Davalı Banka'nın ödeme yükümlülüğünün doğması için çek asıllarının davacı tarafından bankaya bırakılmış olmasının zorunlu olduğu, dava dosyasında çek asıllarının bankaya bırakıldığına dair bilgi veya belgeye rastlanılmadığından, öncelikle çek asıllarının bankaya teslim edilip edilmediği hususu araştırılarak, bankacı bilirkişi eliyle takasa ibraz edilen çeklerle ilgili sorumluluk miktarı da değerlendirilmek suretiyle rapor düzenlenmesinin istenmesi ve bundan sonra dosyadaki tüm deliller birlikte tartışılıp değerlendirilerek oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekeceği-
Alacaklının İİK’nun 99. maddesine dayalı istihkak iddiasının reddi talebine ilişkin davada, davalı 3. kişi şirketin sunduğu avans ödemesine ilişkin belgelerin içerik ve tarihleri, açılış ve kapanış tasdikleri de gözönünde bulundurulmak suretiyle rehin sözleşmesi tarihi ile gerçek bir alacağın varlığı ve haciz zaptındaki menkul malların marka ve niteliklerinin Rehin Sözleşmesinde ayırt edici özellikleri bakımından karşılaştırılması hususunda rapor düzenlenmesinin istenmesi ve bundan sonra dosyadaki tüm deliller birlikte tartışılıp değerlendirilerek oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerektiği-
Takip borçlusu ile 3. kişinin baba-oğul olmaları, babanın oğlunun yanında haciz adresinde sigortalı olarak çalışıyor olması, dayanak bononun lehdarı olan tanığın beyanına göre borcun borçlunun şahsi borcu olması, ayrıca davalı 3. kişinin dayandığı belgelerin temini her zaman mümkün belgelerden olması dolayısıyla, istihkak davalarında güçlü delil teşkil etmeyecekleri dikkate alındığında davalı 3. kişinin mülkiyet karinesinin aksini ispatlayamadığının kabulü gerekeceği-
Dava konusu yapılan haciz sırasında 3. kişi yararına istihkak iddiasında bulunan kişinin üçüncü kişinin çalışanı olduğu, anılan şahsın, üçüncü kişi yararına istihkak iddiasında bulunmaya yetkili olmadığı, davalı üçüncü kişi tarafından hacizden itibaren İİK’nun 96/3. maddesinde belirtilen 7 günlük süre içerisinde yapılmış bir istihkak iddiası da bulunmadığından, 3.şahıs tarafından usulüne uygun yapılmış bir istihkak iddiasının bulunmadığı, o halde davacı alacaklının İİK 99. maddesi hükümlerine göre istihkak davası açmakta hukuki yararı bulunmadığından 6100 sayılı HMK nun 114/ h ve 115/2 maddeleri uyarınca dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmesi gerekeceği-
Dava konusu haciz, takibe dayanak sözleşmede belirtilen adreste yapıldığından, borçlu, dolayısıyla davacı alacaklı yararına olan mülkiyet karinesinin aksinin davalı 3. kişi tarafından ispatı gerektiği- Dava konusu haczin yapıldığı iş yerinin borçlunun eski faaliyet adresi olduğu, takip tarihinden çok kısa bir süre önce adresten ayrıldığı, borçlu şirket ile istihkak iddiasında bulunan şirketin aynı iş kolunda ticari faaliyette bulunduğu, davalı 3. kişinin, haciz adresindeki faaliyetine borcun doğumundan hatta takip tarihinden sonra başladığı, borçlu şirkette sigortalı olarak çalışıp ayrılan bir çalışanın, 3.kişi şirketin kurucu, hakim ve tek ortağı olup aynı zamanda yetkilisi olduğu, haciz tutanağına göre, borçlu şirketin haciz yapılan adresten adresten ayrıldığı ve ticaret sicilde kayıtlı son adresinde borçlu şirket levhası bulunmasına karşın faaliyette bulunmadığı anlaşıldığından, alacaklının İİK 99 uyarınca istihkak iddiasının reddi talebine ilişkin açtığı davanın kabulü gerektiği-
Mahkemece, öncelikle taraflar arasındaki rehin sözleşmesi ve varsa ekleri dosya içerisine alınarak, taraflar arasındaki hizmet sözleşmesi, davalı 3. kişi şirket tarafından sunulan dekont, makbuz ve işçi ödemelerine ilişkin tutanaklar göz önünde bulundurularak, uzman bilirkişi tarafından borçlu şirket ve 3. kişi şirketin defterlerinde yapılacak inceleme ile davalı 3. kişi şirketin sunduğu avans ödemesine ilişkin belgelerin içerik ve tarihleri, defterlerin açılış ve kapanış tasdikleri de gözönünde bulundurulmak suretiyle rehin sözleşmesi tarihi ile gerçek bir alacağın varlığı ve haciz zaptındaki menkul malların marka ve niteliklerinin varsa Rehin Sözleşmesinde ayırt edici özellikleri bakımından karşılaştırılması hususunda rapor düzenlenmesinin istenmesi ve bundan sonra dosyadaki tüm deliller birlikte tartışılıp değerlendirilerek oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekeceği-
İstihkak iddiasının, tüzel kişilerde tüzel kişiyi temsile yetkili organlarca, gerçek kişilerde ise ya kendisi tarafından ya da bu kişiyi temsile yetkili kişilerce ileri sürülebileceği, tüzel kişiyi veya gerçek kişiyi temsil yetkisi olmayan kişinin yaptığı iddianın, geçerli bir istihkak iddiası sayılmayacağı-
Mahkemenin gerektiğinde ticaret sicil kayıtlarını ve dayanak ilam dosyasını da getirterek ilamda adı geçen borçlu şirkete ödeme emrinin tebliğ edilip edilmediği netleştirildikten bir başka anlatımla dava şartı olan haczin geçerli olup olmadığı belirlendikten sonra işin esasına girilmesi gerekeceği-