Mahkemece, sözleşmenin geriye etkili şekilde feshine karar verilmesine rağmen, yükleniciye avans olarak verilen tapu kaydının iptali ile arsa sahipleri adına payları oranında tesciline karar verilmesi gerekirken bu konuda karar verilmemesinin doğru olmadığı-
Kooperatif üyesinin konut karşılığı tazminat alacağının hesaplanma şekli- Tapu iptali tescil mümkün olmazsa daire bedelinin tahsili isteminin konut karşılığı tazminat istemini içerdiğinin kabulü gerekeceği- Mahkemece, davalı kooperatif anasözleşmesinin, devir halinde eski ortağın kooperatife karşı tüm hak ve yükümlülüklerinin yeni ortağa geçeceğine ilişkin 17/3. maddesi doğrultusunda, üyeliğini davacıya devreden şahsın ödemeleri dikkate alınarak davacının isteyebileceği tazminat ile ilgili rapor alınıp sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, az da olsa yapılmış olan ödeme gözden kaçırılarak hüküm kurulmasının isabetsiz olduğu- Eşitlik ilkesi gereği tüm ortaklara konut tesliminin aynı tarihte ve emsal üyelerin ödemeleri nazara alınarak aynı nitelikte yapılması gerektiğinden, kira kaybı isteminin yerinde olup olmadığının bu kapsamda irdelenmesi gerektiği- Davacı gibi kooperatife borcu olan üyelere bağımsız bölümlerinin tahsis edilip edilmediği, eşitlik ilkesinin ihlâl edilip edilmediği araştırıp, kooperatifin diğer üyelerinden davacı ile aynı konumda olup kooperatife borcu olduğu halde dairesini teslim alıp yararlanmaya başlayan üyelerin varlığının tespiti halinde eşitlik ilkesi uyarınca davacının da aynı süre zarfında kira bedeli isteyebileceğinin kabulü ile sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken bu istem ile ilgili soyut “kira talebinin yerinde olmadığı” gerekçesine dayalı olarak hüküm kurulmasının isabetsiz olduğu-
HMK'nın 27/2-c maddesi uyarınca mahkemenin, açıklamaları dikkate alarak değerlendirmesi ve kararların somut ve açık olarak gerekçelendirilmesi gerekeceği-
Yüklenici, eser sözleşmesi ile yasaklanmamış ise, inşa etmekte olduğu binanın sözleşme uyarınca kendisine düşecek olan bağımsız bölümlerini, tapu paylarını henüz arsa sahibinin üzerinde iken; finans temini amacıyla üçüncü kişilere satabileceği- Dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 818 s. BK. mad. 162 uyarınca alacağın temlikinin yazılı şekilde yapılmasının yeterli olduğu, davacının bu hakkını ancak yüklenicinin edimini tam olarak ifa etmesinden sonra arsa sahibinden talep edebileceği, davacının bu temlike dayalı olarak tescil talebinde bulunabilmesi için, kendisine temlikte bulunan yüklenicinin arsa sahibine karşı eser sözleşmesinden kaynaklanan yükümlülüklerini tam olarak yerine getirmiş olmasının, başka bir anlatımla, bu bağımsız bölümleri önce yüklenicinin hak etmesinin gerektiği- Davalı yüklenicinin henüz arsa sahibine karşı olan edimlerine yerine getirmediği ve ilama dayalı gecikme tazminatı borcunun bulunduğu anlaşıldığından, davalının tescile hak kazanmadığının kabulü gerektiği; mahkemece, davalı yüklenicinin tescile hak kazanmadığı bağımsız bölümün tapu iptali ve tescilini, dolayısıyla değerinin tazminini temlik alan davacının da isteyemeyeceği gerekçesiyle, davalı yönünden davanın reddine karar verilmesi gerektiği-
Miras, mahkeme kararı, cebri icra, işgal, kamulaştırma hâlleri ile kanunda öngörülen diğer hâllerde, mülkiyetin tescilden önce kazanıldığı; ancak, bu hâllerde malikin tasarruf işlemleri yapabilmesinin, mülkiyetin tapu kütüğüne tescil edilmiş olmasına bağlı olduğu-
Tapu iptal ve tescil istekli davada dava açma iradesinin iktisabın kötüniyete dayalı olduğu ididasını da taşıdığı ve kötüniyet iddiasının hukuki mahiyeti itibariyle itiraz niteliğinde bulunduğu ve bu nedenle de yargılama sona erinceye kadar iddia ve savunmanın genişletilmesi yasağına tabi olmadan her zaman ileri sürülebileceği- Taşınmaz ile ilgili pek çok hukuki ihtilaf bulunduğu, bunlarla ilgili bir kısım haberlerin basına da yansıdığı gözetildiğinde, çok büyük olmayan ilçede dava konusu taşınmazın ihtilaflı olduğunun bilinmemesinin hayatın olağan akışına ters düştüğü, dolayısıyla davalının iktisabının iyiniyetli olmadığı- İhale sonucunda taşınmaz mülkiyetinin davacıya geçtiği-
Mahkemece, davacı tarafın tapu iptal ve tescil, mümkün olmazsa tazminat istemi şeklindeki terditli tazminat isteminin, sözleşmenin tasfiyesine yönelik bir istem olduğu kabul edilerek inceleme yapılması, delillerinin toplanması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekeceği-
Tapu iptal ve tescil istekli davada dava açma iradesinin iktisabın kötüniyete dayalı olduğu iddiasını da taşıdığı ve kötüniyet iddiasının hukuki mahiyeti itibariyle itiraz niteliğinde bulunduğu ve bu nedenle de yargılama sona erinceye kadar iddia ve savunmanın genişletilmesi yasağına tabi olmadan her zaman ileri sürülebileceği- Taşınmaz kaydında birden çok haciz şerhi ve ihtiyati tedbir şerhinin bulunduğu, her ne kadar taşınmaz birden çok el değiştirmiş ise de; tüm alıcılar ve davalının şerhleri görerek edinmesi, ayrıca çekişme konusu bağımsız bölümün yer aldığı site 46 adet villadan oluşmakta olup, bu yerle ilgili pek çok hukuki ihtilaf olması, bunlarla ilgili bir kısım haberlerin basına da yansıması karşısında çok büyük olmayan ilçede dava konusu taşınmazın ihtilaflı olduğunun bilinmemesinin hayatın olağan akışına ters düştüğü, dolayısıyla davalının iktisabının iyiniyetli olmadığı sonucuna ulaşılacağı-
Mahkemece kooperatifin defter, kayıt ve belgeleri incelenip, davacının dava tarihi itibariyle borcu olup olmadığı, varsa miktarı belirlendikten sonra, borçlu olduğunun belirlenmesi durumunda, bu miktarın ve normal bir ortağın ödemelerinin dava tarihi itibariyle güncel değerinin tespiti suretiyle davacının isteyebileceği tazminat miktarının hesaplanması, hiç borcun bulunmadığının belirlenmesi durumunda ise, şimdiki gibi konutun rayiç değerini talep edebileceğinin kabulü gerekeceği-
Davacıların vazgeçme beyanları nedeniyle, beyanlarının alınarak, feragat mi, vazgeçme mi olduğunun değerlendirilerek, vazgeçmesi ile ilgili tarafların beyanlarının alınarak karar vermek gerekeceği-