İcra mahkemesince «icra takibinin yapıldığı icra dairesinin yetkisizliğine» dair verdiği kararın kesinleşmesi üzerine, alacaklının on günlük (şimdi HMK. gereğince "iki haftalık" ) hak düşürücü süre geçtikten sonra «icra dosyasının yetkili icra dairesine gönderilmesini» istemiş olması halinde, «önceki (yetkisiz icra dairesindeki takibin) açılmamış sayılacağı»-
Genel nitelikte olmayıp da, belli bir malın haczini isteyen “nokta haczi” biçiminde yazılan haciz talimatı üzerine uygulanan hacizle ilgili şikayetlerin, talimatı yazan icra dairesinin bağlı olduğu icra mahkemesinde inceleneceği; bu durumda İİK’nun 79. maddesinin uygulanmayacağı-
İcra takibinde birden fazla borçlu bulunması halinde, bunlardan birinin ikametgahında takip açılabileceği, bu durumda diğer borçluların yetki itirazında bulunamayacakları-
Her ne kadar ilahenin feshi istemine ilişkin itiraz hakkında icra mahkemesince verilen yetkisizlik kararı İİK'nun 134/3. maddesi uyarınca kesin ise de, kararın şikayetçinin yokluğunda verilmesi halinde HUMK'nun 193. maddesinde öngörülen 10 günlük süre yetkisizlik kararının şikayetçiye tebliğ edildiği tarihten itibaren başlayacağı-
Kamu düzeni ile ilgili bulunmayan hallerde, İİK’nun 50. maddesinin göndermesi ile uygulanması gereken HUMK’nun 22. maddesi uyarınca tarafların yetkili icra dairesini sözleşme ile belirleyebilecekleri- (Not: HMK 17 uyarınca yapılacak yetki sözleşmesinin geçerli olabilmesi için “tacirler veya kamu tüzel kişileri arasında yapılmış olması” gerekir.)