Kamu düzenine ilişkin bu kurallara rağmen eksik harcın yatırılması için gereken işlemler yapılmadan esastan inceleme yapılarak asıl ve birleşen davalarda karar verilmesinin hatalı olduğu- İlke olarak dava dilekçesinde davalı olarak gösterilmeyen bir kişinin sonradan herhangi bir şekilde dahili davalı veya benzeri tanımlamalarla davaya katılmaları veya davada yer almaları usulen mümkün olmadığı- Mahkemece harcın tamamlanması için hükme esas alınan bilirkişi kurulundan ek rapor alınarak dava konusu .... parselin dava tarihindeki değeri tespit ettirilip asıl ve birleşen davalardaki taleplere yönelik harcın tamamlanması için asıl ve birleşen dosya davacılarına süre verilmesi, süresi içinde harç yatırılmaz ise dosyanın işlemden kaldırılması, harç eksikliği tamamlanır ise yargılamaya devam edilerek esastan inceleme yapılması, birleşen dava dosyasında satın alan kişi dava dilekçesinde taraf olarak gösterilmediğinden bu dosya davacısına satın alana dava açmak ve birleştirmek üzere süre verilmesi ve dava açılıp birleştirilirse işin esasına girerek yargılama yapılıp dava açılmaz ise mevcut hali ile karar verilmesi ve her davada davalı arsa sahipleri hakkında da hüküm kurulması gerektiği-
Mahkemece, el atmanın önlenmesi ve yıkım talebinin kabulüne, ecrimisil talebinin ise kısmen kabulüne karar verilmiş davalı tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay ...... Hukuk Daire’sinin ilamı ile ”Hemen belirtilmelidir ki; iddianın içeriği ve ileri sürülüş biçiminden, davanın taşınmaz malın aynına ilişkin olduğu ve konusunu oluşturan hakkın para ile değerlendirilmesinin mümkün bulunduğu; böyle bir davada, 6100 sayılı HMK'nın 120. (1086 sayılı HUMK'un 413.) ve 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 16. maddeleri uyarınca dava değerinin ve buna göre alınacak harcın, el atılan yerin ve yıkımı istenen şeyin değeri ile talep edilen ecrimisil toplamından ibaret olacağı"nın sabit olduğu, 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun, harcın alınmasını veya tamamlanmasını tarafların isteklerine bırakmayıp, anılan hususun mahkemece kendiliğinden gözetileceğini düzenlemiş ve buyurucu nitelikteki 32. maddesinde yargı işlemlerinden alınacak harçlar ödenmedikçe müteakip işlemlerin yapılamayacağını öngördüğü-
Mahkemece, öncelikle davada ileri sürülen isteklerden elatmanın önlenmesi isteği ile ilgili tespit edilecek dava değeri üzerinden peşin harcın alınması, bu zorunluluk yerine getirildiği takdirde davaya devam edilmesi gerekirken, anılan husus gözardı edilerek işin esası bakımından hüküm kurulmasının doğru olmadığı-
Celsede davacı vekiline gider avansı yatırılması için süre verildiği anlaşılmakta ise de; mahkemece verilen sürenin kesin olduğunun açık bir şekilde belirtilmediği, davacı tarafından yatırılacak tüm keşif giderleri kalem kalem açıklanarak belirli hale getirilmediğinden, usul ve yasaya uygun olarak verilmemiş bir kesin mehil sonucunda davanın reddine karar verilmesinin doğru görülmedği-
