Davalı tarafa tanık giderine ilişkin delil avansını ikmal etmek üzere kesin mehil (HMK m. 324) verilmesi, yatırıldığı takdirde delillerinin toplanması, tüm deliller birlikte değerlendirilerek tarafların kusur durumu belirlenip, bunun sonucuna göre boşanmanın fer'ileri (eki) ile velayet hakkında karar verilmesi gerektiği-
Davacı-davalı erkek eşin reddedilen ilk boşanma davasını açıp boşanma sebebi yaratıp, fiili ayrılığa neden olduğu, buna karşılık davalı- davacı kadın eşin ise reddedilen ilk davadan sonra eşine hakaret ettiği gerçekleşen bu durum karşısında boşanmaya neden olan olaylarda tarafların eşit derecede kusurlu olduklarının kabulünün gerektiği-
Yapılan soruşturma ve toplanan delillerden, davacı erkeğin davalıya fiziksel şiddet uyguladığı, kadının iç çamaşırlarına insan pisliği sürdüğü, buna karşılık davalı kadının da, eşi ameliyat olduğunda onunla ilgilenmediği, birlik görevlerini yerine getirmediğinin anlaşıldığı bu durum karşısında boşanmaya sebep olan olaylarda davacı erkeğin daha ziyade kusurlu olduğunun kabulünün gerektiği-
Davacının boşanmanın fer’isi niteliğindeki manevi tazminat talebi hakkında olumlu veya olumsuz bir hüküm kurulması gerektiği-
Türk Medeni Kanununun 4. maddesindeki hakkaniyet ilkesiyle Türk Borçlar Kanununun 50. vd. maddeleri hükmü nazara alınarak, uygun miktarda maddi tazminat ( T.M.K. madde 174/1 ) takdiri gerekeceği-
Tarafların gerçekleşen sosyal ve ekonomik durumlarına, nafakanın niteliğine, günün ekonomik koşullarına göre davalı kadın eş yararına takdir edilen yoksulluk nafakasının çok, maddi tazminatın az olduğu-
"Davacı alacaklılar tarafından davalı kadının muvazaalı olan boşanma kararının veya muvazaa ile yaratılmış olan yoksulluk ve iştirak nafakaları ile maddi ve manevi tazminatlar konusundaki hükmün iptaliyle, yeniden yargılama yapılmasına" ilişkin olan davada, kadın ile boşandığı eşi arasında "zorunlu dava arkadaşlığı" bulunduğu-
Boşanmanın fer'isi niteliğindeki maddi ve manevi tazminatın (TMK m. 174/1-2) boşanma davası sırasında istendiği takdirde ayrıca harca tabi olmayacağı-
Davacı erkek eşin davalı karısına hakaret ve küfür ettiği, davalı kadın eşin ise ev işleriyle ilgilenmediği, davacı kocasına soğuk ve ilgisiz davrandığı ve bir kısım tanıklara davacı kocasını sevmediğini, başka bir erkekle ilişkisi olduğunu, onunla kaçacağını ve davacıdan boşanacağını söylediği, bu durumda, davalı kadın eşin davacı erkek eşe nazaran daha ağır kusurlu olduğu-Ağır kısırlu eş yararına yoksulluk nafakasına hükmedilemeyeceği-
Davacı (kadın)'ın, eşinin ilk eşinden olan çocuklarına soğuk ve ilgisiz davrandığı, eşinden evin tapusunun üzerine yapılmasını talep ettiği, davalı (koca)'nın ise aşırı derecede cimri olduğu, davacının ilk eşinden olan kızına şiddet uyguladığı, küfür ettiği, bıçakla üzerine yürüdüğü, elektrik sobasını yakmaması için sobanın telini kopardığı, eşine hakaret ettiği, bu olaylar karşısında boşanmaya sebep olan olaylarda davalının (koca) daha fazla kusurlu olduğunun kabulü gerekeceği-
