Sıra cetvelinde haciz tarihi belirlenirken haciz yazısının yazıldığı tarihin değil, üçüncü kişiye ulaşıp kayda işlendiği tarihin gözetileceği- Hastane işletme ruhsatı haczinde, haciz tarihinin, haczin ruhsat kaydına işlendiği tarih olduğu- Haciz sıra cetvelinde işçilik alacaklarının öncelik hakkının olmadığı, sıranın İİK m. 100 uyarınca belirlendiği, işçi alacaklarına tanınan imtiyazın ancak aynı derece hacze iştirak edenlere karşı ileri sürülebileceği, şikayetçilerin haciz tarihleri daha önce olan diğer alacaklara karşı önceliğinin bulunmadığı- Hastane ruhsatı satış bedeli icra kasasına girinceye kadar hacze iştirakin mümkün olduğu, takibin bu tarihten sonra kesinleşen şikayetçi alacaklının hacze iştirak edemeyeceği-
Borçlu "taşınmaz satışından elde edilen paranın dosya alacağından mahsup edilmesini" talep etmiş olup; İhale konusu  taşınmazın lacaklı bankaya ipotek alacağına mahsuben açıklaması ile ihale edildiği ve ihalenin kesinleştiği, borçlunun satış bedelinin kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla takipteki dosya alacağından mahsup edilmesi talebinin icra müdürlüğünce alacaklıya çıkartılan muhtıraya verilen cevapta ipotek alacağına mahsuben alınan taşınmazın satış bedelinin bu dosya alacağından mahsup edilemeyeceğinin bildirildiği, iddia edilen hususların yargılama gerektirdiği gerekçesiyle reddedildiği- Satış bedelinin müdürlük dosyasına gönderildiği, satışı yapılan taşınmazın alacaklı bankaya ipotekli olduğu, ancak ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile takibe geçilmediği ve gelen ihale bedelinin rehin bedelini karşılamaya yetmediği anlaşıldığından sıra cetveli yapılmasına yer olmadığına karar verildiği anlaşılmakla, taşınmaz üzerinde birden fazla haciz ve rehin alacağı bulunduğu, satış bedelinin dosya borcunu karşılamaya yetmediği ve hangi dosyaya ödenmesi gerektiği hususunun icra müdürlüğünce düzenlenecek sıra cetvelinde tartışılması gerektiği nazara alınarak, ilk haczi koyan icra müdürlüğünce sıra cetveli yapılmasının emredilmesine karar verilmesi gerektiği-
Birleşen dosyalarda davacı alacaklılar tarafından "sıra cetvelinde birinci sırada bulunan alacaklının alacağının muvazaalı olduğu" iddia edilerek bu sıra cetvelinin iptali talep edilmiş ise de icra mahkemesince söz konusu sıra cetvelinin iptal edildiğine dair verilen kararın kesinleştiği, bunun üzerine aynı satış bedeli için aynı icra dosyasından yeniden sıra cetveli düzenlendiği görülmekle iptal edilen sıra cetveline ilişkin itirazlar bakımından açılan davalar konusuz kaldığı- Bölge Adliye Mahkemesince sonraki tarihli sıra cetveline itiraz incelenirken konusuz kalan davalar yönünden de değerlendirme yapılarak davalı alacaklıların yeni sıra cetvelinde de birinci derecede yer aldığı ve davacıların muvazaa iddialarının devam ettiği gerekçesiyle asıl ve birleşen davalarda iptal edilen sıra cetveli üzerinden hüküm kurulmasının hatalı olduğu- Satış bedelinin nemalandırılması hâlinde, ödeme zamanında alacaklılara ödenecek miktar farklı olacağından, hüküm fıkrasında garame yapılarak alacaklılara ödenecek payların belirlenmesi yerinde olmadığı-
Taşınmazların birinin ya da birkaçının satılması tüm alacakları tatmine yeterli ise artık bundan sonraki diğer taşınmazların icra müdürlüğünce satışının yapılmaması gerekeceği- Mahkemece, şikayete konu icra dosyasının konusu olan ipotekten önce uygulanan hacizlerin ilişkin oldukları takip dosyaları hakkında İİK'nın 100. maddesine esas malumatlar toplanarak güncel alacak miktarlarının tespitiyle, şikayetçi tarafından ileri sürülen satışı yapılan taşınmazın satış bedeli ile dosyaya yapılan ödeme tutarının dosya borcunu karşılamasına rağmen satışa devam edildiği hususundaki fesih sebebinin yerinde olup olmadığının gerekçesiyle birlikte tartışılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekeceği-
