Mahkemece, davalıya usulüne uygun dava dilekçesi tebliği yapılarak taraf teşkili sağlanıp, davalı delilleri de toplandıktan sonra işin esası hakkında karar verilmesi gerekirken, davalının yokluğunda yargılama yapılmasının yerinde olmadığı-
Davacı ve davalının hukuki dinlenilme hakkını kısıtlayacak şekilde duruşma açılmaksızın evrak üzerinden karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu-
Sıra cetvelini düzenleyen İcra Müdürlüğü'nün adı yazılmak suretiyle hasımsız olarak şikayette bulunulması isabetsiz olduğundan, sıra cetvelinde kendisine pay ayrılan ve şikayet sonucundan etkilenecek olan alacaklı ya da alacaklıların yargılamaya dahil edilmesiye hüküm kurulması gerekeceği, "şikayet"te hasım gösterilmemesi ya da eksik veya yanlış kişiye husumet tevcih edilmesinin talebin reddini gerektirmeyeceği-
Dava şartları ve ilk itirazlar, sulhe teşvik gibi konuların öninceleme safhasında mutlaka tutanağa geçirilmesi, ön inceleme aşamasının icrası ve duruşma açılmasının zorunlu olduğu; tarafların hukuki dinlenilme hakkı bağlamında da duruşma yapılması gerektiğinden, mahkemece tarafların iddia ve savunmalarının toplanarak duruşma açılması ve tarafların açıklamaları dinlenildikten sonra sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken dosya üzerinde karar verilmesinin hatalı olduğu-
Tarafların tanık deliline de dayandığı anlaşıldığına göre taraflara tanıklarını bildirmesi için imkan tanınması, bildirdiği takdirde taraf tanıklarının Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 240. ve devamı maddeleri gereğince dinlenip, tüm delilerin hep birlikte değerlendirilmesi suretiyle gerçekleşerek sonucuna göre karar verilmesi gerekeceği-
Karşı tarafa dava dilekçesi tebliğ edilmeden davalının savunma hakkı kısıtlanmak suretiyle görev yönünden karar verilmesinin hatalı olduğu-
D.çelerin değişimi aşaması tamamlanmadan karar verilmesinin hukuki dinlenilme hakkına aykırı olacağı-
Davalıya dava dilekçesi ve duruşma günü Tebligat Kanunu'nun 21. maddesine göre tebliğ edildiği bildirildiği, ancak tebligat mazbatasındaki adresin “adres kayıt sistemi”nde gösterilen adres ile aynı olup olmadığının belirtilmediği - Bu durumda tebliğ işleminin Tebligat Kanununun değişik 21/2.maddesinde belirtilen usule uygun olduğunun düşünülemeyeceği - Öte yandan tebligat parçasında tahkik beyanı alınan komşunun imzası ya da imzadan imtinaya ilişkin bir kayıt da bulunmadığı - Bu durumda davalıya yapılan tebligat işleminin Tebligat Kanununun 21.maddesinde belirtilen usule uygun olmadığı-
Direnme kararının varlığından söz edilebilmesi için mahkeme bozmadan esinlenerek yeni herhangi bir delil toplamadan önceki deliller çerçevesinde karar vermesi; bozma öncesi hükmü aynen kurması, gerekçesini önceki kararına göre genişletebilirse de değiştirmemesi gerektiği-