Takip dayanağı çekte lehtarın cirosu bulunmayıp, ciro silsilesi kopuk olduğu gerekçesi ile takibin iptaline karar verilmesi gerekeceği-
Borçlunun, çekin, 80.000 TL bedelli olarak verildiği şeklindeki beyanı, borcun 80.000 TL'lik kısmının kabulü anlamında olup çekin 80.000 TL olan bedelinin tahrifat sonucu 180.000 TL'ye dönüştürüldüğü sabit olduğundan borca kısmi itirazın kabulü ile 80.000 TL'sı ve fer'ilerini aşan kısım yönünden İİK'nun 169a/5. maddesi uyarınca takibin durdurulmasına karar verilmesi gerektiği-
Takibin iptali kararının yasal dayanağı İİK'nun 170/a maddesi olduğundan ve anılan maddede tazminat öngörülmediğinden, mahkemece, alacaklının tazminatla sorumlu tutulması isabetsiz olup, kararın bu nedenle bozulması gerekir ise de, bu yanlışlığın giderilmesinin yeniden yargılama yapılmasını zorunlu kılmadığı-
Borçlu vekilinin itiraz dilekçesinde; ''...Davacı taraf ödenmiş olan senedi tekrar tahsil etmek istemektedir. Müvekkilin hiç borcu olmadığından işbu davanın açılma gereği doğmuştur...'' demek suretiyle borcu kabul edip ödediğini ileri sürdüğü görüldüğünden, anılan İİK'nun 170/a-son maddesi hükmü uyarınca, aynı maddenin ikinci fıkrasının olayda uygulanması ve takibe dayanak bononun kambiyo senedi niteliği taşıyıp taşımadığı üzerinde durulmasının mümkün olmadığı-
Borçlunun, takip dosyasına dilekçe sunarak borcu kabul ettiğini, takibe itirazı olmadığını bildirdiği, yine aynı tarihte ödeme taahhüdünde bulunduğu dikkate alındığında, İİK'nun 170/a-son maddesi uyarınca borç kabul edilmiş olup takibin iptaline karar verilemeyeceği-
Lehtar ve keşideci sıfatının birleşmesi durumunda, düzenlenen senedin, bono niteliğinde sayılmayacağı- Keşideci ve lehtar arasındaki hukuki durumun cirantayı etkilemeyeceği-
Takip dayanağı çekin incelenmesinde, takip alacaklısının ciro silsilesi içerisinde yer almadığı görülmekte ise de çeki ibraz eden kişinin çek alacağını adi yazılı belge ile takip alacaklısına TBK'nun 184. maddesi koşullarında temlik ettiği çeki elinde bulunduran temlik alacaklısının yetkili hamil olduğu anlaşıldığından, mahkemece, alacaklı yetkili hamil kabul edilerek borcu bulunmadığı ve çekte tahrifat yapıldığı itirazlarının incelenerek oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekeceği-
Takibe konu edilen senette lehtar hanesinde “ ... ve Ortakları” yazılı olduğu, bu firmanın gerçek ya da tüzel kişiliği olmadığından anılan bononun kambiyo senedi vasfını taşımadığı; senet üzerindeki sözleşme ve arkasında yer alan cari hesap kayıtlarından, senedin kayıtsız şartsız bir ödeme vaadi unsurunu içermediği anlaşıldığından, bu nedenle de kambiyo vasfı olmadığı; icra mahkemesince, İİK. mad. 170/a uyarınca re'sen takibin iptaline karar verilmesi gerektiği-
Takip dayanağı senet üzerindeki imzanın borçlu şirket yetkilisine ait olmadığına yönelik itirazın kabulü üzerine takibin durdurulmasına karar verileceği ve bu durumda alacaklının alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere tazminata mahkum olması gerekeceği-
Borçlunun, takibe dayanak senedin, veresiye fişi aslından koparıldığına ilişkin sahtelik iddiası yargılamayı gerektirdiğinden, bu iddianın dar yetkili icra mahkemesinde incelenmesinin mümkün olmadığı-