Birden fazla tasarrufun iptali davasında verilen ihtiyati hacizlerden birisinin ilk kesinleşen ihtiyati hacze iştirakinin İİK 268/1, 100/1-1 ve 100/1-2. maddelerine göre belirleneceği- Somut olayda, şikayet olunanın haczi ilk kesin haciz olup şikayetçilerin hacizleri ise daha sonra kesin hacze dönüşmüşse de, şikayetçilerin kesin hacze dönüşen ihtiyati hacizlerine dayanak davaları şikayet olunanın kesin haczinden önce açıldığından, şikayetçilerin kesin hacizlerine konu ihtiyati haczin uygulandığı dava tarihlerinin şikayet olunanın kesin haciz tarihinden önce olması nedeniyle İİK m. 268/1 ve 100/1-2 uyarınca ilk sırada yer alan kesin hacze iştirak etmeleri ve paranın her üç alacaklı arasında garameten paylaştırılması gerektiği-
Şikayet  olunanın gerek (tasarrufun iptali) dava tarihi gerek ihtiyati haciz tarihleri ve şikayetçinin takip alacağının dayanağı gözetildiğinde; ilk kesin haczin şikayetçiye ait olduğu, şikayet olunanın tasarrufun iptali davasının karar tarihi dikkate alındığında ilk kesin hacizden sonra hüküm verildiği ve 24.11.2022 tarihi itibariyle ihtiyati haczin kesin hacze dönüştüğü, İİK'nın 100/1-2 maddesi dikkate alınarak, şikayet olunan ve kamu haczinin ilk kesin hacze iştiraki ile garameten paylaşılması gerektiği-
Borçlunun Sosyal Güvenlik Kurumundaki alacaklarına haciz konulduğunun, aynı alacaklar üzerinde şikayete konu takip dosyası dışında da hacizler bulunduğunun, SGK tarafından borçlunun hesabında bulunan tutarın muhtelif tarihlerde icra müdürlüğüne gönderildiğinin, icra müdürlüğünce bu paraların bir kısmının dosya alacaklısına ödendiğinin, şikayetçi tarafından söz konusu bedel üzerinde kendilerinin de haczi olduğunun ve sıra cetveli yapılması gerektiği yönündeki taleplerinin reddine ilişkin icra müdürlüğü işleminin kaldırılmasını istediğinin anlaşıldığı, her ne kadar şikayet eden üçüncü kişi, icra dosyasının tarafı değil ise de, haciz alacaklısı olması nedeniyle aktif husumet ehliyetinin olduğu, ayrıca hacze iştirak eden alacaklılar, sıra cetveli yapılmadan sıra cetveline itiraz ya da şikayet niteliğindeki başvurularda bulunamayacaklarından, haciz koyduran alacaklıların sıra cetveli düzenlenmesini talep etmekte hukuki yararlarının bulunduğu, bu durumda ilgili yasal düzenlemeler uyarınca, icra müdürlüğünce sıra cetveli düzenlenmesi zorunlu olup, mahkemece, şikayetin icra müdürlüğünce sıra cetveli yapılması gerektiğine karar verilmek suretiyle kabulü gerekeceği-
Ortaklığın giderilmesi için yapılan satışlardan sonra da, İİK 100'e göre bilgileri toplaması ve satış bedeli üzerinde hacizler mevcut olması halinde ilk haczi koyan icra dairesine satış bedelini gönderilerek ve bu şekilde sıra cetvelinin düzenlenmesi gerektiği- Yetkisiz yerde (Sulh Hukuk Mahkemesi Satış Memurluğunda) düzenlenen belgenin sıra cetveli olarak kabul edilemeyeceği ve şikayetin kabulü ile bu belgenin iptaline karar verilmesi gerektiği-
Üçüncü kişiye hem haciz müzekkeresi hem 89/1 haciz ihbarnamesi tebliğ edilmiş olup haciz müzekkeresine yönelik üçüncü kişi beyanda bulunulmuş ise de, İİK 78 kapsamında haciz müzekkeresine yönelik bir itiraz müessesesi bulunmadığı, haciz ihbarnamesine yönelik üçüncü kişinin cevabının ise itiraz niteliğinde bir cevap olmadığı, şikayet dilekçesinde belirtilen hususların, ileride sıra cetveli düzenlendiğinde, icra müdürlüğünün İİK 100. maddeye yarar bilgilerin bildirildiği cevabının gerçeğe uygun olmadığı ileri sürülerek açılacak sıra cetveline ilişkin şikayet veya itiraz davasında tartışılacak hususlar olduğu- Üçüncü kişi nezdindeki alacak, menkul hükmünde olup mahcuz para alacağı için satış söz konusu olmadığından, paranın icra dosyasına celbi talebinin satış talebi gibi değerlendirilmesi gerektiği-
İhale bedelinin satışa konu taşınmazın muhammen değerinin % 50'si ile o mal ile güvence altına alınan ve satış isteyenin alacağına rüçhanı olan alacakların toplamından hangisi fazla ise bu miktarı ve ayrıca bu miktara ilave olarak paraya çevirme ve paylaştırma masraflarını geçmesi gerektiği- Bu şartın ihalenin feshi şikayetlerinde mahkemece re'sen değerlendirilmesi gerektiği- İpotek alacaklısı banka tarafından İİK. 100. maddesi gereğince söz konusu dosyada verilen cevabi yazı ile bankanın alacağının bildirildiği ve buna göre ihale bedelinin rüçhanlı alacağı karşıladığı- Satış ilanına ilişkin tebliğlerin sadece muhatabını ilgilendirdiği- Şikayet dilekçesinde ileri sürülmeyen iddiaların istinaf aşamasında incelenemeyeceği- Şikayetçiler aleyhine hükmedilen para cezasının % 5 oranına düşürülmesi gerektiği-