İşçinin kıdemi, meslek unvanı, fiilen yaptığı iş, işyerinin özellikleri ve emsal işçilere ödenen ücretler gibi hususlar dikkate alındığında imzalı bordrolarda yer alan ücretin gerçeği yansıtmadığı şüphesi ortaya çıktığında emsal ücret araştırması gerekeceğinden davacı, davalı işyerinde nitelikli kazıcı iş makinası operatörü olarak çalışmış olup davacının ücretinin, işçi-işveren sendikalarından ve ilgili meslek odasından sorularak tespit edilen ücrete göre tazminat ve alacaklarının hesaplanması gerektiği-
Hükme esas alınan bilirkişi raporundaki tazminata esas ücret hesabında, dosya kapsamındaki imzasız bordrolarda tahakkuk ettirilen prim ödemeleri dikkate alınmış ise de, davacıya yapılan prim ödemelerinin devamlılık arz etmediği anlaşılmakla prim ödemesinin giydirilmiş ücrete dahil edilmesinin hatalı olduğu- Fazla çalışmanın ispatı açısından işyeri kayıtlarının mevcut olmaması karşısında mahkemece fazla çalışmanın tanık beyanlarına göre ispatlanması mümkün ise de, dinlenen tanıkların davalı bankanın Y. şubesinde çalışmış olmaları, davacının diğer şubedeki çalışmaları konusunda görgüye dayalı bilgilerinin bulunmaması karşısında davacının B. şubesindeki fazla çalışmalarını ispatlayamadığı anlaşıldığından, fazla çalışmanın davacının tanıklarla birlikte çalıştığı dönemlerle sınırlı olarak kanıtlandığı kabul edilerek fazla çalışma alacağının hüküm altına alınmasının doğru olacağı-
Uyuşmazlık konusu yevmiye ve ikramiye farkı, yıpranma primi alacaklarını, davacı; sendikaya üye olduğu ve toplu iş sözleşmesinden yaralanabileceği tarihi, çalışma süresini, en son ödenen ücreti, toplu iş sözleşmesi gereği alması gerektiğini iddia ettiği aylık ücret miktarını, yan alacaklarını iş yerinde uygulanan toplu iş sözleşmesi hükümleri gereğince belirleyebilecek durumda olduğundan, talep edilen alacak kalemlerinin belirsiz alacak olmadığı-
Dava konusu fazla çalışma ücreti, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacak taleplerine ilişkin hesaplama yapılırken davacı tarafça sunulan vardiya listeleri ve puantaj kayıtlarının sonuca etkili olup olmayacağının değerlendirilmesi gerekeceği-
Temizlik yardımı adı altında yapılan ödemenin amacı, spor kesintisini karşılamak olduğundan, bu durumda işçi ücretinde gerçek anlamda bir kesintiden söz edilemeyeceği, yıldan yıla artarak yüksek miktarlara ulaşan temizlik yardımı ile spor kesintisinin, 16.12.2013 tarihli toplu iş sözleşmesi ek protokolüyle aynı tarihten itibaren birlikte uygulamadan kaldırılmış olması da, bu hususu doğruladığı, bu sebeplerle, davacının 01.03.2008 tarihinden sonraki döneme ilişkin spor kesintisinden kaynaklı ücret alacağı talebi haksız olup, kabul edilemeyeceği, mahkemece, davacının sadece 01.03.2008 tarihinden önceki dönemde yapılan kesintileri talep etmekte haklı olduğu kabul edilerek, zamanaşımı savunması yeniden değerlendirilmeli ve zamanaşımına uğramamış alacak miktarı tespit edildiği takdirde hüküm altına alınması gerekeceği-