Davaya ve davalının işlemine konu ilaç küpürlerinin sahte olduğu sabit olup bilirkişi raporu ile belirlenen “iğfal kabiliyeti” hususunun ceza yargılaması yönünden sonuç doğuracağı; davacının sorumluluğunu ortadan kaldırmayacağı-
Dava tarihi itibariyle meydana gelmemiş olan bir zararın tazmininin istenemeyeceği-
Mahkemece, taraflar arasında düzenlenen kira sözleşmesi uyarınca, aylık 3.450 Euro+KDV kira bedeli ile hasılatın % 8'nin kiralayana ödeneceği, davalının satışlarını yazar kasa, fiş ve fatura ile belgelendirmesi gerektiği, davalının hasılat üzerinden ödemesi gereken kira ücretini ödememek için sözleşmeye aykırı olarak fiş ve fatura düzenlemeden satış yaptığı, taraflar arasındaki kira sözleşmesinin akte aykırılık nedeniyle feshine, mecurun tahliyesine karar verilmesinin yerinde olduğu-
Mahkemece, taraflar arasındaki kira sözleşmesinin 4.maddesi gereğince, kiracının kiralananda “Lee Cooper” tabelası altında bu marka ürünleri kapsayan bay, bayan hazır giyim ürünleri ve aksesuarlarının, teşhir, pazarlama ve perakende satışının yapılacağının kararlaştırılmışken, davalı kiracının, kiralananda sözleşmede belirtilen ürünleri satmadığı, “G-Local” markalı ürünleri sattığı, davalının sözleşmede yazılı ürünler dışında ürün satışı yapabilmesi için, kira sözleşmesinin 12.2.6.maddesi gereğince kiralayanın yazılı onayını alması gerektiği, ancak davalının kiralayanın yazılı onayını almadığı bu durumun sözleşmenin 4, 12.2.6. ve 17.maddelerine açıkça aykırı olduğu, akde aykırılığın giderilmesi için davalıya gönderilen, ihtarnamenin tebliğ edildiği, ancak akde aykırılığın giderilmediği gerekçeleri ile davanın kabulüne, taraflar arasındaki aktin feshi ile kiralananın tahliyesine dair verilen kararın yerinde olduğu-
Dava, trafik kazasından kaynaklanan rücuan destekten yoksun kalma tazminatı istemine ilişkin olup, ölenin mirasçıları tarafından işleten ve sürücü aleyhine açılan davada davacı … Sigorta A.Ş. taraf olmadığı gibi, o dava kendisine usulüne uygun olarak da ihbar edilmiş olmadığından davacı sigorta şirketi ölenin annesine iyi niyetli olarak ödeme yapmış olduğuna göre işin esasına girilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekeceği-
Davacı idare, dava dışı ölen kişinin yakınlarına, tazminatın tamamını 19.10.2004 tarihinde ödemiş ise de, rücu edebileceği sorumlu kişilerin, idare mahkemesi kararının kesinleştiği 22.01.2007 tarihinde öğrenmiş olduğu; davanın 14.11.2007 tarihinde açıldığı gözetildiğinde, davanın yasal bir (1) yıllık süre içerisinde açıldığı anlaşıldığına göre, mahkemenin, davalı hakkındaki davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar vermesinin usul ve yasaya aykırı olduğu-
Kira süresi bitmeden ve karşılıklı anlaşma (kiralayanın rıza ve onayı) bulunmadan, kiralananı tek taraflı olarak tahliye eden kiracının, aksine bir sözleşme hükmü mevcut olmadığı takdirde, kural olarak kalan sürenin tüm kira paralarından sorumlu ise de; kiralayanın Borçlar Kanunu’nun 98.maddesindeki yollama nedeniyle 44.maddesinden kaynaklanan yükümlülüğünden dolayı, kiracının sorumluluğunun, tahliye tarihi ile, kiralananın aynı koşullarla yeniden kiraya verilmesi için gereken makul süreyle sınırlı olduğu-
Borçlar Kanunu'nun 101/2 maddesi hükmü gereği borcun ifa olunacağı gün sözleşme ile belli edilmiş ise ihtar şartı aranmadan bu günün bitmesi ile borçlu mütemerrit olacağından kira alacağına sözleşme ile kararlaştırılan ödeme tarihlerinden itibaren faize hükmedilmesi gerekeceği-
Alacaklının, gecikmiş ifa halinde BK'nun 106/II'deki seçimlik hakkını "her zaman" kullanabileceği, alacaklının borcun yerine getirilmesini 10 yıllık zamanaşımı süresi içerisinde isteyebileceği, alacaklının bu hakkını kullanmaması halinde ise, sözleşmenin yerine getirilmesi ve tazminat istediği yolunda bir karinenin varlığının kabul edileceği-