Vade unsurunu taşımayan senedin, görüldüğünde ödenecek bono olarak düzenlendiğinin kabulü gerekeceğinden, bu eksikliğin senedin bono olma vasfını etkilemeyeceği- Vadesi gösterilmemiş bononun bir yıl içinde ibraz edilmemiş olmasının, zamanaşımı müddeti dolmadıkça senet keşidecisini sorumluluktan kurtarmayacağı- İcra takibinin borçluları, bonoyu tanzim eden (keşideci) ve onun lehine aval veren avalist olup, tanzim tarihinden itibaren 1 yıllık ibraz müddeti ve onun bitiminden itibaren 3 yıllık zamanaşımı süresi içinde takibe geçildiğine göre, borçlular hakkındaki takipte bir usulsüzlük bulunmadığından müracaat hakkının düştüğünden bahsedilemeyeceği-
Tanzim yerinin yazılmış olmasının bononun şekil şartı olduğu- Tanzim yerinin "kent, ilçe, bucak, köy" gibi idari birim adı olarak yazılmasının yeterli olup, ayrıca adresin yazılmasının şart olmadığı- Borçlu şirketin kaşesinde belirtilen adresin senedin tanzim yeri olduğu-
HMK'nun 7/1. maddesi birinci cümlesine göre borçlu birden fazla ise bunlardan birinin yerleşim yeri icra müdürlüğünde takip yapılabileceği, bu durumda, diğer borçluların yetki itirazında bulunamayacakları, ancak, anılan hükmün borçlulardan biri için genel yetkili icra dairesinde takip yapılması ve onun hakkındaki yetkinin kesinleşmiş olması hali için olduğu-
Tanzim yeri belirtilmemiş olan bononun kambiyo senedi niteliğinde olmadığı ve bu nedenle şikayetin kabulüyle takibin iptaline karar verilmesi gerektiği-
HMK'nun 17. maddesi gereğince tacirler arasında düzenlenen yetki sözleşmesinin tacir olan lehtar ile avalist arasında geçerli olduğu-
Takip dayanağı senedin arka yüzünde; ''iş bu senet ... ile ... arasında imzalanan sözleşmede yer alan şartlarca teminat olarak düzenlenmiştir” ibaresinin yer alıp, bu haliyle senedin, kayıtsız şartsız belirli bir bedeli ödeme vaadini içermediğinden, TTK. mad. 776/1-b ve mad. 777/1. gereğince kambiyo senedi niteliğini haiz olmadığı-
Davaya konu bonodaki imzanın davalıya ait olup olmadığı tespit edilememiş olup bu durumda ispat yükümlülüğünün imzanın davalıya ait olduğunu iddia eden davacıya ait olması nedeniyle dava konusu miktar dikkate alındığında alacağın tanıkla ispatı mümkün olmadığı-
Keşide yeri unsuru bulunmayan dayanak belge bono olarak kabul edilemeyeceği- Tanzim yeri olarak idari birim adının (kent, ilçe, bucak, köy gibi) yazılmasının zorunlu ve yeterli olduğu-
Takibe konu bononun miktar hanesi yazılırken “0” ve “#” işaretlerinin hangisinin önce hangisinin sonra yapıldığı tespit edilememiş olup, bononun düzenlenme tarihindeki Türk lirasının değeri gözönüne alındığında 110.00 TL. İçin bono düzenlenmesi hayatın olağan akışına aykırı olduğundan, mahkemece tahrifat nedeniyle 110.000,00 TL.lik takibin iptali ile takibin 110,00 TL. üzerinden devamına hükmedilemeyeceği- Keşide yeri unsuru bulunmayan dayanak belge bono olarak kabul edilemeyeceği- Tanzim yeri olarak idari birim adının (kent, ilçe, bucak, köy gibi) yazılmasının zorunlu ve yeterli olduğu-
Tacirler veya kamu tüzel kişileri dışındaki diğer kişilerin, kendi aralarında yetki sözleşmesi yapmalarının kabul edilmediği- Borçlunun geçerli bir yetki itirazında bulunabilmesi için, icra dairesinin yetkisiz olduğunu ileri sürmesinden başka yetkili icra dairesini de bildirmesinin gerekeceği-