Davacılar vekilince tapu iptal ve tescil talebi, dava dışı üçüncü kişilere de şamil olarak ileri sürülmüş ise de, bu şahısların davada taraf olmamalarına karşın, halen davalı yüklenici adına tapuda kayıtlı bağımsız bölümler bulunduğu görüldüğünden davalı yüklenici kooperatife karşı tapu iptal ve tescil talebinin de bu davada görülmesinin gerekeceği, kaldı ki, davacıları dava dışı üçüncü kişilere karşı tapu iptal ve tescil talebine zorlamanın da mümkün olmadığı-
Mahkemece yapılacak işin, sözleşmenin yapıldığı tarihte yürürlükte bulunan 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 81. maddesinde düzenlenen “birlikte ifa” kuralı gereğince, davacı arsa sahibine süre verilerek, sözleşme gereği kendi edimi olan 4.000 Euro abonelik bedelini mahkeme veznesine depo etmek suretiyle edimini ifa etmesi istenerek; sonucuna göre, bu bedeli depo ettiği takdirde ıslahla artırılan miktara faiz işletilmeyeceği de gözetilerek şimdiki gibi karar vermek, depo edilmediği takdirde ise, kendi edimini yerine getirmeyenin karşı edimi talep edemeyeceği gözetilerek davanın reddine karar vermekten ibaret olması gerekeceği-
Davalıya davacılarca yapılan satışın gerçek bir satış olup olmadığı, yüklenici şirket ile arsa sahipleri arasında yapılan sözleşmenin ifası kapsamında devredilip devredilmediği konusunda, her iki parselin tedavüllü tapu kayıtları, bağımsız bölümlerin resmi satış senetleri, inşaata ilişkin belediye işlem dosyası, o tarihteki yüklenici şirketin yetkililerini gösterir ticaret sicil kayıtları da getirtilmek suretiyle gerekli araştırma yapılmadan eksik inceleme ile karar verilmesinin hatalı olduğu-
Davalı arsa sahibinin gecikme tazminatı ve eksik iş nedeniyle alacağının bulunduğu savunulduğundan, bu husus araştırılarak varsa arsa sahibinin zararları karşılanmadan, sözleşmenin ifa ile sonuçlandırılmasına imkan bulunmadığı-
Hakimin, tarafların tüm talepleri hakkında bir karar vermek zorunda olduğu, karşı davada A blok zemin ve 1. kat no'lu taşınmazın tapu kaydı üzerine konulan şerhin kaldırılması talebi konusunda herhangi bir karar verilmemiş olmasının doğru olmadığı-
Davacı yüklenici şirketin davalı arsa sahibine kira tazminatı ödemesine karar verildiği anlaşıldığından, BK'nın 81. maddesi hükmü karşısında, yüklenici şirketin anılan borcu durduğu sürece tapu iptali ve tescil istemli bu davayı açmasının diğer davadaki borcunu ödemesine bağlı olacağı, mahkemece bu hususun ön mesele yapılması ve gerekli araştırma yapılıp sonucuna göre bir karar verilmesi gerekeceği-
İflas tasfiyesi sırasında yapılan pazarlıkla satışların iptali ile ilgili olarak açılan ve BK'nın 225.vd. (TBK'nın 274. ve devamı maddeleri) maddelerinden kaynaklanan bu tür davalarda genel mahkeme olan Asliye Hukuk Mahkemesi'nin görevli olduğu-
Yüklenici tarafından çekilen ihtar 24.03.2007 tarihinde arsa sahibine tebliğ edilmiş olup, 7 günlük sürenin eklenmesi halinde 31.03.2007 tarihi ile söz konusu 4 adet bağımsız bölümün yüklenicilere devredildiği 16.04.2007 tarihleri arasında geçen süre için yükleniciler lehine kira kaybı hesaplanması gerekirken yalnızca bir daire için kira kaybı hesaplanmasının doğru olmadığı-
Arsanın her türlü ayıptan ari şekilde yükleniciye teslim edilmesinin inşaata başlanabilmesi için ön koşul olduğu- Arsa sahiplerinin de fesihte kusurlu oldukları anlaşıldığından yıkılan eski bina nedeniyle talepte bulunabilmelerinin mümkün olmadığı-
Yüklenicinin sözleşme gereği tüm edimlerini yerine getirmesi halinde dairelerin tapularını talep hakkının olduğu-