Haciz yolu ile takiplerde düzenlenen sıra cetvelinde alacaklıların haciz tarihlerine göre sıralanması bulunduğu, bunun için ilk kesin haciz sahibi alacaklı ve buna iştirak edebilecek diğer alacaklılar belirlenerek hacze iştirak dereceleri ve her derece içinde de sıraların oluşturulduğu- Haciz sıra cetvelinin ilk kesin haciz sahibi alacaklı ve buna iştirak edebilecek diğer alacaklılar nazara alınarak düzenleneceği, ilk kesin hacizden sonraki hacizlerin birbirlerinin hacizlerine iştirak etmeleri gibi bir durum söz konusu olmadığı- Şikayet olunanın alacaklı bulunduğu icra dosyalarındaki ihtiyati hacizlerin, şikayetçi bankanın ikinci sırada yer alan haczine iştirak etmesi gerektiği görüşünün yasal dayanağı olmadığı-
Borçlunun maaşı üzerinde birden fazla haciz bulunduğu, borçlunun şikayetçi belediyeye nakil olduğu ............. Belediyesinden şikayetçi belediyeye gönderilen nakil ilmuhaberinde maaş üzerindeki hacizlerin eksik bildirilmesi nedeni ile şikayete konu dosyaya ilişkin kesintiye başlanıldığı, borçlunun şikayetçi belediyeye nakil olduğu belediyece borçlunun maaşı üzerindeki hacizlere ilişkin sonradan bildirim yapılması ve birden fazla icra müdürlüğü tarafından maaş haczi müzekkeresi yazılmış bulunması ve tasarrufun iptali davaları nedeniyle şikayetçi belediyenin haciz kesintisi yapmadığı, olayın seyrine göre, gelinen aşamada şikayetçi belediyenin hangi dosya haczinin önce olduğu konusunda değerlendirme yapamayacağı görülmekle belediyeye atfedilebilecek bir kusur bulunmadığı, bu nedenle İİK’nın 356. maddesi gereğince şikayetçi belediyeye muhtıra çıkarılmasının koşullarının oluşmadığı- Maaş kesintisine ilişkin hangi icra dosyasına ödeme yapılacağına ilişkin sıralamanın takip dosyası alacaklısının başvurusu üzerine incelenebileceği-
Temlik eden şirketin davada taraf sıfatı kalmadığından kararı temiyizde de hukuki yararının bulunmadığı- Sıra cetveline ilişkin uyuşmazlıkta, alacağının bonoya dayalı olmasının, alacağın gerçek olduğunun kabulüne yeterli olmayacağı, davalı alacaklının, bononun düzenlenme nedenini açıklaması ve esas ilişkiyi kanıtlaması gerektiği- Muvazaa iddiasına dayalı sıra cetveline itiraz davalarında ispat yükü davalı alacaklıda olduğundan, ispat yükünün yanılgılı olarak davacıya yüklenmesi ve aralarında doğrudan hukuki ve temel ilişki bulunmamasına rağmen, davacıya yemin teklif etme hakkının hatırlatılması suretiyle hüküm kurulmasının hatalı olduğu- İtiraz edilen icra dosyasında alacaklı sıfatı, alacağı temlik alan kişide olduğundan, temlike edenin davaya asli müdahil olarak katılmasını gerektiren herhangi bir neden bulunmadığı, müdahilin, alacağını temlik ettiği kişinin yanında ona yardımcı olmak amacıyla fer'î müdahil olarak davaya katılmış olduğu-
Sıra cetveline şikayet davalarında mahkeme gerekçesinde 'sıra cetvelinin nasıl düzenleneceği' belirlenerek, karar kısmında sıra cetvelinin iptali ile yetinilmesi ve gerekçede 'şikayetçinin alacak miktarı, hangi sırada yer alacağı, somut olayda olduğu gibi garame olup olmayacağı' belirtilerek karar oluşturulması gerekeceği-
İhalenin alacağa mahsuben yapılması halinde, ihale alıcısı tarafından ihale bedelinin ne kadarının ödenip ödenmeyeceğinin, İİK.m.140 uyarınca sıra cetveli yapıldıktan sonra netleşeceği- Bu nedenle Bölge Adliye Mahkemesince "ihale bedelin ödendiği ve tescile engel kalmadığı" yönündeki eksik incelemeye dayalı olarak yazılı şekilde tesis edilen hükmün isabetsiz olduğu- İhalede alacağa mahsuben satın alınan taşınmazın, alıcı adına tescili için ihalenin kesinleşmiş olması yeterli midir, yoksa ayrıca düzenlenmiş olan sıra cetvelinin de kesinleşmiş olması gerekir mi?
Tasarrufun iptali davalarında yasa koyucunun İİK'nın 281/2. maddesinde ihtiyati tedbir değil münhasıran ihtiyati haciz öngördüğü, mahkemelerce verilen ihtiyati tedbir kararlarının ihtiyati haciz olarak kabulünün hukuken mümkün olmadığı; ancak mahkemenin ara kararında açıkça İİK'nın 281/2. maddesi gereğince ihtiyati haciz kararı verilmesine rağmen tapu müdürlüğüne sehven ihtiyati tedbir şerhi bildirilmişse, kararın özü ve yasal dayanağı esas alınarak kesin hacze dönüşen bir ihtiyati haczin varlığının kabul edilmesi gerektiği-
Şikayet dilekçesinde belirtilen hususlar, ileride sıra cetveli düzenlendiğinde, icra müdürlüğünün İİK 100. maddeye yarar bilgilerin bildirildiği cevabın gerçeğe uygun olmadığı ileri sürülerek açılacak sıra cetveline ilişkin şikayet veya itiraz davasında tartışılacak hususlar olduğundan, şikayetin reddi gerektiği-
MTV alacağının yediemin ücretinden önce ödenip ödenmeyeceği hususu icra mahkemesinde şikâyet yolu ile çözülebilirse de; yediemin ücretinin tespitinde yedieminin kendi tarifesi yerine Adalet Bakanlığınca belirlenen ücret tarifesinin uygulanacağına ilişkin belirleme ve yediemine ödenecek ücretin ne kadar olacağının tespit edilmesinin genel mahkemelerde yapılacak yargılama ile çözülebileceği-
İlk haciz sahibine ait dosyasına ait takip ilamsız icra takibi olduğundan, bu takipte konulan ilk hacze iştirak edecek alacaklının İİK. 100/2 bendi uyarınca “takipten önce açılmış bir dava üzerine alınan ilama” istinat etmesi gerektiği-- Şikayetçinin nafaka alacağı sonraki bir tarihte açılmış davaya dayalı ilam olduğundan, nafaka alacağının ilk hacze iştirak edemeyeceği-
İpotekten sonra ilk gerçek kişi haczine SGK'nın 6183 Sayılı Kanun'nun 21/1 maddesi uyarınca iştirak ederek bunların alacakları ödendikten sonra artan para olması halinde haciz sırasına göre icra dosyasına giren paranın dağıtılacağı, Kanun'un bu amir hükmü gözetilmeden haciz sırasına bakılmaksızın tüm alacaklılar arasında garame yapılmasının doğru olmadığı-
