TBK. mad. 301 uyarınca, kiraya verenin; kiralananı sözleşmede amaçlanan kullanıma elverişli bir durumda teslim etmek ve sözleşme süresince bu durumda bulundurmakla yükümlü olduğu- Kiraya veren bu borcu sadece fiili bir teslim ile ifa etmiş olmayacağı,kiracı kiralananı hangi maksat için tutmuş ise kiralayan o maksada elverişli bir tarzda teslim ile mükellef olduğu- Kiralananın ayıplı olarak teslimi nedeniyle kiralananın kullanılmasında imkansızlık veya derecesinde düşüklük meydana gelmiş ise bu durumda kiracının TBK’nun 123. ve 125.mad. dairesinde hareket ederek mevcut ayıbı uygun bir sürede kiraya verene ihbar etmesi gerektiği- Açık ayıp niteliğindeki bozukluklara rağmen kiracının uzun bir süre kiralananı mevcut hali ile kullanması ve bu konuda uyuşmazlık çıkartmaması, kiracının kiralananı mevcut hali ile kabul ettiği şeklinde yorumlanabileceği,bu durumda kiraya veren bozukluklardan sorumlu tutulamayacağı-
Her ne kadar yeni malik tarafından açılmış bir tahliye davası yoksa da, davacıya keşide edilen ihtarname ile yeni malik, kiralananın tahliye edilmesi iradesini ortaya koymuş olup, kiralananın üçüncü kişiye satılması durumunda, satış tarihinden önce gerçekleştirilen zorunlu ve faydalı masrafların satış bedeli içinde kaldığı, taşınmazı satın alan üçüncü kişinin taşınmazı mevcut hali ile görerek aldığı kabul edildiğinden sebepsiz zenginleşen tarafın kiralananın eski maliki olduğu kabul edilmesi gerekeceği- Davacının yeniden ne kadarlık bir sürede benzer nitelikte bir spor merkezini kiralayabileceği belirlenerek mahrum kalınan kar şeklinde müspet zararın giderilmesi gerektiği-
Tebligatın tüzel kişinin yetkili ticari temsilcisine yapılması, tebligat yapılacak kimselerin herhangi bir sebeple mutad iş saatlerinde işyerinde bulunmadıkları veya o sırada evrakı bizzat alamayacak bir halde oldukları takdirde, tebliğin tüzel kişinin o yerdeki memur ve müstahdemlerinden birine yapılması gerektiği-
Dava konusu kiralanan davalıya işyeri olarak kiraya verildiğine göre kiraya veren sıfatı ile davalının binanın iskân raporunun alınmasını sağlamak yükümlülüğü olduğu kabulü gerekeceği, sözleşmenin başında 'binanın iskan ruhsatının olup olmadığı' davalı kiraya veren tarafından davacı kiracıya bildirildiği hususu ispatlanmadığından kiralayanın bu yükümlülüğünü yerine getirmemiş olmasının dürüstlük kuralına aykırı bir davranış teşkil ettiğini, binanın iskan izninin olması asıl olduğundan, kiracının bu konuda özenli davranmadığından bahisle kira akdinin feshinde kusurlu bulunduğundan söz edilemeyeceği-
Kira sözleşmesi akdedilirken iskânın bulunmadığını davalının davacı kiracıya bildirmekle yükümlü olduğu- Tarafların sözleşmenin kurulması sırasında birbirlerine tam ve doğru bilgi vermek zorunda olduğu, yanlış görünüm yaratmanın, en azından dürüstlük kuralına aykırılık teşkil edeceği- Bir binanın iskân raporunun bulunmasının asıl olduğundan, iskan raporunun alınıp alınmadığını araştırma yönünden kiracıdan bir özen beklemek ve istemenin mümkün olmadığını- Dava konusu yerin, sözleşme gereğince kiranın başladığı tarihte, kullanılmaya elverişli iskan raporu alınmış hukuki ayıptan ari bir şekilde teslim edilmediği böylece kiraya verenin kiracıya karşı yasal borcunu ifa etmediği anlaşıldığından, davacının akdi fesihte haklı olduğu kabul edilerek, davalı kiraya verenin sorumluluğu yönünde hüküm kurulması gerektiği-