Yabancı mahkeme ilamlarının tenfiz kararı ile Türkiye'de infaz kabiliyeti kazanacağı için, takip konusu yabancı para alacağına tenfiz kararının kesinleşme tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanunun'un 4/a maddesine göre faiz talep edilebileceği-
Mahkumiyet kararının eklentisi olarak hükmolunan tazminat, yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin de hüküm kesinleşmedikçe asla infazının istenemeyeceği-
Tapu iptal ve tescil davası açıldığı ancak yargılama sırasında dava ıslah edilerek bedele hükmedilmesi talebi üzerine mahkemece bedele hükmedildiği görülmekle birlikte temelde davanın taşınmazın aynına ilişkin olduğu ve yargılama sonucunda bedele hükmedilmesinin sonucu değiştirmeyeceği anlaşıldığından dayanak ilamın kesinleşmeden icra takibine konu edilemeyecek ilamlardan olduğu-
Aynı borç nedeni ile aynı müşterek müteselsil kefil tarafından üzerlerinde ipotek kurulmuş taşınmazlar için ipotek limiti ile sınırlı olarak şikayetçi asıl borçlu ile ipotekli taşınmazı ipotek yükü ile devralan malikler hakkında ayrı ayrı takip yapılmasının yerinde olmadığı-
Sözleşme yapma vaadi borcunun cebri icrasının ancak ve ancak bir mahkeme kararı ile mümkün olduğu- Kira sözleşmesi yapma borcu içeren arabuluculuk anlaşma belgesine dayalı icra takibi başlatılarak borçlunun kira sözleşmesi yapmaya zorlanamayacağı-
Somut olayda, alacaklının icra müdürlüğüne sunduğu talep dilekçesi ile bu teklife ilişkin bildirimin icra dairesi vasıtası ile borçluya tebliğ edildiği, ardından borçlunun alacaklının icabında geçen miktarda ve tarihlerde ödemelerini gerçekleştirdiği, diğer bir deyişle icabı kabul ettiği anlaşıldığından borcun ibra ile sona erdiği-
Temlik işleminin adi yazılı şekilde, temlik edenin imzası alınmak koşuluyla ve yasa, ilgili sözleşmeler yahut işin niteliği gereğince taraflar arasında yasaklı olmayan hallerde yapıldığında geçerlilik kazanacağı- Dar yetkili icra mahkemesi hakiminin, ilamın infaz edilecek kısmını yorum yolu ile belirleme yetkisine sahip olmadığı-
12. HD. 15.10.2025 T. E: 4052, K: 6291
Nişanın bozulması nedenine dayalı takıların iadesi, bunun mümkün olmaması halinde belirlenen bedelin ödenmesinden kaynaklı tazminat alacağına ilişkin ilamların, diğer edaya ilişkin ilamlar gibi, kesinleşmeden icraya konulmaları mümkün olduğu-
Mahkeme kararı ile müdahalenin men’ine karar verilmesi üzerine başlatılan icra takibine borçluların tahliyesinin talep edildiği, müdahalenin men’i dosyasında verilen kararın kesinleştiği, borçlunun ilama konu dava dosyasında da taşınmazın kendisine ait olduğunu ileri sürdüğü ve taşınmazın aynının çekişmeli olduğu, bu hususun ilama aykırılık şikayeti niteliğinde olup süresiz şikayete tabi hususlardan olduğu, şikayetçinin eldeki dosyada da taşınmazın kendisine ait olduğunu ileri sürdüğü, yine şikayetçi tarafından takipten sonra, tapu iptal ve tescil davası açıldığı ve mülkiyet iddiasında bulunulduğu ve diğer mahkeme kararı ile tapu iptal ve tescil davasının kabulüne karar verildiği hususları birlikte gözetildiğinde; takibin şikayetçi yönünden iptali gerektiği- "Takibe konu ilamın müdahalenin men'ine ilişkin olduğu, dava konusu taşınmazın dava tarihinde ve hüküm tarihinde davacı/alacaklı adına kayıtlı olduğu, dolayısıyla açılan davada taşınmazın aynının tartışmalı olmadığı ve takibin dayanağı ilamda taşınmazın aynına ilişkin bir değerlendirmeye de yer verilmediği, hüküm tarihinde taşınmazın aynında tartışma bulunmadığından söz konusu ilam kesinleşmeden infaz edilebileceği, dayanak ilamın kesinleşmeden icra edilemeyeceği" yönündeki şikayetler süresiz şikayete tâbi olup, şikayetçi/borçlu tarafından şikayet dilekçesinde ileri sürülmediği sürece mahkemece kamu düzeni nedeniyle re'sen dikkate alınamayacağı" şeklindeki karşı görüşün kabul edilmediği-
