğer sebepler de dikkate alınarak karar verilmesi gerektiği-