Dava konusu taşınmaza tecavüz idari bir tasarruf olan imar uygulaması ile meydana geldiğine ve davalının kusurlu olduğu söylenemeyeceğine göre yargılama giderlerinin davacıdan alınmasında ve imar uygulaması sonucu ortaya çıkan taşkınlık nedeniyle davalı kötü niyetli sayılamayacağından ecrimisile de hükmedilemeyeceği, o halde, imar uygulamasına dair kayıt ve belgelerin tamamı merciinden getirtilerek, mahallinde yeniden içlerinde harita mühendisi bilirkişinin de yer aldığı üç kişiden oluşan bilirkişi heyeti ile keşif yapılarak hangi binanın davacı taşınmazına taşkın olduğu, taşkın binanın sahibinin kim olduğunun kuşkuya yer bırakmayacak şekilde saptanması, bilirkişiden uygulamayı gösterir denetime elverişli rapor ve kroki alınması, yıkım halinde taşkın binanın tamamının kullanılamaz hale geldiğinin tespiti halinde binanın tamamının değerin mahkeme veznesine depo etmesi bakımından davacıya süre verilmesi ve hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekeceği-
Mahkemece, öncelikle davada ileri sürülen isteklerden dava dilekçesinde talep edilen elatmanın önlenmesi isteği ile ilgili olarak keşfen saptanan ya da saptanacak olan dava değeri üzerinden peşin nispi harcın alınması, bu zorunluluk yerine getirildiği takdirde davaya devam edilmesi gerekirken, anılan hususlar gözardı edilerek işin esası bakımından hüküm kurulmasının doğru olmadığı- Davacı vekili dava dilekçesinde harcı yatırılarak fazlaya dair haklar saklı tutularak .............. TL ecrimisilin her dönem sonu işleyecek yasal faizi ile davalılardan tahsili istemesine rağmen mahkemece, ecrimisil konusunda olumlu/olumsuz bir karar verilmemiş olmasının doğru olmadığı-
Keşif ve bilirkişi için ücretinin istenen avans delil ikamesi avansı niteliğinde olduğu, süresinde yatırılmaması halinde delile dayanan tarafın o delilden vazgeçmiş sayılacağı- Kesin süreye ilişkin ara kararın her türlü yanlış anlaşılmayı önleyecek biçimde açık ve eksiksiz yazılması, yapılacak işler teker teker belirtilmesi gerektiği- Mahkemece, "Keşif ve bilirkişi ücretini yatırmak üzere iki haftalık süre verildiği, yatırmadığı takdirde keşif deliline dayanmaktan vazgeçmiş sayılacağının ihtar edildiği, belirlenen süre içerisinde gerekli avans ve giderler yatırılmadığı" gerekçesi ile davanın usulden reddine karar verilmesinin hatalı olduğu- Mahkemece, hesap edilecek bilirkişi ve keşif giderleri "tek tek belirlenmek suretiyle" ara karar oluşturulması, bu ara karar doğrultusunda keşif giderlerinin yatırılması için "kesin süre" verilmesi, belirlenen kesin sürenin sonuçları hakkında tarafların uyarılması, kesin sürenin gereğinin yerine getirilmemesi halinde ise, (delilden vazgeçmiş sayılmaya ilişkin) HMK. 324 gereğince işlem yapılması gerektiği-
Hakem heyetince Dairemizce gerekçeli karar ile bilirkişi raporu ve gerekçeli karar arasındaki çelişkinin giderilmesi için üçlü makine mühendisinden alınacak rapora göre hüküm kurulması için gerektiğini belirten bozma ilamı üzerine itiraz hakem heyetince mail yoluyla verilen ara kararı üzerine davacıya bilirkişi ücreti yatırması için verilen üç gün sürenin yasada aranan koşullara uygun olmadığı-
Yabancı para birimi üzerinden hükmedilen alacaklarda öncelikle hükmedilen yabancı para alacağı, dava tarihindeki T.C. Merkez Bankası tarafından ilan edilen efektif satış kuru üzerinden Türk lirasına çevrilmesi, belirlenen bu miktar üzerinden karar tarihindeki oran üzerinden nispi karar ve ilam harcı alınması gerekeceği-
Mahkemece alınması gereken maktu ve nispi harcın verilen kesin sürede ikmal edilmemiş olması nedeniyle dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verilmesi ve süresi içinde harç ikmaliyle yenilenme yapılmadığı takdirde davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi gerekirken, mahkemece yanılgılı değerlendirme ile davanın usulden reddine karar verilmesinin doğru olmadığı-