İhtiyati haciz taleplerinde tam bir ispatın aranmasının gerekmediği, yaklaşık ispatın yeterli olduğu da dikkate alındığında, hesap kat ihtarında belirtilen ve ödenmediği ileri sürülen alacak tutarı için alacaklı bankanın ihtiyati haciz talebinde bulunmasında yasaya aykırı bir yön bulunmadığından, kefiller yönünden de TBK. mad. 586/1 uyarınca değerlendirme yapılması gerektiği-
İİK. mad. 257 gereğince, ihtiyati haciz istenebilmesi için alacağın vadesinin gelmesi ve rehinle temin edilmemiş olması yeterli olup, alacağın varlığının tam ispatı gerekmeyip yaklaşık ispatının yeterli olacağı-
Çekin keşide yerinin muhatap bankanın ve hakkında takip yapılan şirketin adresinin Ankara olup, kambiyo senetlerinde borcun aranacak borçlardan olduğu, her ne kadar çekte ciro silsilesinde başka hamiller var ise de, ihtiyati haczin bu hamillere yönelik olarak istenmeyip, yalnız adresi Ankara olan itiraz eden hakkında talep edildiği, dolayısıyla diğer cirantaların adresinin yetkinin tayininde önemli olmadığı, mahkemenin ihtiyati haciz kararı açısından yetkisiz olup, yetkili yerin Ankara olduğu-
İhtiyati hacze konu alacağın tüketici kredisinden kaynaklandığının tespit olunduğu, 4077 sayılı Yasa'nın 10, 10/A ve 23. maddeleri uyarınca tüketici kredilerinden doğan uyuşmazlıklara tüketici mahkemelerince bakılması gerektiği-
Kambiyo senedinden kaynaklanan alacağın tahsiline yönelik verilen ihtiyati haciz kararının kaldırılması istemine ilişkin talebin niteliği gereği, ihtiyati haciz isteyen (alacaklı) Ziraat Bankası' nın yargı harçlarından muaf olmadığı-
İhtiyati hacze konu çekin Eskişehir'de keşide edildiği, muhatap bankanın Eskişehir olarak gösterildiği, itiraz edenin ikametgahı olarak yine Eskişehir gösterildiği, her iki ihtiyati haciz borçlusu için İİK 50. madde göndermesiyle belirlenen ortak yetkili mahkemenin Eskişehir Asliye Ticaret Mahkemesi olacağı-
Somut olay, çekten kaynaklanan alacağın tahsiline yönelik verilen ihtiyati haciz kararının kaldırılması istemine ilişkin olmakla, talebin niteliği gereği ihtiyati haciz isteyen(alacaklı) banka, yargı harçlarından muaf bulunmamasına göre, ihtiyati haciz isteyen(alacaklı) banka vekili tarafından yapılan temyiz isteminin süresinde temyiz defterine kaydedilip kaydedilmediği araştırılarak, süresinde temyiz defterine kaydedilmesi halinde ihtiyati haciz isteyen (alacaklı) banka vekiline HUMK'un 434/3. maddesi uyarınca 7 günlük süre verilerek, gerekli temyiz harcının yatırılmasının sağlanması gerekeceği-
Genel kredi sözleşmesine dayalı ihtiyati hacze itiraz eden borçlunun, bu sözleşmede müşterek borçlu müteselsil kefil sıfatıyla imzasının bulunmadığı, bu sebeple, itiraz edenin sözleşmedeki yetki şartına dayanamayacağı-
Kanun gereğince bir sicile tescili zorunlu olan taşınır mallar bakımından, teslime bağlı rehin yanında, zilyetliğin alacaklıya devrine gerek olmaksızın, taşınır malın kayıtlı bulunduğu sicile kaydedilmek suretiyle taşınır mal üzerinde rehin kurulabileceği, böyle bir rehnin teslime bağlı taşınır rehni olmadığından, TBK’nın 586’ncı maddesinin 2’nci fıkrasının 1’inci cümlesine göre müteselsil kefilin takibine engel teşkil etmeyeceği-
Bozma kararına uyulmakla, ihtiyati hacze itiraz eden kişiler yararına usuli müktesep hak doğduğundan, mahkemenin yetki hususunu bozma gerekçeleri kapsamında değerlendirmesi gerekirken, bu değerlendirme sonucunda ihtiyati hacizle ilgili yetki itirazının yerinde olduğunu belirtmesine rağmen, bu kez de yeni bir gerekçeyle ve kamu düzenine ilişkin kesin yetki kuralı da sözkonusu olmamasına rağmen, 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 73. maddesi, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 89/1 maddesine göre yetkili olunduğundan bahisle mahkemece, "yetki itirazının reddine" karar verilmesinin doğru olmadığı-