Yerel mahkemece, davacının daha önce de menfi tespit davası açtığı ve davanın kısmen kabulüne karar verildiği, davacının çeşitli tarihlerde yaptığı ödemelerin BK.84. maddesi uyarınca düşülmesi gerektiği düşüncesine dayalı bilirkişi raporuna itibar edilerek, ihraç kararına dayanak edilen borcun gerçek borcu göstermesi gerektiğinden fazla ve fahiş olan ve üyenin gerçek borcuna ilişkin olmayan fazla alacak talebini içeren ihtarnamelerin üyenin ihracına esas alınamayacağı gerekçesiyle davanın kabulüne ilişkin kararının onanması gerekeceği-
Mahkemece, yeniden bilirkişi incelemesi yaptırılıp davacının ibraz ettiği ödeme makbuzları da teker teker değerlendirilerek gerektiğinde kooperatif kayıtları da getirtilip üzerinde inceleme yapılarak ve yapılacak incelemede ödeme makbuzlarının vade tarihlerine değil tanzim tarihlerine göre değerlendirilmesi, kooperatifin aksi yönde savunması olması halinde bu yön üzerinde de durulması gerekeceği, ayrıca 1858 numaralı senedin takip talebinde yer almadığı halde hükümde de gözetilmesi doğru olmadığından bu hususun nazara alınması, icra takibi hem anapara hem faiz gözetilerek yapıldığından reddedilen senetlere ilişkin anapara ve faizin de ayrı ayrı değerlendirilmesi ve bu arada BK 84 maddesinin de nazara alınması gerekeceği-
Mahkemece, kooperatif konusunda uzman bir bilirkişi seçilerek, bilirkişiden, kooperatif defter ve kayıtları, genel kurul kararları, tarafların sunduğu diğer belgeler üzerinde inceleme yapılarak davalının borçlu olup olmadığı, BK 84 maddesinin uygulama koşullarının bulunup bulunmadığı, hususlarında, açıklamalı, gerekçeli ve denetime elverişli, rapor alınarak oluşacak uygun sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekeceği-
İlamda faize hükmedilmesi halinde, asıl alacağın ödenmiş olması durumunda fazlaya ilişkin hak saklı tutulmasa dahi faiz istenebileceği, ancak ilamda faize ilişkin hüküm yok ise alacaklının, ilk takipte karar tarihinden itibaren faiz istememişse artık müstakilen faiz için ikinci bir takip yapamayacağı-
BK'nun 84. (şimdi; TBK’nun 100/I.) maddesi uyarınca yapılan ödemelerin öncelikle faiz ve masrafa mahsup edileceği-
Hukuki sonuç itibariyle kamulaştırma bedeli arttırımı ilamıyla aynı nitelikler taşıyan kamulaştırmasız el atmaya ilişkin ilamlarla hüküm altına alınan tazminat alacaklarına da ilam kesinleşme tarihinden itibaren, Anayasa'nın 46/son maddesinde düzenlenmiş olan kamu alacaklarına uygulanan en yüksek faiz oranının uygulanması gerekeceği-
Borcun takipten sonra ama takibin kesinleşmesinden önce yatırılması durumunda mahkemece, ödenen miktarın BK. 84 uyarınca borçtan mahsup edilerek, bakiye alacağın belirlenmesi gerekeceği-
İİK.nun 84.maddesi uyarınca, yapılan kısmi ödemelerin öncelikle faiz ve masraflardan mahsup edilmesi, geriye kalan paranın ise asıl alacaktan indirilmesi ve her ödeme yapıldıkça bakiye alacağın bu suretle saptanması gerekeceği-
Daha önce temerrüde düşmemiş borçlu, alacaklının yapmış olduğu takip ile temerrüde düşeceği, bu nedenle borçlunun yapmış olduğu ödeme, takip tarihinden sonra olduğu için alacaklı yapılan ödemeyi öncelikle faiz alacağından mahsup edebileceği-
İcra takibinden önce gönderilen hesap kat ihtarına 1 aylık süre içinde itiraz edilmemiş olması halinde, hesap özetinin gerçeğe aykırılığının ancak borçlu tarafından borç ödendikten sonra dava edilebileceği; icra mahkemesince bu konuda bilirkişi incelemesi yapılarak sonuca ulaşılamayacağı, kesinleşen borç miktarını değiştirir nitelikte geriye dönüşle asıl borcun yeniden belirlenemeyeceği-