Davacının ecrimisil talebi kısmen kabul edildiği halde, ecrimisil isteğinin tamamı kabul edilmiş gibi hüküm kurulmuş olması doğru olmadığı gibi, yargılama sırasında kendisini vekille temsil ettiren davalı taraf yararına reddedilen bölüm üzerinden vekalet ücreti takdir edilmemiş olmasının ve yargılama giderlerinden davanın kabul ve ret oranına göre tarafların sorumlu tutulmamış olmalarının da doğru olmadığı-
Öncelikle davalının taşınmazı babasına teban kullanıp kullanmadığının araştırılması, babasına teban kullandığı belirlendiği takdirde davanın, paydaşın paydaşa karşı açtığı ecrimisil davası olarak nitelendirilip, gerekli araştırma ve incelemenin yapılması, varılacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekeceği-
Davacının çekişme konusu dükkan niteliğindeki 13 nolu bağımsız bölüm yönünden noterde düzenlenen 20.5.2010 tarihli ihtarname ile dükkanın bedelsiz kullanımına muvafakat etmediğini belirtip ecrimisil ödemesi için davalıyı ihtar ettiği ve bu ihtarnamenin davalıya 21.5.2010 tarihinde tebliğ edildiği anlaşıldığından, 13 nolu dükkan bakımından, davacı tarafından düzenlenen ihtarnamenin davalıya tebliğ edildiği 21.5.2010 tarihinde intifadan men olgusunun gerçekleştiği gözetilerek bu tarihten itibaren belirlenecek ecrimisile hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesinin doğru olmadığı-
O.iye Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2009/258 Esas sayılı dava sonucunda, tersimat hatasının varlığı kabul edilerek bir hüküm kurulması hâlinde, eldeki davayı etkileyeceği tartışmasız olduğundan, Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2009/258 Esas sayılı davasının, eldeki dava bakımından bekletici mesele yapılması, o davada verilecek karar çerçevesinde bir değerlendirme yapılarak, sonucuna göre ecrimisil isteği bakımından bir karar verilmesi gerekeceği-
Müstakilen ecrimisil istemine ilişkin davada mahkemece sadece bir paydaş için hesaplanan ecrimisile hükmedilmesinin hatalı olduğu-
Kira geliri üzerinden ecrimisilin, taşınmazın dava konusu ilk dönemde mevcut hâliyle serbest şartlarda getirebileceği kira parası, emsal kira sözleşmeleri ile karşılaştırılarak, taşınmazın büyüklüğü, niteliği ve çevre özellikleri de nazara alınarak yöredeki rayice göre belirleneceği, sonraki dönemler için ecrimisil değeri ise ilk dönem için belirlenen miktara ÜFE artış oranının tamamının yansıtılması suretiyle bulunacak miktardan az olmamak üzere takdir edileceği-
Davacının paylı malik olduğu taşınmaz ile ilgili açılan ilk davada, davacıya usulüne uygun tebligat yapılmadan 2942 s. K. mad. 17 uyarınca taşınmazın davalı idare adına tesciline karar verilmiş ve karar temyiz edilmeden 1993'de kesinleşmiş, davacı daha sonra açtığı davada tezyidi bedel talebinde bulunmuş, dava kabul edilmiş ve karar Yargıtay denetiminden geçerek kesinleşmiş olup, eldeki davada ise davacı, davalı idare tarafından dava konusu taşınmaza 1988 yılında acele kamulaştırma kararı uyarınca el konulduğu, 2007 tarihinde bedel artırım davası açtığını, taşınmaza idarenin el koyduğu tarihler arasında kullanımının kısıtlandığını, kira geliri elde edemediği, kardan yoksun kaldığını ileri sürerek tazminat talebinde bulunmuş olduğundan, davacının bu talebinin haksız fiilden kaynaklanan tazminat değil, ecrimisil, yani haksız işgal tazminatı niteliğinde olduğunun kabul edileceği ve bu davalar 5 yıllık zamanaşımına tabi olduğundan, davacının, "dava tarihi" olan 03.03.2011 tarihinden geriye doğru 5 yıllık ecrimisil talebinde bulunabileceği, davacının 20.06.2007 tarihinde açtığı tezyidi bedel davası ile mülkiyetin idareye geçtiğini öğrendiğinin kabul edilmesi gerektiğinden bu tarihten sonraki döneme ilişkin ecrimisil talebinde bulunamayacağı, davacının 03.03.2006 ile 20.06.2007 tarihleri arasındaki döneme ilişkin ecrimisil  talep edebileceği-
Başkasının taşınmazını haksız olarak kullanmış olan kötü niyetli kimsenin, o taşınmazı haksız olarak elinde tutmasından doğan zararı ve elde ettiği veya etmeyi ihmal eylediği semereleri tazmin ile yükümlü olduğu- Haksız surette zabt ve el altına alma(fuzuli İşgal) sebebiyle hukuksal yararları bozulan taşınmaz mal maliklerince istenebilecek ecrimisilin beş yıllık zamanaşımına bağlı olduğu, bu beş yıllık sürenin de dava tarihinden itibaren geriye doğru hesap edilmesi gerektiği-
Paylı mülkiyette taşınmazdan yararlanamayan paydaş, engel olan öteki paydaş veya paydaşlardan her zaman payına vaki elatmanın önlenilmesini ve/veya ecrimisil istiyebileceği- Elbirliği mülkiyetinde de paydaşlardan biri öteki paydaşların olurlarını almadan veya miras şirketine temsilci atanmadan tek başına ortak taşınmazdan yararlanmasına engel olan ortaklar aleyhine ecrimisil davası açabileceği, ancak, o paydaşın, payına karşılık çekişmesiz olarak kullandığı bir kısım yer varsa açacağı ecrimisil davasının dinlenme olanağı olmadığı-Yerleşmiş Yargıtay içtihatlarına ve aynı doğrultudaki bilimsel görüşlere göre payından az yer kullandığını ileri süren paydaşın sorununu, kesin sonuç getiren taksim veya ortaklığın satış yoluyla giderilmesi davası açmak suretiyle çözümlemesi gerekeceği-Kural olarak, men edilmedikçe paydaşlar birbirlerinden ecrimisil isteyemeyeceği-İntifadan men koşulunun gerçekleşmesi de, ecrimisil istenen süreden önce davacı paydaşın davaya konu taşınmazdan ya da gelirinden yararlanmak isteğinin davalı paydaşa bildirilmiş olmasına bağlı olduğu-
Paylı mülkiyete konu dava konusu taşınmaz TMK'nun 691/1.maddesindeki pay ve paydaş çoğunluğu olmadan kiraya verilmiş ise de, sözleşmenin tarafı olmayan paydaşların kullanıma engel olduğu ya da bozma ilamına kadar iptal davası açtıkları iddia ve ispat edilmediğinden, uyuşmazlığın kira sözleşmesi dikkate alınarak çözümlenmesi, ayrıca kiracılığın tespiti davasının bekletici mesele yapılarak elatmanın önlenmesi ve ecrimisil istemi hakkında bir karar verilmesi gerektiği-