Takibe konu bonoda düzenlenme yerinin bulunmadığı, keşidecinn isminin yanında da herhangi bir idari birim adının yazılı olmadığı, bu durumda, mahkemece, belirtilen senet yönünden borçlu hakkındaki takibin, İİK'nun 170/a-2. maddesi uyarınca, re'sen iptaline karar verilmesi gerekeceği-
İcra dairesinin yetkisinin İİK’nın 50. maddesinde düzenlenmiş olduğu HMK’nın yetkiye ilişkin hükümlerinin icra takipleri hakkında da kıyasen uygulanacağı- Çeke dayalı takibin; borçlunun ikametgahının bulunduğu yerdeki genel yetkili icra dairesinde, muhatap bankanın bulunduğu yerdeki icra dairesinde ve ayrıca “akdin yapıldığı yer” olması nedeniyle çekin keide edildiği yer icra dairesinde yapılabileceği- Yetki sözleşmesini düzenleyebilecek kişilerin sadece tacirler veya kamu tüzel kişileri olduğu-
Borçlunun İİK'nun 168. maddesinde yazılı yasal 5 günlük sürede borca ya da imzaya itiraz etmesi veya zamanaşımı itirazında bulunması durumunda, takip konusu belgenin kambiyo senedi vasfını haiz olmadığının ve dolayısıyla alacaklının kambiyo senetlerine özgü yol ile takip hakkının bulunmadığının tespit edilmesi halinde, diğer itiraz nedenleri incelenmeksizin İİK'nun 170/a maddesi uyarınca re'sen takibin iptaline karar verilmesi gerekeceği-
Taraflarca aksi kararlaştırılmadıkça yapılan yetki sözleşmesinin “münhasır yetki sözleşmesi” olacağı,tarafların yetkili kıldıkları mahkemenin ve icra dairesinin yanında kanunen yetkili kılınan genel veya özel yetkili mahkeme ve icra dairelerinin de yetkisinin devam etmesini istiyorlarsa, diğer bir anlatımla münhasır olmayan yetki sözleşmesi yapmak istiyorlarsa, bu durumun yetki sözleşmesinde ayrıca belirtilmesi gerekeceği-
Takip dayanağı senet üzerinde düzenlenme yerinin açıkça gösterilmemiş olduğu, senedin keşidecisinin adının yanında ise “Bağcılar Mah. E. alataş Cad. Dış kapı 6-9 iç kapı 7” şeklinde adresin yer aldığı ve bu adresin bir idari birim adını içermediği, dolayısıyla senedin, düzenlenme yerinin bulunmaması nedeniyle kambiyo senedi vasfını haiz olmadığı-
Düzenlenme yeri belirlenmeyen belgenin kambiyo vasfının bulunmadığı, bu hususun icra mahkemesince re’sen nazara alınmasının zorunlu olduğu, o halde mahkemece İİK'nun 170a/2. maddesi uyarınca takibin iptaline karar verilmesi gerekeceği-
Mahkemece, bonoda avalist konumunda olan borçlunun yetki itirazının kabulüne karar verilmesi gerekirken, borçlunun senet keşidecisi şirketin yetkilisi olmadığının kabul edildiği ve buna göre senedin tek borçlusunun borçlu olduğundan bahisle yetki anlaşmasının geçersiz kaldığı gerekçesi ile yetki itirazının kabulüne karar verilmesinin isabetsiz olduğu-
Takip dayanağı bononun arka yüzünde; ''Teminattır. A.... iş merkezindeki kapı no: 504 nolu taşınmazın üzerindeki ipotek Türkiye Vakıflar Bankasından kaldırılınca bu senet iptal olacaktır” ibaresinin yer aldığı, bu haliyle senedin, kayıtsız şartsız belirli bir bedeli ödeme vaadini içermediği, dolayısıyla kambiyo senedi niteliğini haiz olmadığı ve açıklama altındaki isim ve imzanın, keşideci ve lehtara ait olmamasının sonuca etkisinin olmadığı-
Dayanak belgenin hangi ilişkinin teminatı olduğunun yazılı belge ile kanıtlanması gerektiği- İİK. mad. 169/a uyarınca, belgede takip dayanağı senede açıkça atıf yapılması zorunlu olup, açıkça atıf yapıldığının kabulü için senedin, vade ve tanzim tarihleriyle miktarlarının belirtilmesinin mecburi olduğu-
Takip dayanağı bonoların incelenmesinde; tanzim yerinin İstanbul olarak belirlendiği ve takibin de tanzim yeri olan İstanbul'da başlatıldığının görüldüğü, bu durumda takipte İstanbul İcra Daireleri'nin yetkili olduğu-