Mahkemece, takip konusu senet yönünden imza incelemesi yaptırılmaksızın düzenlenme yeri olmadığı hususu re'sen gözetilerek, İİK'nun 170/a-2. maddesi uyarınca takibin iptaline karar verilmesi gerekirken,yazılı gerekçe ile takibin iptaline karar verilmesinin doğru olmadığı-
Takibe dayanak yapılan bonoda tanzim yeri belirtilmediği gibi, senette tanzim edenin isminin altında yer alan "... Mah. ... Cad. No:39/1" ibaresinin idari birim olmadığı, bu nedenle takibe dayanak belgede geçerli bir tanzim yeri bulunmadığından kambiyo senedi vasfında olmadığı-
Tacirler veya kamu tüzel kişileri arasında yetki sözleşmesi yapılması halinde, icra takibinin sadece yetki sözleşmesi ile belirlenen yerde açılabileceği- Tacir olmayan borçlu hakkında yetki sözleşmesi uygulanamayacağından; bonoya dayalı takibin, genel yetkili yer olan borçlunun yerleşim yerindeki icra dairesinde (HMK. 6. md.), bonoda öngörülen ödeme yerinde (6102 s. TTK'nun 777/3. maddesine göre ödeme yeri gösterilmeyen bonoda, ödeme yeri olarak tanzim yeri kabul edilir) (HMK. 10. md.) ve ayrıca İİK'nun 50/1. maddesi uyarınca bononun tanzim edildiği yerdeki icra dairesinde yapılabileceği-
Bononun tanzim (düzenleme) yerinde de takip yapılabileceği-
Kambiyo vasfını taşımayan adi havale hükmündeki belge ile başlatılıp kesinleşen takipte, İİK.nun 71/2. maddesi gereğince takibin kesinleşmesinden sonraki dönemde işleyecek zamanaşımı süresinin, TTK.nun 726. maddesine göre hesaplanamayacağı, kambiyo senetlerine mahsus yol ile yapılan takip kesinleştiğine göre, olayda uygulanması gereken 818 Sayılı B.K.nun 125. maddesine göre 10 yıllık zamanaşımı süresi dolmadığından mahkemece zamanaşımı şikayetinin reddi ile borçlunun İİK'nun 78. maddesine dayalı yenileme işlemine yönelik şikayetlerinin incelenmesi ile oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekeceği-
"Bono" ile ilgili olarak "resmi belgede sahtecilik" suçunun oluşabilmesi için; sahteciliğe konu edilmiş belgenin, Türk Ticaret Kanununda sayılan unsurlarının tümünü taşıyan bir "bono" olması zorunlu olduğu bu unsurlardan bir veya birkaçının eksik olması durumunda, belge bono vasfını yitireceğinden, artık resmi belgede değil, "hukuki bir değer" taşıması şartıyla, özel belgede sahtecilik suçundan bahsedileceği- Senette (bonoda) mevcut bulunan çıkıntı, silinti, vs. suretle yapılmış değişiklik ayrıca onaylanmamış ise senet "bono" olma vasfını kaybedeceği-
Bononun zorunlu unsurlarından olan "tanzim tarihinin" bulunmaması halinde senedin özel belge niteliğinde olacağından özel belgede sahtecilik suçunun oluşacağı-
Somut olaydaki senetlerde bulunması zorunlu unsurlardan olan tanzim tarihi ve lehdar bulunmaması, keşide edenin adı yanındaki sayı ve yazıların da okunaksız olduğunun anlaşılması karşısında, eylemin özel belgede sahtecilik suçunu oluşturacağı ve denetime olanak sağlanması bakımından da aslının dosya içinde bulundurulması gerektiği-
Kambiyo senetlerinde yapılan sahteciliğin resmi belgede yapılmış sayılabilmesi için ilgili kambiyo senedinin Türk Ticaret Kanunu'nda öngörülen bütün unsurlarını taşımasının gerekli olup, ödeme yerinin asli unsurlarından olduğu ve ödeme yerinin bulunmaması durumunda kambiyo senedinin bono sayılamayacağı ve sanığın eylemin özel belgede sahtecilik suçunu oluşturduğu-
Takip dayanağı bonoda düzenleme yeri olmadığı gibi düzenleyenin adının yanında herhangi bir idari birim adının bulunmadığı görüldüğünden, bu durumda, bu belgenin kambiyo vasfını taşımadığı ve İİK. Mad. 170/a-2 gereğince bu hususun icra mahkemesince res'en nazara alınarak takibin iptaline karar verilmesi gerekeceği -