TÜRK BORÇLAR KANUNU > - Genel Hükümler > - Borç İlişkisinin Kaynakları > - Haksız Fiillerden Doğan Borç İlişkileri > - A. Sorumluluk > Madde 49 - I. Genel olarak
Bisiklet, elektrikli bisiklet, motorlu bisiklet ve motosikletlerde sürücülerin koruma başlığı ve koruma gözlüğü, yolcuların ise koruma başlığı (kask) takmasının zorunlu olduğu, somut olayda, motosiklette sürücü olan davacının davaya konu trafik kazası nedeniyle yaralandığı bölgenin yüz bölgesi olduğu, davacının burnunda kırık olduğu, maluliyetin çene ve burun bölgesindeki sabit iz nedeniyle oluştuğunun dosya kapsamında bulunan tedavi evraklarından anlaşıldığı- Motosiklette sürücü olan davacının yüz bölgesinden darbe aldığı, kaza tespit tutanağında yer alan koruyucu tertibatlar kısmında ise kaskının takılı olup olmadığı hususu tespit edilememiş olsa da yaralanma bölgesi gözetildiğinde sadece yüz bölgesinden darbe alması sonucu maluliyetinin oluştuğu hususları değerlendirildiğinde, meydana gelen trafik kazasında koruyucu başlık (kask) takmaması nedeniyle zararın artmasında katkısının bulunduğu gözetilerek %20 oranında müterafik kusur indirimi yapılmak suretiyle davalının sorumlu olduğu tazminat miktarının belirlenmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisinin doğru görülmediği-
Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik ve AAÜT bir bütün olarak yorumlandığında tarafların avukat ile temsil edildiği hâllerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücretinin, her iki taraf için de AAÜT’de yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biri olarak hükmolunması gerektiği- Haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının doğru biçimde belirlenmesinin gerekli olduğu; belirlemenin ise, haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan yönetmelik hükümleri dikkate alınarak yapılması gerektiği-
Uyuşmazlık, davalı tarafından ZMSS poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucunda davacının yaralanmasından kaynaklanan sürekli iş göremezlik tazminatı istemine ilişkindir...
Davacı şirketin işlettiği hastanede Türkiye'de oturma izni ve çalışma izni olmayan hekimin çalıştırılarak bazı hastaların gıyaplarında reçete düzenlediği, diğer hekimlerin kaşelerini bilgileri dışında bu reçetelere bastığı ve kendisinin imzalayarak sahte fatura oluşturduğu, bu şekilde düzenlenen reçetelerin davalı Kuruma fatura edildiği ve bedellerinin Kurum tarafından eczanelere ödendiği dosya kapsamı ile sabit olup söz konusu usulsüz reçeteler ile kurum zararına sebebiyet verildiği,sahte şekilde oluşturulan bu reçetelerin hastalar tarafından alındığından bahisle Kurum zararının oluşmadığı sonucuna varmanın mümkün olmadığı, çalışma izni olmayan yabancı uyruklu doktorun eylemleri sonucu oluşan Kurum zararından da davacı sağlık kuruluşunun sorumluluğunun bulunduğu- Davalı kurumun yazıları ile eczanelere ödenen sahte reçete karşılığının faizi ile birlikte davacı sağlık kuruluşundan mahsubuna yönelik işleminde hukuka aykırılık bulunmadığından, davanın reddine karar verilmesi gerektiği-
Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik ve AAÜT bir bütün olarak yorumlandığında tarafların avukat ile temsil edildiği hâllerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücretinin, her iki taraf için de AAÜT’de yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biri olarak hükmolunması gerektiği- Hakem heyetince İstanbul Teknik Üniversitesi Trafik Kürsüsü veya Karayolları Genel Müdürlüğü Trafik Fen Heyeti gibi kurumlardan oluşturulacak heyetten kusur oranları arasında oluşabilecek çelişkiyi de giderecek mahiyette, uzlaştırıcı, denetime açık, ayrıntılı ve kusur oranlarının belirtildiği rapor aldırılarak sonucuna göre karar vermek gerektiği-
İtiraz Hakem Heyetince dava konusu trafik kazasına ilişkin varsa ceza soruşturma dosyası da dosya arasına alınarak tüm deliller değerlendirilmek suretiyle tarafların olaydaki kusur oranlarının tespiti için uzman bilirkişilerden denetime elverişli, ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınıp sonucuna göre karar verilmesi gerektiği- Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik ve AAÜT bir bütün olarak yorumlandığında tarafların avukat ile temsil edildiği hâllerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücretinin, her iki taraf için de AAÜT’de yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biri olarak hükmolunması gerektiği- Haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının doğru biçimde belirlenmesinin gerekli olduğu; belirlemenin ise, haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan yönetmelik hükümleri dikkate alınarak yapılması gerektiği-