Davalının tahliyesine karar verilmiş ise de, esasen yargılama sırasında davalı ağır hapis cezasına mahkum edildiği, halen cezaevinde bulunduğu, yargılama sırasında davalı borçluya vasi tayin edildiği, dava dilekçesi ve duruşma gününün tebliğine karar verildiği ancak vasiye duruşma gününün tebliğ edilmemiş olduğu anlaşıldığından öncelikle vasiye davanın bildirilmesi ve vasi huzurunda davaya devam edilmesi gerekeceği-
Davanın kiralayanın vefat etmesi nedeni ile mirasçısı sıfatı ile mi yahut malik sıfatı ile mi açıldığı hususu davacıya açıklatılarak, davacının mirasçı sıfatı ile dava açtığını beyan etmesi halinde, davacıya kiralayana ait mirasçılık belgesini dosyaya ibraz etmesi için mehil verilerek mirasçılık belgesinde başkaca mirasçılarının olması halinde, mirasçılar arasında zorunlu dava arkadaşlığı, icra takibinin tüm kiralayanlarca birlikte yapılması ve davanın da tüm mirasçılarca birlikte açılması zorunlu olduğundan, icra takibindeki noksanlığın sonradan giderilmesi mümkün olmadığı-
Mahkemece davalıya dava dilekçesi ve duruşma gününü bildirir usulüne uygun tebligat yapıldıktan sonra, işin esası hakkında bir karar verilmesi gerekirken, taraf teşkili sağlanmadan yazılı şekilde karar verilmesinin doğru olmadığı-
İİK.'nun 269/a maddesi gereğince davalı borçluya ödeme emri tebliğinden itibaren otuz günlük ödeme süresi geçtikten sonra altı ay içinde tahliye davasının açılması gerekeceği, davacı alacaklı bu süreyi geçirdikten sonra icra mahkemesinden tahliye isteminde bulunduğundan mahkemece tahliye isteminin reddine karar verilmesi gerekeceği-