Taşınmaz satışlarında borçluya satış ilanının tebliğ edilmemesi veya usulsüz tebliğ edilmesinin başlı başına ihalenin feshi sebebi olduğu- Tebligat Kanunu ve ilgili Yönetmeliğe uygun prosedürün yerine getirilip getirilmediğine dair yeterli bilgi bulunmadığından, PTT web sitesinden temin edilen bilgi amaçlı kayıtlara itibar edilmesinin mümkün olmadığı- Mahkemece, satış ilanı tebliğine ilişkin tebligat mazbatalarının da içerisinde bulunduğu takip dosyasının bulunamadığına ilişkin tutanaklar tutularak takip dosyasında satış ilanı tebliğine ilişkin tebligat mazbatalarının barkod numaraları PTT web sitesi üzerinden sorgulanmak suretiyle elde edilen verilere dayanılarak, 'tebligatların usulüne uygun olarak yapıldığı, satışa hazırlık aşamasında yapılan işlemlerde eksiklik bulunmadığı, satış ilanının usulüne uygun olduğu' gerekçeleri ile şikayetin reddine karar verilmesinin isabetsiz olduğu- Takip dosyası aslının bulunamaması halinde dosyanın ihya ettirilerek gönderilmesi için dosyanın mahalline geri çevrilmesi üzerine takip dosyasının ihyasının sağlandığı, ancak borçlulara satış ilanı tebliğine ilişkin tebligat mazbatalarına ulaşılamadığı görüldüğünden, satış ilanı tebliğine ilişkin işlemlerin usulüne uygun olarak yapıldığından bahsedilemeyeceği- İhya edilen takip dosyasında, icra müdürlüğünce verilen satış kararı bulunmadığından, söz konusu karar ile satışın ne suretle ilan edilmesine karar verildiği tespit edilemediği ve dolayısıyla satış ilanının, satış kararına uygun olarak yapılıp yapılmadığı hususu tesbit edilemediği, ve tereddütsüz ihalenin usulüne uygun olarak sağlıklı bir şekilde yapıldığı sonucuna ulaşılamadığı ve bu durumda ihalenin feshine karar verilmesi gerektiği-
Borçlu şirketin ticaret sicili adresine tebligat yapılabilmesi için, bu adrese daha önce bir tebligatın çıkarılması gerektiği; ancak tebligatın yapılamamış olmasının yeterli olduğu- 
Tebliğ sırasında şirket yetkilisinin tebliğ mahallinde bulunup bulunmadığı, tebligatı alan şahsın, tebligatın muhatabı temsilciden sonra gelen evrak müdürü vs. gibi bu işle görevlendirilmiş kişi olup olmadığı konusunda şerh ve açıklık bulunmadığından, tebligatın, Tebligat Kanununun 12 ve 13. maddelerindeki koşullara uygun olmadığından usulsüz olduğu-
Mernis adresi tespit edilemeyen borçluya, takip dosyası kapsamında daha önce usulüne uygun bir şekilde tebligat yapılmamış olduğu anlaşılan adresine Tebligat Kanunu’nun 35. maddesine göre satış ilanı tebliğ edilmesinin usulsüz olduğu; taşınmaz satışlarında, borçluya satış ilanının tebliğ edilmemiş olması veya usulsüz tebliğ edilmesini başlı başına ihalenin feshi sebebi olduğu- Borçlu vekilinin şikayet dilekçesinde öne sürdüğü tüm iddiaların ayrı ayrı değerlendirilerek ve gerekçelendirilerek hüküm kurulması gerektiği-
Avukat olmayan gerçek kişiye vekaletname ile tebligat almak üzere özel yetki verilemeyeceği, usulüne uygun tebligat yapılabilmesi için vekilin avukat sıfatını taşımasının zorunlu olduğu-
İtirazın kaldırılması ve kiralananın tahliyesi istemlerine-
Gecikmiş itirazın, tebligatın usulüne uygun olarak yapılmış olması, ancak, muhatabın bir engel nedeniyle süresinde itiraz edememiş olması halinde söz konusu olacağından, mahkemece, HMK. mad. 33 uyarınca,  usulsüz tebligat şikayeti yönünden inceleme yapılması gerektiği-
Alacaklının takibi sürdürme iradesinin bulunması halinde, ödeme emri kendisine tebliğ edilememiş olsa da borçlunun itirazda bulunabileceği-
Taşınmazın kıymetinin belirlenmesi için yapılan keşif ve bilirkişi masraflarının paraya çevirme masrafı olarak kabulü gerektiği-  Artırma bedelinin taşınmaz için tahmin edilmiş olan kıymetin en az %50'sini bulması ve bundan başka paraya çevirme ve paylaştırma masraflarını karşılaması gerektiği; İİK'nun 129/2. maddesi gereğince, bu husus tek başına ihalenin feshi nedeni olup mahkemece re’sen gözetilmesi gerektiği- Taşınmaz satışlarında, borçluya satış ilanının tebliğ edilmemiş olması veya usulsüz tebliğ edilmesinin, başlı başına ihalenin feshi sebebi olduğu-  Muhatabın tevziat saatlerinden sonra geleceğinin tevsik edilmediği, tebliğe çıkaran merci dışında tebligat üzerinde iki imzanın bulunduğu oysaki beyanı alınan (ve imzadan imtina ettiğine dair şerh düşülmeyen) komşu ve tebligatı teslim alan muhtar ve tebliğ memurunun imzası olmak üzere üç imzanın bulunması gerektiği, tebliğ memurunun ad - soyadının tebligat zarfında yazılı olmadığı anlaşıldığından, Tebligat Kanunu'nun 21/1. maddesine göre yapılmak istenen tebligatın usulsüz olduğu-