Kira sözleşmesi ile kira bedellerinin banka hesabına ödenmesi kararlaştırıldığına göre, davalı borçlunun ödemeye ilişkin belgeleri değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekeceği-
Davalı kiracının yasal süresinde takibe itiraz etmesi üzerine icra takibi duracağından ve itiraz kaldırılmadan ya da iptal edilmeden tahliye talep edilemeyeceğinden yazılı şekilde karar verilmesinin doğru olmadığı-
İ.İ.K.'nun 4949 sayılı kanunla değişik 269/a maddesi gereğince alacaklının ihtar müddetinin bitim tarihini takip eden altı ay içinde icra mahkemesinden tahliye isteyebileceği-
Mahkemece; dava takip talepnamesinde "tahliye" talep edilmediğinden reddedilmiş ise de davaya dayanak yapılan 22.8.2011 tarihli takip talepnamesinin 9. bendinde haciz yolu ile tahliye ibaresi yer almakta olup, alacağın dökümünün yapıldığı açıklama bölümünde "borçlunun temerrüdü halinde tahliye davası açılacağı" ifadesinin yer aldığı, bu durumda mahkemece işin esası hakkında bir karar verilmesi gerekeceği-
İİK'nun 269/a maddesine dayanan tahliye isteminde ilamsız icra takibinin kiralayanların tümü tarafından birlikte yapılması ve davanın da birlikte açılması gerekeceği-
Kira sözleşmesi kiralayan sıfatıyla S.A. vekili M.A. tarafından imzalanmış olup, icra takibi ise vekil sıfatı belirtilmeksizin asaleten M.A. tarafından başlatılmış, dava da aynı şekilde vekil sıfatı belirtilmeksizin M.A. tarafından açıldığından, mahkemece aktif husumet yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerekeceği-
İcra takibine itiraz yapıldığına göre itirazın kaldırılması istenilmeden doğrudan doğruya tahliye isteminde bulunulamayacağı-
Davalının icra dosyasında itirazı bulunduğu halde davalının itirazda bulunmadığından söz edilerek yazılı gerekçe ile tahliye kararı verilmesinin doğru olmadığı-
İcra müdürlüğü tarafından takibin durmasına karar verilmemiş ise de, itiraz ile takip kendiliğinden duracağından ve süresinde olan itirazın kaldırılması istenmeden kiralananın tahliyesi istenemeyeceğinden, mahkemece istemin reddine karar vermek gerekeceği-