Yapılan soruşturma ve toplanan delillerden; kadının eylemlerinin güven sarsıcı davranış niteliğinde bulunduğu anlaşılmış olduğundan, kocanın zinaya dayalı davasının reddine karar verilmesinin gerekeceği-
Davacı-davalı kadın tarafından evlilik birliğinin temelinden sarsılması sebebine dayanılarak boşanma davası açılmış, davalı koca tarafından da eşine karşı zina (TMK md. 161) ve evlilik birliğinin temelinden sarsılması sebebiyle karşı dava açılmış olduğundan; mahkemece davalı-davacı kocanın zina hukuki sebebine dayalı olarak açılan davası hakkında olumlu veya olumsuz bir karar verilmesi gerekeceği-
Kadına atfedilen sadakatsizlik eyleminin ispatlanamaması nedeniyle kocanın davası reddedilerek kesinleştiğine göre, artık kadının açmış olduğu temyize konu bu davada açıklanan vakıaya dayanılamayacağı ve bu hususun kadına kusur olarak ileri sürülemeyeceği-
Davalar birleştirilerek görülmüş olsa dahi, her davanın bağımsız niteliklerini koruyacağı ve birleştirilen davaların her biri hakkında ayrı hüküm verilmesi verilmesi gerekeceğinden, "zina" sebebine dayalı birleştirilen boşanma davası hakkında bir karar verilemesi gerekeceği-
Kadının, yalnızken bir başka erkeği ortak konuta alması ve bu şahsın yarı çıplak vaziyette gizlenirken yakalanması zinanın varlığına delalet edeceği-
Davacı, davalı kocanın bir başka kadından çocuğu olduğunu öğrendiği tarihten itibaren 6 ay içerisinde zinaya dayalı boşanma davasını açtığından, hak düşürücü süre yönünden davanın reddine karar verilemeyeceği-
TMK'nun 161 maddesi uyarınca zina sebebine dayalı olarak açılan davanın TMK 166.maddesi çerçevesinde değerlendirilip, karar verilemeyeceği-
Zina sebebinin kanıtlanmadığı ve davalının güven sarsıcı davranışlar içerisinde girdiği anlaşıldığından, mahkemece davacı kadının evlilik birliğinin sarsılması sebebine dayalı davası hakkında deliller değerlendirilip sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği- Tarafların müşterek çocuğunun dava tarihinden önce vefat ettiği anlaşıldığından bu çocuk yönünden de tedbir ve iştirak nafakası takdir edilmesinin ve velayet düzenlemesi yapılmasının doğru görülmediği-
Boşanma davası birden çok sebebe dayandırıldığında yalnızca genel boşanma sebebine dayanarak hüküm kurulmasının doğru olmadığı-
Kadının, yalnızken geceleyin bir başka erkeği ortak konuta almasının, zinanın varlığına delalet edeceği ve bu bakımdan zina kanıtlanmış olduğundan, tarafların TMK. mad. 166/1 uyarınca değil, “zina” (TMK. mad. 161) sebebiyle boşanmalarına karar verilmesi gerektiği- Annenin kişisel ilişkiyi sürekli olarak engellediği, bu yönde yapılan icra takibine karşın, babanın altı yaşındaki çocuğunu göremediği anlaşıldığından ve baba yanında kalmasının, çocuğun bedeni, fikri ve ahlaki gelişimine engel olacağı yönünde ciddi ve inandırıcı deliller de bulunmadığından, velayetin babaya bırakılması gerektiği-